Google dostuyla düşman olmaya devam ediyor

Goolge şuanda dünyanın en çok kullanılan web hizmeti. Bu noktaya kurulduğu 1999 yılından beri 11 yılda müthiç bir yükselişle geldi. Fakat bu hızlı yükselişini kendi başına gerçekleştirdi dersek yanılmış oluruz. Google’lun kurulduğunda eposta pazarı Yahoo, Microsoft ve Aol’un elindeydi. Arama motoru ise Yahoo ile Microsoft’un elindeydi. O dönemde web sitelerinin yoğunluğu fazla olmadığı için arama kısmı Yahoo ve Microsoft’u tüm dikkatlerini buraya vermemelerine neden oldu. Onlar o dönemde en büyük ilgiyi gören Eposta hizmetine yönelmiş ve aralarındaki rekabeti bu yöne aktarmış durumdaydılar. Google ise bu iki internet devinin pek önemsemediği arama pazarına ciddiyetle girerek ilk adımı atmış oldu. Ama bu çıkışına karşı Microsoft ve Yahoo karşısında tutunabilmek için güçlü destekçiler gerekmekteydi. Goolge en büyük rakipleri Microsoft, Yahoo’ya kafa tutabilmek için arkasına televizyon medyasından CNN’i, teknoloji dünyasından Apple’ı ve yazılım dünyasından Mozilla’yı ve İnternet dünyasından ise alexa.com, amazon.com gibi popüler sitelere sahip Amazon’u ve internet hizmeti ile mail hizmeti sunan AOL’u alarak bugünkü noktasına gelebildi. Bu dostluk kurduğu firmalarla yaptığı anlaşmada ben senin işine karışmayacağım sende benim işime karışma ama birbirimizide sektörlerimizde başalarılı olabilmek için daima destekleyelim politikasını uyguluyorlardı. Diğer tüm dostları Google’un işine köstek olmadılar ama Google sırasıyla Chrome internet tarayıcısı ile çok büyük destek verdiği Mozilla’nın Firefox’una rakip çıkartmış

Messenger’da Engelleyenleri Görün 2. Versiyon

ICQ’dan sonra online yazışma aracı olarak artık sadece eski adıyla Msn Messenger, yeni adıyla Windows Live Messenger tek kullandığımız araç oldu. Yazışmayı çok seviyoruz, çok sohbet ediyoruz, hatta bir zamanların en çok kullanılan hizmet olan arkadaşlarımıza e-posta gönderme huyumuzdan bile vazgeçip bu program aracılığı ile karşı taraf kapalı bile olsa mesajımızı buradan yazıyoruz. Hal böyle olunca arkadaşlarımızla her türlü irtibatımızı buradan kurduğumuz için zaman, zaman birbirimizi sıkmaya başlıyoruz. Buda ister istemez karşımızdakine kendimizi ya çevirim dışı göstermeye yada onu engellemeye itiyor. Bazende aramızın bozulduğu kişileri engelleyebiliyoruz. Böyle yaparak bir miktar kafamızı rahatlatsakta bu kez karşı tarafı bunalıma ittiğimiz zamanlarda olabiliyor. Sizin her zaman aynı zamanda açtığınıza alışan kişi sizi uzun zaman açık göremeyince sizin onu engelleyip engellemediğini merak ediyor, çevirim dışı olup olmadığınızı merak ediyor. Bu programın en dertli noktasını burası oluşturuyor. İşte hal böyle olunca onun ne yaptığını öğrenmek için çeşitli yollara baş vurmak zorunda kalıyoruz. Kimi zaman msn’de engelleyenleri gör gibi aldatma sitelerine güvenip, e-posta adresimizin şifresini onlara kaptırıyoruz. Eğer böyle bir hata yaptıysanız, geç olmadan şifrenizi değiştirmenizi öneririm. Daha öncede bu virüslü sitelerin bollaşmaya başladığı zamanlarda insanları bu sitelerden kurtarmak için bir çare ararken bulduğum yöntemle 2008 yılı başlarında bir videolu çözüm yolu anlatmıştım. O yazımı Msnde

Google Feedburner’i Türkçe Yapın

Her site sahibinin vazgeçilmezlerinden olan Google Feedburner resmi olarak olmasada aslında Türkçe dil desteği vermekte. Bu yazımda sizlere bunu nasıl yapacağınızı videolu olarak anlattım. Eğer feedburner ne işe yaradığı hakkında pek bilginiz yok isede aşağıdaki açıklamayı okuyabilirsiniz. Feedburner nedir? Web 2.0’ın yeniliklerinin biriside RSS’dir. Sitenizde veya blog sayfanızda yayınladığınız her yeni yazı RSS sayesinde insanları sitenize girmeden bilgilendirir ve onları sitenize davet eder. İnsanların rss ile sitenizden haberdar olması için RSS programları kullanması yada Google reader hizmetini kullanması gerekmektedir. Ama yeni bilgileri görebilmeleri için sürekli bu kullandığı hizmetlere giriş yapmaları gerekmektedir. Feedburner ise RSS hizmetinin gelişmiş versiyonudur. Sizin adınıza ziyaretçilerinizin ekstra programlar kullanmadan onlara mail ile bilgilendirir. Herkez bu programları kullanmıyor ama mail hesabına her internet başına geçtiğinde bakıyor. Böylece ziyaretçilerinizi kaybetmeyip devamlı ziyaretçiler kazanmanıza imkan veriyor. Ayrıca ziyaretçilerinizi giden mailin içeriğine Google Adsense reklamaları yerleştirerek parada kazanmanıza imkan veriyor. İşte bu güzel hizmet yıllardır Türkçe dilinden mahrumdu. Google bu hizmeti 2007 yılında satın almış ama hala Türkçe dil desteği çıkartmamıştı. Yavaş yavaş devam eden Türkçe dil çalışmaları olsada hizmete tam olarak ne zaman gireceği belli değil. İşte bizde bu yavaş yavaş Türkçeleştirilmiş sayfayı yarım yamalak çevirilmişte olsa nasıl kullacağımızı bu videodan öğreneceğiz. Google Feedburner’i Türkçe Yapın

Kızma Fenerbahçem

Koyu bir Fenerbahçeli’yim. Ama geçen sezon Sivas’ın bu sezonda Bursaspor’un şampiyon olmaları için her türlü dileklerimi ilettim. Biz her zaman şampiyon olabiliriz ama neye yarar. İstediğim bizimde ligimiz 3 takım arasında dönmesin. Birçok takım katılsın buna. Çünkü hep aynı takımlar şampiyon olduğu için her sezon hiçbir yeteneğine bakılmadan birçok angut futbolcu alıyor takımlarımız. Örneğin Guiza gibi Maldonado gibi Tabata gibi. Avrupa liglerini bu yüzden kıskanıyorum. Her sezon kimin şampiyon olacağı belli değil. Bir önceki sezon ligden düşmek üzere olan bir takımda şampiyon olabilir veya lige yeni çıkmış bir takımda. O yüzden kadrolarını en iyi verimi alabileceği oyuncularla donatıyorlar. Bizde de böyle olursa gelişi güzel transferler yapmayız. Herkez en uygun fiyata en iyi verim alacağı oyuncuyu alır ve kalite git gide artar. Böylece bir şampiyonlar ligi şampiyonu bizim ülkemizdende çıkabilir. Umarım bundan sonra Ankaragücü, Kayserispor, Gaziantep gibi takımlarıda şampiyon olarak görebilmek umudu ile güzel futbollu sezonlar yaşarız. Tebrikler Bursaspor.

Facebook’tan Blogger’a video eklemek

Daha önce worpress blogumuza Facebook’tan video nasıl ekleyeceğimizi buradaki yazımızdan videolu olarak anlatmıştık. Blogger’a da nasıl ekleyebiliriz yönündeki oluşabilecek sorulara cevabende bu yazımızda Facebook’tan blogger’a video nasıl ekleyeceğimizi anlatıcam. Bunun için 4 şeye ihtiyacımız var 1.si bir blogger blogumuz, 2.si facebook hesabımız, 3.sü buradaki sayfada bulunan mp4 videoları oynatmamıza imkan veren player koduna ihtiyacımız var ve 4.süde yine internet download manager programına ihtiyacımız bulunmakta. Bu 4 şeyimiz tamam ise nasıl yapacağımızı öğrenmek için aşağıdaki videomuzu izlemeye başlayabilirsiniz.

Pes’te boynuz kulağı geçmeye başlıyor

En iyi anlaştığım arkadaşım Ali’dir. 20 yıla varan bir dostluğumuz var. Kendisi ile yapmayı en çok sevdiğimiz şey pes kapışmak. Elimizde bir ps2 var, birde pes2008. Aramızda öyle maçlar geçerki izleyenlerin ağzı açık kalır çoğunlukla. Pesi bana öğretende kendisidir tabi. Kendisi müptelası iken bana öğretmeye kalmıştı. O zamanlar acemi olduğum için 5-10 atardı maç başına ama kısa sürede oyunu kavrayarak ona kafa tutmaya başladım. Yalnız kendisi maalesef dil eğitimi için Eylül ayında ingiltereye gitti. Bende bana peste kafa tutacak birini bulamayınca can sıkıntısından vakit geçiremiyordum. Onun kardeşi olan Nuriye öğretmeye kalktık. Dedim belki biraz öğrenirde biraz beni zorlayacak bir rakip olur, bende oynarken keyif alırım dedim. Tam 4 aylık uğraşın sonucunda Nuri arkadaşımız oyunu kavramaya başladı, ama ne başladı. Artık beni baya zorlamaya başladı. Bugün oynadığımız 6 maçta 3 galibiyet o aldı 3 tanede ben. Ben galibiyetlerimden birisini penaltılarla 2sinide uzatmalarda tek farkla alabildim. O ise 1 tanesini farklı diğerini ise farklı skorlarla aldı. Gördüm artık boynuz kulağı geçmeye başlamış. Üzerimdeki bu rehaveti kısa sürede atıp rakibimi bundan sonraki maçlarda ciddiye almam lazım galiba. 🙁 Koyu Fenerbahçe’liliğimin yanı sıra avrupada da koyu Manchester’liyim. Kadromuza düşman liverpol’dan bir oyuncu alsamda kadromun özünü bozmayı pek sevmiyor. Sistemim 4-3-3, kadrom şu şekilde; kalede