Dünyaca ünlü sitelerin üye sayıları ve Türkiye’nin popüler siteleri

İnternet siteleri artık değerleriyle bir çok fiziksel firmadan çok daha değerli hale geldiler. Bunların bir çoğunu Amerika’da doğup dünyaya yayılan siteler oluştursa da Amerika dışında da doğup dünyaya yayılmayı başaran epeyi büyük sitelerde var. Tabi bu siteler genelde Latin alfalesi yerine kendi alfabesini kullanan ülkelerden çıkıyor orasıda ayrı bir dikkat noktası. Bu yazımı biraz milliyetçi biraz da Kemalizm karşıtı bulabilirsiniz ama benim açımdan bu bir gerçek. Cumhuriyet’in ilk yılllarında övünerek geçtiğimiz Latin alfabesi bizi basit ve az kelimelerle konuşan bir halk yapmasının yanı sıra başkalarının ürettiği hizmetlerede bir nevi bağımlı yaptı. Latin alfabesinden farklı alfabeye sahip ülke halkları kendi ihtiyaçlarını Amerika’n siteleriyle karşılayamadıkları için kendi içlerinde projeler çıkardılar. Kendi sosyal ağlarını kendi ücretsiz mail sitelerini, kendi arama motorlarını, kendi video sitelerini açıp dışa bağımlı olmak yerine onları kendi ülkelerinde bir numara yaptılar. Bu durum milliyetçi gibi görülsede sonuçta kazanan kendi değerleri oldu. Özellikle sosyal siteler (Mail, Arama Motoru, Sosyal Ağ) bir ülke hakkında istihbarat toplamak için bir çok ajanın yapamayacağından daha fazlasını yapmakta. Mesela Çin, bir çok Amerikan sitesini ülkesinde istihbarat toplayıp dış ülkelere aktarması, ülkesinde halkı kıştırtıcı propagandaları körüklemesi gibi sebeplerle yasakladığı sitelere alternatif kendi içinden çıkan projeler şimdi o siteler kadar büyüdü ve dış dünya ya açıldı. Hem

Lanet okumak, Beddua Etmek!

Ey Mümin kardeşlerim ne olursa olsun beddua’dan kaçının. Düşmanınıza bile beddua etmeyin. Son zamanlarda dikkat ediyorum Amerikan filmlerinde edilen küfürü perdelemek için çevirilen “lanet olası” veya “lanet olsun” gibi sizlere komik gelen kelimeler birer aldatmacadır. Bir iki kişi güldürücem diye kazara kendinizin yada bir başkasının hem bu dünyada hemde ahirette azab görmesine belkide ebedi cehennemlik olmasına sebep olabilirsiniz. Lütfen lanet okumayalım, beddua etmeyelim ve her zaman aklımıza aşağıdaki Sahih Hadisler gelsin. “Kendinize beddua etmeyiniz; çocuklarınıza beddua etmeyiniz; mallarınıza da beddua etmeyiniz. Dileklerin kabul edildiği zamana denk gelir de Allah bedduanızı kabul ediverir.” (Müslim, Zühd 74; Ebû Dâvûd, Vitir 27) “Lânetçiler, kıyamet günü ne şefaatçi ne de şâhit olurlar.” (Müslim, Birr 85, 86; Ebû Dâvûd, Edeb 45) “…Mü’mine lânet etmek, onu öldürmek gibidir.” (Buhârî, Cenâiz 84, Müslim, Îmân 176, 177) “Kul, herhangi bir şeye lânet ettiğinde o lânet gökyüzüne çıkar. Semânın kapıları ona kapanır. Sonra yere iner, yeryüzünün kapıları da ona kapanır. Sonra sağa sola bakınır, girecek yer bulamaz da lânet edilen kişiye döner. Eğer gerçekten  lânete lâyık ise onda kalır, değilse lânet edene döner.” (Ebû Dâvûd, Edeb 45; Tirmizî, Birr 48)

iPhone’un dünya da en pahalı olduğu 3. ülke Türkiye

Yıllardır bir çok ülkede kendi resmi satış sistemi olan Apple Türkiye’ye ancak 1 Kasım 2013 tarihi itibariyle online satış mağazası http://store.apple.com/tr üzerinden yaptığı satışlarla Türkiye piyasasına girmiştir, fiziksel mağaza olarakta 2014 yılının Ocak ayında Zorlu Center’da girişi cam küreden yapılan mağazasıyla hizmete açılmayı planlıyorlarmış, bu cam mağaza dünyada 3. cam girişe sahip Apple mağazası olacakmış. Tabi bu andan itibaren sitede yer alan Apple ürünlerinin fiyatlarını görünce yıllardır başta Türkcell olmak üzere Vodafone ve Avea’nın el ele verip bizleri nasıl kazıkladıklarını görmüş oluyoruz. Çünkü iPhone 5S piyasaya çıkmadan önce Turkcell’in açıkladığı fiyatlar 16GB için sözleşmesiz 2279 TL ve 24 ay sözleşme 16G iPhone 5S ürünü için en düşük faturalı pakette 171 TL x 24 = 4104 TL bunda yaklaşık 39 TL telefon fatura ücreti var bunu düşersek 39 x 24 = 936 – 4104 = 3168 TL taksitli olarak satmaktaydı. Şimdi Apple mağazası açılması ile iPhone 5s 16GB ürünü Türkiye’de 2149 TL ile satışa çıktı, ayrıca kredi kartına taksitle gene aynı fiyattan satılmakta. Bu da yıllardır bu üç firmanın kendi belirledikleri fiyatlarla bizleri nasıl kazıkladıkları ortaya çıkmıştır. Tabi genede fiyatlar yüksek, bunun 2 sebebi var gibi. 1.si gümrük vergisi ve teferruatları, diğeri de bu firmaların koyduğu yüksek fiyatlara rağmen çok iyi

Instagram’da en çok beğenilen fotoğraf filtreleri

Instagram artık akıllı telefonu olupta fotoğrafçı olan olmayan herkesin paylaşım alanı. Benimde telefonum bundan bir iki sene önce Instagramı çok rahat çalıştırıyordu ama gün geçtikçe değiştirelen yazılımı artık telefonum kaldırmaz oldu. Telefonum Samsung Wonder. 1 GB işlemci 512 mb ram olmasına rağmen Instagramı birkaç dk kullanıktan sonra telefonun kendine gelebilmesi için reset atmak şart hale geliyor. Sanırım güncel teknik özelliklerde bir telefona geçmeden Instagramı eskisi kadar kullanamayacağım. Bu arada beni instagram’da takip etmek isteyenler için instagram profil adresim @isakoc 2013’de Fortune 500’de yer alan şirketler için yayınlanan bir Instagram istatistiğinde görünüyor ki kullanıcıların en beğendiği fotoğraflar Mayfair filtresiyle paylaşılan fotoğraflarmış. Tüm instagram da paylaşılan fotoğrafların yaklaşık %5’ni oluşturmasına karşın en çok beğeni alan yorum yapılan fotoğraflar Mayfair ile filtre edilip paylaşılan fotoğraflar olmuş. 2. en çok yorum ve beğeni alan fotoğraflar ise siyah beyaz renklerde filtre yapan Inkwell filtresi olmuş. Ama bu filtre ile paylaşılan fotoğraflar yaklaşık %1.5 oranında. Instagram da en çok paylaşılan fotoğraflar ise hiç filtre uygulanmadan paylaşılan fotoğraflar. Genelde profesyönel fotoğrafçıların tercih ettiği yöntem bu oluyor. Tüm paylaşımların arasında yaklaşık %52-53 civarı herhangi bir filtre uygulanmadan paylaşılıyor. Tabi bunlarında rastlayacağınız gibi Photoshop’ta özel HDR filtresi uygulanarak paylaşılan fotoğraflar olduğu için herhangi bir filtre uygulamaya zaten gerek kalmıyor.

Google Plus

LeWeb Paris 2013 etkinliği kapsamında Google’ın başkan yardımcısı Bradley Horowitz demişki; Google Plus’ı en başından beri Google’ın çok sayıdaki ürünüyle entegre etme planları olduğundan bahseden Bradley Horowitz, yukarıda bahsettiğimiz YouTube örneğine gönderme yaptı. Bradley’nin konuşmasından çıkan bir sonuç olarak Google’ın Google Plus’a bundan sonra aynı YouTube örneğinde olduğu gibi çok sayıda ürünüyle entegre edeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. (Konuşmasının tamamı burada.) Google bizleri mecbur bırakmaya zorluyor bu da servis her ne kadar kendine ait olsada ahlak dışı. Daha doğrusu googlelun bu yaptığı çok büyük bir terbiyesizlik. Biz web sitemizde bir konu paylaştığımızda bunu twitter’da paylaşırsak pek önemsemiyor facebookta paylaşırsak gene pek önemsemiyor ama googleda +1ler yada paylaşırsak hemen gelip yeni yazını inceliyor ve indexliyor sonrada o konuyu aynı konuları içeren başka sitelerin konusuyla kıyaslıyor eğer o siteler +1’lenmemişse seni hooop onun üzerine alıyor. Ayrıca senin sitenin diğerinden daha kaliteli olması yada onun seninkinden daha kaliteli olması da fayda etmiyor. Eğer eşit şartlarda yarışmak için iki siteninde ya Google Plus kullanmamış olması yada kullanmış olması lazım. Aksi takdirde şuan da Google Plus kullanan haksız bile olsa kazanan taraf oluyor gibi görünüyor. Yani kısacası diyorki kıroyum ama servis benim. Eğer ziyaretçi almak istiyorsan ne kadar kendini yırtarsan yırt siteni google plusla entegre etmezsen sana