Türkiye'de domain satış piyasası

Türkiye’de domain satış pazarı

Ya bu simsarlığı oldu olası hiç sevmemişimdir. Eskiden mahalle esnaflarına büyük mağaza zincirleri darbe vuruyor diye hayıflanırdık şimdi buna bu domain simsarları eklendi. Neredeyse tüm önemli kelimeleri satın alıyorlar ortalama fiyatıda 5000 dolardan açıyorlar. Yahu o fiyatı küçük esnafımız nasıl versin. Anca büyük esnaf verir, onunda öyle domainlerle fazla işi olmaz. Bi de pazarlığa da gelmiyorlar, diyorsun ki sen ne fiyat istiyorsun, diyor ki XXXX rakamlarında, diyosunki benim potansiyelim 2bin, bi pazarlık yapmadan kestirip atıyorlar. Yani bi konuşsan belki biraz ben çıkıcam, sen biraz inicen, birazı peşin birazı başka yollarla ödeyip gidicez belki. Ama parasını verebileceksen bu fiyat veremiyeceksen dükkanın önünü kapama havası ile kaç senede satacaksın o domaini. Yani tamam tek kelime domainlerde istediklerini yapsınlar. Mesela araba.com diyelim, böyle bir domaini satsın istediği fiyattan, çünkü bu domaini almayı düşünen adamlar büyük oranda büyük sermayeli bir firmadır. Ama arabayedekparcalari.com domaininden ne istiyorsun, bu domaine anca küçük esnaf göz diker, buna da tek kelime domainene yapılan fiyat muhamelesi yapılır mı. Yani böyle inciğini cinciğini çok çıkartıyorlar. Kısacası hem piyasanınİkinci üçüncü kelimelere hatta neredeyse dördüncü kelimelere bile inecekler. Bazen bu yıl satılan domain şeklinde teknoloji haber sitelerinde istatistikler yayınlamaktalar. Sanırım en iyi satış istatistiklerini 2012 yılında yakalamış ve git gide düşüyorlar. Çünkü

Youtube Kanal Profil Linki Alma

Youtube Kanal Profil Linki Alma

Youtube’da eskiden kanal sistemi yokken bir profille sadece bir yere videolarımızı yükleyebiliyorduk ve Youtube profilimiz linkimiz şu şekil görünüyordu http://www.youtube.com/isakoc gibi. Daha sonra Youtube’ye kanal özelliği geldi ve bu sayede tek bir profilden farklı amaçlar altında istediğimiz kadar kanal oluşturarak videolarımızı dilediğimiz kanalda görünecek şekilde yükleyebilmeye başladık. Fakat kanallar da Youtube profil linkleri aşağıdaki gibi karmaşık hallerde görünmekte. Bu hem takipçileriniz açısından cazip görünmüyor hem de kanalı kullandığınız ürün için prestij kaybına neden oluyor. http://www.youtube.com/channel/UCNF1ZgxjK57x2_BRBaYoXBw Youtube kanallarında profil linki alma imkanı yok mu? Var tabiki. Dilediğiniz kanal için boşta dilediğiniz kanal profil linkini alabilirsiniz. Böylece kanalınız yukarıdaki karmaşık URL görüntüsünden kurtulup http://www.youtube.com/KANALADI şeklinde hoş bir görüntüye kavuşacaktır. Youtube kanal profil linki nasıl alınır? 1 – Birinci adımda öncelikle Youtube’da oturum açın, eğer oturumunuz açıksa daha önceden oluşturduğunuz kanalınıza geçip yapın ve Youtube gelişmiş hesap ayarları linkine tıklayarak kanalın gelişmiş hesap ayarları sayfasına gidin. 2 – Açılan Youtube gelişmiş hesap ayarları sayfasın da üst tarafta kanal ayarları kısmını göreceksiniz. Hemen altında aşağıdaki resimdeki gibi kanalınızın hali hazırda var olan URL görünümünü göreceksiniz. URL’nin yanında Özel URL oluştur linki mevcut, bu linke tıklayın. 3 – Kanalınız için Özel URL oluşturma sayfasına geleceksiniz. Burada “Özel kanal URL’si oluşturma” kutusuna başkasının kullanmadığı bir URL

%100 Türk sosyal ağ sitesi

%100 Türk sosyal ağ sitesi

İstiyorum ki %100 Türklere özel, Türk diline, coğrafyasına, kültürüne özel bir sosyal ağ sitemiz olsun. Ruslar ve Çinliler yaptığını bizde yapalım. Sosyal ağ sitesinde olması gereken en önemli özellik üye sayısıdır. Arkadaş veya aile çevrende kullanım oranıdır. Ve hemen ardından özelliği, işlevselliği gelir. Ülkemizin ilk sosyal ağ sitesi sanırım Siberalem oluyor. O zamanlar kız internetten tavlanır mantığı yüzünden siberalemin yaptığı iş çok tuttu ve Türk internet kullanıcıları arasında sosyal ağ mantığı bunun üzerine kuruldu. Peşpeşe rakipleri açıldı. Bu rakipler arasında en farklı işlevselliği Yonja.com sunmuştu. Kendine sürekli yeni özellikler eklemeye çabalaması onu diğer sitelerden ayırdı ve kısa sürede 500Bin üyeye ulaşarak zamanının Türkiye rekorlarını kırmıştı. Hatta o kadar popülerdiki online alışveriş sitesi olan yonjashop’u kurmuştu. Fakat ana fikir olarak hep kız tavlama üzerine kurulu olması, daha doğrusu sosyal ağ sitelerimiz bu fikir üzerine kurulu olup, fikirlerini genişletmemeleri onların sonunu getirdi. Peşine Facebook’un Rusya ve Çin dışında tüm neredeyse tüm dünyayı ele geçirmesi karşısında maalesef bizde susup ona uyduk. İsterdim ki Facebook yerine Rus’ların Odnoklassniki.com (ok.ru) ile VK.com ile yaptığını, Çin’lilerin Weibo, Tencent, Qzone ile yaptığını biz kendi ülkemizde yapalım. Yapalım çünkü dilimiz tüm dünya dillerinden zıt bir düzende olduğu gibi mantık yapımızla zevklerimizde neredeyse tüm dünya halklarına zıt. Üstelik sadece

Öğrenci belgesi alma, sorgulama ve doğrulama

Öğrenci belgesi alma, sorgulama ve doğrulama

Öğrencilik kim ne derse desin zor meslek. Ben okumayı sevmedim, hele takım elbise giymek çoğu zaman sinirimi bozmuştur. Biraz kafa basıyor bazı şeylere ama ne bilim hocalarla kafamız uyuşmuyor genelde. Ama kafam uyuşan bir hoca olduğu zaman da acayip çalışırım onun derslerine. Daha doğrusu derste o ne anlatırsa şıppadanak anlarım, derse tekrar çalışmama bile gerek kalmaz. Ama ne hikmetse hocaların büyük kısmı öğrenciyi kendinden soğutmayı başarıyor, bende en ufak kıl tavrında hocadan direk soğuyorum. Hatta bir keresinde ortaokul 2. sınıfta bir hocam çok sinirlerimi bozdu, aradan 14 sene geçmiş hala derttir içimde. Orta okul bitene kadar bir kaç dersi hariç okul bitene kadar hiçbir dersine girmedim. Gerçi onunda durumu pek iplediği söylenemez sanırım. Öğrenciliğin en zor kısmıda ders kitabı okumaktan bunalanlar için evde ders çalışmak. Gerçi ilgimi çeken alanda bir ders oldumu gece gündüz uyumadan deliler gibi çalışırım o derse ama dünyanın kaderidirki sadece sevdiğin derslerden oluşan bir okul yok maalesef. Keşke olsaydı tabi. Çünkü insan sevdiği konu oldumu onun üzerine öğle bir yoğunlaşıyor ki az daha zorlasa o konunun dünyada sayılı kişilerinden olacak. Öğrenciliğin nimetleride var tabi, örneğin birçok yere ücretsiz yada çok uygun fiyata girebilme imkanı, bir hizmeti çok uygun fiyata kullanma imkanı. Bunların en başında paso gelir

En iyi Wordpress yorum eklentileri

En iyi WordPress yorum eklentileri

WordPresste yazı yazmanın dışında en önemli olan şey yazılarınıza birilerinin yorum yazması. Ama günümüzde insanlar teknolojinin getirdiği hantallık ve tvlerde yapılan büyüler sayesinde o kadar üşengeç oldu ki artık isim soyisim, mail adresi, web site gibi bilgileri bile girmeye üşenmekteler. Tabi buna birde Facebook ile Google+’un etkiside var. Nasıl derseniz bir çok web sitesi (bloglar, haber siteleri, portallar vs.) yorum bölümlerinde Facebook yorum eklentisini veya Google+ yorum eklentisini kullanıyor. Böylece zaten üye girişi yapmış olduğumuz bu siteler sayesinde yorum yapmakta kullanılacak genel bilgilerimizi wordpress bloglarında yorum yaparken tekrar tekrar girmek zorunda kalmıyoruz. Bu sayede insanlar aynı sohbet ederken yaptıkları gibi yorumlarını ardı ardına yazıyor ve yazılarımıza lezzet katıyorlar, tabi araların da bazen acı yorumlar da gelmiyor değil hani Bir zamanlar OpenID gibi bir proje vardı, bu proje sayesinde WordPress, Yahoo, Google, Hotmail, LiveJournal, Technorati ve Aol gibi sitelerde hesabı olanlar OpenID destekleyen web sitelerine tek tık ile bilgilerini girip hem üye olacaklardı hem de yorum yazmakta kullanabileceklerdi. Tabi bu proje halen devam ediyor ama başta Facebook olmak üzere, hemen arkasından Google gelmek üzere ciddi manadaki üye sayısını kullanarak bu projenin dışına çıkıp kendi tekellerini kurdular. Bu tekel olma furyasına biraz geçte olsa WordPress’te katılmış durumda. Artık ciddi bir kullanıcı kitlesine

Google Plus toplu arkadaş ekleme

Google Plus takipçi artır, toplu arkadaş ekleme

Google Plus’un Facebook gibi sadece yakın tanıdığımız kişilerle iletişim kurmanın dışında tanımadığımız kişilerle de iletişim kurma imkanı onu farklı kılıyor. Özellikle web sitesi sahipleri ya da konular üzerine fikir alışverişi yapmayı sevenler için çok özel bir yer. Facebook’a oranla paylaşımlar üzerinde etkileşimi daha fazla. Örneğin paylaştığınız bir fotoğraf üzerinden bir kişi ile sohbete başladığınız da, bu sohbeti ikinizin de çevresindeki arkadaşlara da yansıtarak sohbet çeşitliliğini artırıyor. Ayrıca paylaşımların yanında bulunan +1 butonu da bize eski bir forum alışkanlığını daha zevkli halde sunarak o butona basmamızı sağlıyor. Bu da paylaştığınız içeriğin daha çok ilgi görmesine daha çok çevreye ulaşarak muhabbetin derinleşmesine sebep oluyor. Bir diğer önemli özelliği, bana göre en önemli özelliği paylaşımlarınıza Google torpili gelmes. Google haliyle dünyanın en çok kullanılan arama motoru, elinde bu nokta da ciddi bir tekel var. Bu özelliğini hiç sevmesem de şimdilik bu Google meretine el mahkum. Web sitenizde ya da başka bir yerdeki paylaşımlarınız eğer Google+’da paylaşılırsa ya da +1′lenirse Google, ona arama motoru sıralamasında bir öne geçme imkanı veriyor. Paylaşımınız ne kadar çok +1′lenirse veya paylaşılırsa o kadar çok yukarı tırmanmanızı sağlıyor. Kısaca Google, sen benim sırtımı kaşı, ben de senin sırtını kaşıyayım diyor. Bu iki önemli sebepten dolayı Google plus’da ne kadar

SANYO DIGITAL CAMERA

Türk milletini bu kadar mı başkalaştırdılar?

Allah’a çok şükür ki milletimiz bin yıldan fazladır yardım dileyenden yardımını, ama dileyenden merhametini esirgememiştir. Fakat şu cumhuriyet döneminden itibarendir ki bu millet o millet midir, o millet bu millet midir anlayamadım. Son 80 yıldır en başta medya organların da, sonra da kendini komik sanan komedyen tayfalarının arasın da sürekli Türkler ne yaparsa en salağını yapar, Türkler yapmaz çünkü en uyuşuk, en çakal, en uyanıklığa kaçan millet bizimkisidir fikrini çok fena satmışlar. Hani derler ya kırk defa dersen olurmuş diye. İşte orada bir yanlışımız var. Beddua bir gerçektir, hak edene edersen onu ya bu dünya da ya öbür dünya da zora sokarsın, hak etmeyene edersen bu kez sen aynı duruma düşersin. İşte bizlerde son 80 yıla yakın bir zamandır biraz önce bahsettiğim şekilde kendi milletimize beddua etmekten bıkmadık ve o beddua da bir miktar tutmuş gibi. Bugün yine teknoloji haberlerine bakıyordum, Almanya menşeili Türk firması Crytek’in çıkarttığı Crysis oyunu ile alakalı haber var. Biliyorsunuz ki bu firma dünya’da ilk defa Türkçe dublajlı popüler bir oyunu hem de Türk tarafından yapılarak dünya piyasasına sunmuş ve bizi çok gururlandırmıştı. Ben de o dönem de oyunla ilgili Crysis 2 Türkçe isimli bir yazı yazmıştım. İşte bu firma oyunun diğer versiyonların da istediği başarıyı

Skype'ye cep telefonların da neden kolay üye olamıyoruz?

Skype’ye cep telefonların da neden kolay üye olamıyoruz?

Cep telefonlarının popüler iletişim uygulamalarından Whatsapp şimdilik sadece yazılı ve sesli mesaj atma, dosya paylaşma gibi basit işler yapıyor. Viber ise eskiden olan videolu görüşme özelliğini durdurarak şimdilik sadece yazışma, sesli görüşme ve sesli mesaj gönderme imkanı veriyor. Bu uygulamaların dışında Skype ise hem yazışma imkanı sunmasının yanı sıra, sesli ve görüntülü görüşme özelliği ve aynı zaman da sesli ve görüntülü mesaj gönderme özelliği ile rakiplerinden kat kat öne geçiyor. Geçiyor geçmesine ama çok önemli bir eksiği var. Rakipleri olan Whatsapp ve Viber sadece saniyeler için cep telefonu numarası üzerinden hesap açma imkanı sunuyor ama Skype’nin bu konuda durumu kritik sayılır. Çünkü sadece manuel kaydolarak hesap oluşturuyorsunuz ve sadece arkadaşlarınızdan Skype adresini bilipte listenize eklediğiniz takdirde karşı tarafta onaylarsa görüşme yapabiliyorsunuz. Bu eski kafalılığı sayesinde kullanım oranı acayip düştü. Millet gidipte uzun üyelik aşamalarıyla aktivasyonla uğraşmıyor, kuruyor Whatsapp’ı otomatikman hesap açılıyor ve cep telefonu listende olan Whatsapp kullanıcılarını otomatikman sana ekliyor. İşte skype’nin yapması gereken bu, telefona kurulur kurulmaz eğer hali hazırda bir Skype hesabınız yoksa otomatik bir hesap oluşturmalı ve normalde hesabında ekli kullanıcıların yanına cep telefonu rehberindeki kişileride otomatik listeye ekleme, bak o zaman skype kulanımına. İncelediğim kadarıyla viber, line, wechat, whatsapp arasında en iyisi Skype, ama eski kafalı.

WP-SpamFree 2.1.1.2 Wordpress Spam Yorum Eklentisi

WordPress blog sahipleri spam yorumlardan kurtulun

Bir çoğumuz internette günlük tutmak için en başta WordPress sonrasında ise Blogger kullanıyor. Blogger’ın spam yorumlar konusunda kendine has çözümü var.  WordPress’in alt yapısı seo açısından çok ileri derecede avantajlı. Hal böyle olunca bu avantajdan yararlanmak isteyen bazı karaktersiz site sahipleri asalaklar gibi piyasadaki tüm WordPress bloglara asalaklar gibi saldırıyor, içleri kimi zaman uygunsuz siteler kimi zamanda sahte satış siteleri için spam yorumlar bırakmaya çalışıyor. Bizi bu dertten kurtaracak çözümler mecburen sitelerimizi yavaşlatan eklentilere sarılmak oluyor. İlk zamanlar Akismet eklentisi kullanıyordum, bu eklenti spam yorumları filtreliyor ama bir daha gelmelerine engel olmuyor, sadece spam yorum kaydını alıp yorumlardaki spam başlığına taşıyor. Bazı zamanda gerçek kullanıcılara ait yorumlarıda spam klasörüne attığına çok kez şahit oldum. Böyle olunca biriken yüzlerce spam yorumu tek seferde silemiyor, aralarında gerçek kullanıcılara ait yorumlar var mı diye tek tek kontrol ediyordum. Bir de kayıt altına alınan yüzlerce yorum database de ciddi bir şişkinliğe sebep olarak ayrı bir yavaşlama sebebi oluyor. Bu eklentinin zararının yararından fazla olduğunu görünce onu bırakıp SI CAPTCHA Anti-Spam eklentisine geçtim. SI CAPTCHA 4 haneli harf ve rakamlardan oluşan bir doğrulama seçeneği sunuyor, önceleri iyi iş görüyordu ve basit doğrulaması sayesinde kullanıcı pek fazla rahatsız etmiyordu ama spam yorumcular bu eklentiyi alt etmekte pek

Trafikte nasıl motosiklet kullanılır?

Trafikte nasıl motosiklet kullanılır?

Abim orjinal Alman MZ’lerinin Türkiye’de satıldığı dönemde Kuralkan’da (Şimdi Kanuni oldu) motosiklet test uzmanıydı. Daha sonra kendi işyerini açtığında ben 11 yaşındaydım, beni dükkana bıraktığında çalışan motosikletden birini alır o görmeden binerdim, kendisi her ne kadar babamın korkusuna motosiklete binememe engel olmaya çalışsa da motosiklet sürmeye başlayalı yaklaşık 18 yıl olmuş. Bi kuryeci gibi günlük sürücü değilim, İstanbul sokaklarında onlar gibi günde 250-300 km yol yapmıyorum ama hatırı sayılır miktarda tecrübemiz olduğunu düşünüyorum. Aradan geçen bunca süre de motosikletçilerin en büyük derdinin 2 teker üstünde olmanın riski değil, trafikte onlar yokmuş gibi davranan 4 tekerlekliler olduğudur. Özellikle taksi sürücüleri olmak üzere (tırlar bile onlardan daha anlayışlı) birçok araç motosikletlerin yollarda olmaması gerektiğini düşünüyorlar diye hissediyorum. Bazı 4 tekerli şoförler önlerine motosiklet çıktığı zaman diğer şerite geçip gitmek yerine bazen sellektör, bazende kornaya basıp motosikletlinin nereye olursa olsun önlerinden çekilmelerini isterler. 2000′li yılların başına kadar ülkemizde motosiklet iş amaçlı kullananlar ve ona bağımlı hasta motorcular tarafından özellikle alındığı için piyasa da hem kaliteli motosikletler hem de kaliteli motorcular vardı. 2000′den sonra patlayan Çin malı çöpler sayesinde motosiklet piyasası büyük oranda acemi motorcularla doldu. Hal böyle olunca bu araçların tacizleri ciddi kaza artışına sebep olmaya başladı. Peki bir motosikletli trafikte nasıl sürmelidir?

Soldaki: 1948 THK-13 uçan kanat, Türk hayalet uçağı, Türk Hava Kurumu 1948 yılında Ankara Etimesgut'daki fabrikasında üretti - Sağdaki 1981 üretimi Amerikan uçan kanat B2 bombardıman uçağı, piyasa satış fiyatı 1 milyar $ civarı

THK-13 uçan kanat, Türk hayalet bombardıman uçağı, Kopyası Amerikan B2 Bombardıman Uçağı

THK-13 uçan kanat, Türk hayalet bombardıman uçağı, Amerikan tarafından kopya edilerek 1981′de üretilen B2 Bombardıman Uçağı, şu anda 1 adetinin piyasa satış fiyatı tam 1 Milyar $’dır. Biz ize bu uçağı ilk üreten ülke olduğumuzu biliyor muydunuz? 1948 yılında Türk Hava Kurumu (THK) tarafından üretilen THK-13 Uçan Kanat Türk hayalet uçağımız gene 1948 yılında bir yahudi olan Sedat Simavi tarafından kurulan ülke içindeki en büyük vatan haini yetiştirme ve kullanma kurumlarından olan Hürriyet gazetesi ve aynı fikir ve duygu bağını taşıyan diğer yayın organları tarafından önce kötülenerek sonrada yaptığı bir kaza üzerine tüm üretimleri iptal ettirilerek uçak üretim piyasasından çekildiğimizi biliyor muydunuz? THK-13 fotoğraflarını görmek için tıklayınız THK-13 uçan kanat hakkında basında çıkan haberler; Takvim Gazetesinin köşe yazarı Emin Pazarcı’nın Mayıs 2012′de yazdığı ABD kazığını yeni çıkarıyoruz isimli yazısı Amerika bize öyle bir kazık atmış ki, dövünüp kendimizi yerden yere vursak yeridir. Aradan altmış küsur yıl geçtikten sonra şimdi yeni çıkarıyoruz. İnanılması güç ama ABD’nin Irak’ta kullandığı o teknoloji harikası “hayalet uçakları” ilk biz ürettik. Hem de 1948 yılında! Sonra, Marshall Planı ile birlikte uçak üretiminden vazgeçtik. Öyle bir hale getirildik ki, bırakın uçağı, şimdi yerli otomobil üretip üretemeyeceğimizi tartışıyoruz. THK Havacılık ve Uzay Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ünsal