Teknoloji çağında kuşak farkı

Eskiler anlatır hep, bizim zamanımızda şöyleydi, böyleydi diye. Bizde amaan uff der geçerdik. Eskiden öyleydi ama artık öyle değil, daha beter. O zamanlar kuşaklar arası 20 yıl vardı, ama teknoloji sayesinde kuşaklar arası 2 yıl oldu. Misal bizler blog yazmaya başladığımız 2005’li yıllarda forumcular duraklama dönemine girmişti. Herkez evde defterinde tuttuğu günlüğü ilk blogları sayesinde internet ortamında tutmaya başlamış, hatta günlük tutmak dışında birçok yararlı bilgiyi insanlara sunmayı başarmıştır. Bu dönemde bizler artık çok aktif olmaya başladığımızda forumcular yok oldu. Ha bizde forumlarda takıldık ama bir forum açmadık, sadece birisine birşey sormak ve herhangi bir sorulmuş şeyi okumak için. Buda forum sitelerinin sonunu getirdi ve sadece iş odaklı olan forumlar ayakta kalabildi, genel forumlar ise sadece paralı moderatörlerin yoğun çabaları ile ayakta kalmaya çalışıyor. Blog yazarları artık tüm internet ortamının hakimi olduğunu düşünmeye başladığı sırada, bizden 2 sene sonraki kuşak zamanında Facebook popüler olunca, o kuşağın insanı günlüğünü blog açarak yazmak yerine Facebook duvarına yazmayı sevdi, o yüzden blog açıp yazmak aklına dahi gelmedi, ha arada birşey ararken giriyor blogumuza bir iki yorum yazıyor ama oda sadece onunla sınırlı. Şimdi o kuşakta dertli artık, onlar eskiden duvara birşey yazdıklarında altına arkadaşları sayesinde onlarca yorum yazılırdı ama artık Twitter, Instagram ve Tumblr nesli

Facebook’ta kapatılan hesabımı nasıl açtırdım

İlk Facebook hesabımı 2006 yılında açmıştım. O dönemde ülkemizde pek kullanımda değildi. Bende niye aldım tam hatırlamıyorum. Tek hatırladığım forumlarda sürekli rastlıyordum, Facebook davetiyesi gönderebilecek var mı? şeklinde açılan konular oluyordu. Bende o davetlere yanıt verilen bir konuya denk geldim ve açtığım talep ile davetiyemi alarak Facebook dünyasına girdim. Biraz inceleyip baktıntan sonra 2007 sonuna kadar atıl durumda bıraktım. Millet arkadaşını bulumaya çalışırken bende web siteme oradan ziyaretçi çekme amacındaydım, sanırım millet spam ileti yapıyorum diyemi yoksa tanımadığım birilerini ekledim diye mi Facebook’un bana tam açıklamadığı bir şekilde şikayetler gelmiş ve bu sebeplerden herhangi biri ile Facebook hesabım 2010 yılında kapatıldı. Hani çok zor değil yeni bir hesap açmak ama tüm arkadaşlarımın bildiği tek mail adresimde o hesapla birlikte bloke olmuş ve o dönem yeni çıkan facebook/username hizmetinden aldığım ve çok sevdiğim Facebook kısa profil adresim de yine o hesapla birlikte güme gitmişti. Hemen akabinde hesabımın neden kapatıldığını sorgulayan ve geri açılmasını istediğim Google Translate çevirisi ile İngilizceye çevrilmiş talep metnimi Facebook destek ekibine gönderdim. Yaklaşık 2 hafta sonra cevap geldi ve cevapta milleti rahatsız ettiğinize dair şikayetlerden ötürü hesabınız geri açılmamak üzere kapatılmıştır diyordu. Bende aynı talebimi bir kere daha bir kere daha göndererek karalılığımı göstermek istedim her seferinde

İl İl 2012 Ramazan Bayramı Namaz Saatleri

2012 yılı Ramazan ayı Temmuz ayına denk gelmesinden dolayı en sıcak mevsimlerden birinide yaşadık. Biraz zorlansakta sonra Allah’ın hikmetindendir yağan yağmurlar ile bu sene mesime göre Ramazan ayı ferah geçti diyebiliriz. Gerçi ben bu Ramazan ayının ilk 15 günü evden iş yaptığım için çok rahat geçirdim. O yüzden benim için Ramazan ayın ikinci yarısından itibaren başladı sayılır. Birde ikinci yarısında İstanbul’da 4-5 gün 36-37 derece sıcaklıkla geçmesi ile benim için Ramazan Ayı’nın en zor günleri oldu. Bu dengesiz sürece tam alıştık derken şimdide Ramazan Ayı bitmek üzere. Cumartesi günü ayın son günü ve Pazar günü 3 günlük bayram tatilimizin ilk günü. Bu ilk günde il il Ramazan Bayramı Namazı saatleri Diyanet İşleri tarafından açıklandı. İl İl 2012 Ramazan Bayramı Namaz Saatleri Aşağıdaki Gibidir: Adana 06.39 Adıyaman 06.26 Afyonkarahisar 06.56 Ağrı 06.05 Aksaray 06.43 Amasya 06.33 Ankara 06.46 Antalya 06.58 Ardahan 06.05 Artvin 06.08 Aydın 07.08 Balıkesir 07.06 Bartın 6.46 Batman 06.15 Bayburt 06.16 Bilecik 06.57 Bingöl 06.16 Bitlis 06.10 Bolu 06.50 Burdur 06.58 Bursa 07.01 Çanakkale 07.11 Çankırı 06.42 Çorum 06.37 Denizli 07.03 Diyarbakır 06.19 Düzce 06.51 Edirne 07.09 Elazığ 06.22 Erzincan 06.19 Erzurum 6.12 Eskişehir 06.55 Gaziantep 06.31 Giresun 06.22 Gümüşhane 06.19 Hakkari 06.05 Hatay 6.37 Iğdır 06.01 Isparta

Twitter günlük limitleri-kısıtlamaları

Twitter hesabı kapatılanları sıkça duyuyorsunuzdur. Bu kapanmaların çoğu Twitter’ın en önemli kurallarından olan limit kuralını bilmedikleri için oluyor. Eğer aşağıdaki rakamları aşmadan Twitter’ı kullanırsanız hesabınızın kapatılması imkansıza yakın, tabi marka ihlali yapmadığınız sürece 😉 Bu yazının yazıldığı tarih itibariyle Twitter’da geçerli olan rakamsal limitler : Direkt Mesajlar: Günde 250 adet. (Bu limiti sürekli millete oto reklam gönderenler düşünsün, bende kıl oluyorum onlara.) Güncellemeler (Tweet gönderimi): Günde 1000 adet. Günlük güncelleme limiti yarım saatlik daha küçük zaman aralıklarına bölünmüştür. Retweetler de güncelleme olarak kabul edilir. (Bu konuda bir sınır olması bencede tuhaf, Tweet atmak bazen messengerda arkadaşınla sohbet etmek gibi oluyor, 1000den fazla Tweet atmak isteyipte yetmeyenlere rastladım.) Hesaba ait e-posta adresinde değişiklik yapma: Saatte 4 defa. (Bu limitte saatte 4 defa kullanmak imkansız gibi ama bir yandan da iyi. Çünkü hesabını birisine devrediyorsun ve kısa bir sürede hesabı kendine alman gerek başkası almaması için bu arada hesabı başkasına kaptırmamak için gibi geliyor.) Takip (günlük): Günlük takip limiti teknik olarak 1000 adettir. (Lütfen bunun yalnızca teknik limit olduğunu ve agresif takip davranışını kısıtlayan başka kurallar da olduğunu unutmayın. Çok hızlı bir şekilde mesela 1 saat içinde 200-300 vs. gibi takipçileri eklemekte bu limiti aşma kurallarını uygulamayı gerektirebiliyor, o yüzden dikkatli olun).

Yeni isimize gidis yolu

Gecen ay gelen yeni is teklifi ile calistigimiz Pamidor’dan ayrilip Fiyo Grup’a ait cocuk zeka gelistirime oyuncaklari satisi yapan Dahi Bebek firmasi ile anlastik. Yonetim yerimiz Kucuk Camlica parkinin hemen yaninda olunca ise giderken parkin icinden geciyorum. Ramazan dolayisiyla uykusuzluktan bitkin dusen bedenim bu muhtesem manzara ve mis gibi havasi sayesinde zimba gibi oluyor. Bi nevi her sabah doping aliyorum. İste bu guzel Kucuk Camlica parkindan sabah manzaralari.