Dofollow ve Nofollow nedir?

İnternet dünyası geçen yıla kadar (2004) özel görsel efektler javascript ve dhtml destekleri ile yapılmaktaydı. 2004 yılından sonra gelişen teknoloji ile web 2.0 denilen döneme geçildi ve bir sayfadan başka sayfaya geçmeden aktif işlemler yapılabilmeye başlandı. Bu dönemde bunu en çok kullanan sistem wordpress denilen e-günlük oluşturma yazılımı oldu. Bildiğiniz gibi birçok kişi wordpress sayesinde günlük tutuyor, aynı benim gibi. WordPress sistemi ile açılan günlüklere hergün binlerce yorum eklenmekte, bu yorumlarada yorum yazan kişiler linkler ekleyebilmekteler. Google sitelerin kalitelerini büyük oranda pagerank’lara göre belirlemekte. Peki Google bu pagerankı neye göre belirliyor derseniz, pagerankı bir sitenin diğer sitelerden aldığı linklere ve link aldığı sitelerin pagerank değerlerine göre belirliyor. Yani sizin bir siteniz var ama google sizin sitenizin iyi yada kötü olduğunu bilmiyor, bir başka site daha var ortada bu site ise daha önceden iyi site olduğunu kanıtlamış ve pagerankı 5 olmuş. Bu site sizin sitenizdeki bir yazıyı beğeniyor ve kendi sitesinden sizin bu yazınıza link veriyor. İşte Google bu pagerank sahibi sitenin sizin sitenize verdiği linki referans sayıyor ve bu sayede sizin sitenizede iyi site gözüyle bakmaya başlıyor. Böylece sitenizinde pagerank alma imkanı doğuyor. İşte Google bu pagerank sistemi üzerine kurduğu sistemi sayesinde arama yapısını oluşturuyor. Blog sitenizin ziyaretçileri sizin konularınıza

Türkiye-İsviçre maçındaydık

Bugün çok yorgun ve sinirliyim. Dün geceki Türkiye-İsviçre maçı yüzünden. Maça arkadaşım Ali ile büyük bir heyecanla gittik. Herkezin aklında bu maçı kesin alacağımız üzerin fikir vardı ben de dahil. Maç tam çok güzel başlıyor diyecek olduk ki şahsen ben oyunculuğunu çok severim Alpay’ın olmadık yerde topu elle kesti. Tam önümüzdeydi olay. Bizde Migros tribünündeydik. Neyse olayda adama dokunmasan bile gol olma ihtimali sıfırken yaptı bu hatayı işte. Yinede ben bu maçın stresine veriyorum olayı. Penaltıyı gole çevirince İsviçre’liler bizlerdeki tüm ümitler tükendi tabi. Neyse tam gitti gidiyor derken golleri sıralamaya başladık ve ilk yarıyı 2-1’e getirdik. Maçı 4-1 falan almamız şart olmuştu tabi ilk golü yiyince. İkinci yarı yine çok güzel bir başlangıçla 3-1 yaptık. Dedik aha tamam artık maçı 4-5’e rahat götürürüz diye sevinirken soğuk bir duş daha aldırdı bize isviçreliler skoru 3-2 yaptılar. Bizdeki tüm ümitler tükendi. Tabi bu arada İsviçre’liler ilk maçtaki gibi en çirkef ve kışkırtıcı hareketleriyle herkesi sinir etmeye devam ediyorlardı. Biz bir gol daha bulduysak Tuncay’lada ama fayda etmedi ve elendik. Maç bitiminde herkes çıkışa koştu. Bizimkilerden birisi tekme falan atmaya çalıştı ama atamadı. Fakat bunün üzerine orada birkaç İsviçre’li bizimkilere vurmaya başladı. Bunlar neysede maç sonrası eve gelince asıl şoku yaşadım. Hemen

İşyeri ile yaptığımız Bursa Gezisi

Gazetede işe başlayalı daha 6 ay olmuştu, hiç tasarım programı bilgisine sahip olmasamda başladığım bu işte ustam Şükrü abi vardı. Grafikerlik hayatımda bütün öğrendiklerimi ona borçluyum. 2004 Mayıs ayında işyerimizin dağıtım bölümü Bursa’ya günü birlik biz gezi düzenlemişti dağıtımcılar için. Ustam dedi bizde gidiyoruz. Heveslendik pazar sabahı arkadaştan aldığım mobiletle erkenden koyuldum yola. Ümraniye’den otobüsümüz hareket etti. Tuzladan feribotla Yalova’ya geçtik. Fotoğrafları ustam çekiyordu. Daha yeni almıştık makineyi iş yerine. Onunda tadını çıkarmaya çalışıyordu. Bana çok emeği geçen ustamda bu. Adı Şükrü Altunay’dır. Buda gemideyken çektiği martısı 🙂 Bursa sınırlarına vardıktan sonra kahvaltısız çıktığımız yolculukta şu alttaki mekanda güzel bir sabah kahvaltısı yaptık. Tabi kahvaltılıklarımızı biz getirmiştik. Sadece çayları buradan aldık. Yola koyulduk ve Bursa’ya vardığımızda daha önceden ayarladığımız rehberimizle güzel bir Bursa turu yaptık. Ulu Camii, Yeşil camii, Çekirge mahallesi, Yıldırım Beyazıd Camii ve türbesi vs derken Bursa’daki Osmanlı’mız zamanından kalan tüm tarihi değerlerimize uğradık. Dönüşte de Ulu camii avlusunda gördüğümüz bir grup motorcuyla karşılaştık. Tabi hoş kareler çıktı ortaya. Bizimde turist gibi onları fotoğraflamamız hoşlarına gitmiş olcakki. Epeyi yanımıda sürdüler. 🙂