evrim teorisi Tübitak’ın yayınları arasından çıkarıldı

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu yani TÜBİTAK, bilindiği gibi TÜBİTAK Popüler Bilim Yayınları çatısı altında, Popüler Bilim kitapları dağıtımı da yapmaktaydı. Bu kitaplar arasında yer alan Evrim Teorisi ile ilgili yayınlar ise, son bir gelişme ile yayından kaldırıldı. (shiftdelete) Öncelikle bu hareketlerinden dolayı kendilerini tebrik ediyorum. Çünkü adı bilim olan bir kurum, tamamen bilim dışı kafadan savma bir teoriyi bilim adı altında yayınlaması saçmalıktı. Tüm evrim savunucuları onu bilim, araştırma, insanın kendini sorgulaması olarak addediyor. Evrimi savunmanın, gerçek bilim ve üstün zeka olduğunu iddaa ediyorlar. Zeki olduğunu bir insanın evrime inanması onun aslında gerizekalı olduğunu gösterir. Kimse toz buluta, bulut gaza, gaz patlayınca taşa, toprağa dönüştüğünü, sonra böceklerin birden ortaya çıktığını iddaa etmesi gerçekten gerizekalılıktan başka birşey değildir. Onların neden düşünmüyorlar, hiç canlı yokken nasıl tesadüfen canlı ortaya çıktı. Evrim diyorki kimse yaratılmadı, iyide hiç olmayan birşey birden nasıl ortaya çıkar. Yani evrimciler, her zaman açık, şeffaf ve sorgulayıcı olmasını iddaa etmelerine rağmen, söz konusu bu evrilmeye başlayan ilk canlının ortaya hiç yokken nasıl birden ortaya çıktığına değinmiyorlar. Hadi şimdi Türkiye’nin ürettiği bir araba yok, öylece kendi haline bırakalım belki milyonlarca yıl sonra pat diye bi böcek çıkar, sonra balık olur, sonra sürüngen sonra maymun, en son araba olur

Android’de en çok kullanılan mesajlaşma/konuşma uygulamaları

Akıllı cep telefonlarında kullandığımız yazılı, sesli ve görüntülü görüşme uygulamaları artık cep telefonu operatörlerini iyice devre dışı bırakmaya başlıyor. Hatta öyle ki WhatsApp uygulamasını satın alan Facebook ikinci en çok kullanılan mesajlaşma uygulaması Facebook Messenger olmasına rağmen çekinmeyip Turkcell’den bile daha büyük bir telefon operatörü satın alacak kadar çok para vererek satın alıyor WhatsApp’ı. Buradan da artık akıllı telefonlardaki kullandığımız mesajlaşma uygulamalarının ne kadar önemli olduğunu anlayabiliyoruz. İşte bu listemiz de Android markette, Apple IOS marketinde, Microsoft Windows Phone mağazasında ve hatta BlackBerry OS marketinde en çok kullanılan sesli ve görüntülü uygulamaları en çok yüklenmesinden ziyade en çok etkili biçimde kullanılma durumuna göre derleyeceğim. Biraz da özelliklerine de yer vereceğiz İnşallah. Google Play Android En İyi Ücretsiz Mesejlaşma ve Sesli-Görüntülü Sohbet Uygulamaları WhatsApp : WhatsApp haliyle Android’in en çok kullanılan, en işlevsel ve en basit mesajlaşma uygulamasıdır. Benim de en sevdiğim bu uygulama. Çünkü rakiplerininde kendisinde aynen var olan özellikleri olmasına rağmen WhatsApp bunu çok hafif uygulaması ile yapması onu tercih etmeme sebep oluyor. O kadar hızlı ve hafif bir uygulama ki en alt telefonlarda bile çok performanslı çalışmakta. Aynı telefonlarda diğer uygulamaları kurduğunuz da neredeyse telefon kitlenecek dereceye gelirken tabiri caizse WhatsApp yağ gibi akıyor. WhatsApp’ın kullanım özellikleri arasında

Rusya ve Türkiye’nin arası neden gerildi?

Birinci Dünya savaşından sonra yıkılan Osmanlı devletinin yerine kurulan Türkiye devleti savaşın yaraları, borçlar, halkın yorulması ve kaybettiği toprakların Batılı güçler ile Rusya tarafından parçalanmış ve idare edilmeye başlanmış olmasından dolayı ve bazı başka sebeplerden dolayı uzunca bir süre içine kapandı. İçine kapanma da öyle böyle değil. Kendi toprakları dışında katledilen soydaşlarımıza gram yüz döndürmeden uzunca yaşadı. Örneğin; Yunanistan ve Bulgaristan’ın onlarca yıl boyunca orada yaşayan Türkleri ve Müslümanları katletmesine gram yardım etmemiştir. Benim ailem 1936 Bulgaristan göçmeni, buradan biliyorum. Asya’da ve Kafkaflarda, Kırım’da, Dağıstan’da gene öyle. Tek yapabildiği bizim sınırlarımıza kadar gelen soydaşlarımıza kalabilecekleri, ev yapıp yurt kurabilecekleri toprak vermek olmuştur. Bunada Çok şükür, hiç sınırdan da içeri almayabilirdi, gerçi sınırımızda bize sığınan Azeri aydınları Ermenilere teslim etmişliğimiz de var. Kısaca Türkiye uzunca bir süre sınırları dışındaki hiçbir etliye sütlüye dokunmamış, birçok kişinin Osmanlı Ruhu tekrar canlanırsa hemen ona katılalım diye uzunca bir süre beklemesine cevap vermemiş, kendini o nesle unutturmuş, yeni nesile hiç göstermemiştir. O yüzdendir ki bir zamanlar ünitersitelerinde yabancı dil ve tarih olarak okutulan Türkler, Türkiye kurulduktan sonra Türkiye’yi biliyor musunuz diye sorulduğunda Hindi mi diye sormalarına neden olmuştur. 1500’li yıllardan beri Rusya var olduğu topraklardan sıcak denizlere inme hayalini sürekli uygulamaya çalışmaktadır. 1. Dünya savaşından

Microsoft Lumia 950XL ve 950 telefon incelemesi – Video

Nokia yaklaşık 2 yıl önce çıkardığı amiral gemisi olan Lumia 930 modelinden sonra bir daha başka bir amiral gemisi çıkarmadan firmasının telefon bölümünü Microsoft’a sattı. Telefon bölümü Nokia’dayken çok fazla süre geçmeden yeni bir amiral gemisi yada alternatifi çıkıyordu piyasaya. Ama Microsoft satın aldıktan sonra Nokia’yı tam 2 yıldır bir amiral gemisi telefon çıkmadı. Lumia 930 Android tabanlı tanınmış telefonlardan çok üstün özelliklerle çıkmıştı piyasaya, kablosuz şarj, Full HD ekran çözünürlüğü (1920×1080 pixel) vs. gibi. 2 yılın ardından Lumia severler Windows Phone 10’un da çok beğeni toplaması ile birlikte çok mükemmel bir Lumia amiral gemisi telefon bekliyordu. İşte sonunda bekledikleri Lumia 950, Lumia 950 Dual ve Lumia 950XL amiral gemisi telefon nihayet piyasaya çıktı. Önce telefonların teknik özelliklerini inceleyelim. Lumia 950 ve Lumia 950 Dual teknik özellikleri Ekran boyutu: 5.2” AMOLED ekran ClearBlack teknolojisi ile geliyor, 564 ppi pixel yoğunluğuna sahip. Koruyucu cam: Dış cam teknolojisi ise Corning® Gorilla® Glass 3 ile geliyor. Ben bunu anladım Gorilla Glass 4 olur diye düşünüyordum ama yine Lumia 930 da da aynısı vardı. Yani cam konusunda 2 yıl öncenin teknolojisini kullanmaya devam ediyor. Arka Kamera: 20.0 MP Carl Zeiss Lens sahibi Prueview Kamera, 6 optik lens, 1/2,4 sensör açıklığıyla ve f/1.9 ile bir

Nokia Lumia 1520 telefonu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Arkadaşlar benim uygulamayla çok işim yok, internete girsin, özellikle fotoğrafı iyi çeksin, performanslı olsun ve en önemlisi fm radyo ile ekran boyu 5,5″ ve üzeri olsun istiyorum. windows phone’a arkadaşların cihazlarından olsun, windows 8.1 ve 10’dan olsun fazlasıyla alıştım sayılır. FM radyo ise sürekli otobüste işe gidip gelirken tek eğlencem, online radyoları tercih etmiyorum, sürekli bağlantı kopması, kota ve şarj yemesi benim tercih sebebim değil, fm radyo ise hem iyi ses kalitesi hemde çok az şarj yemesi ve ekranı açmadan kulaklık üzerinden frekans değiştirme imkanları ile çok avantaj sağlıyor. Dedim ya performans, kamera, boyut ve muhakkak fm radyo en önemli etken. Bir cihaz alayım, amiral gemisi olsun, beni temiz 5 yıl idare etsin. LG G serisi oldum olası sevemediğim bir tipte cihaz üretmekte. Samsung Note5, Sony Xperia Z5, HTC One 9+ aşırı pahalı, bizi yanına yaklaştırmıyor. Bütçem 2000 liraya anca çıkıyor. Nokia her ne kadar çok satılmasa da tasarım, şıklık ve kalite çizgisini bozmayan bir firmaydı, en ölü zamanında bile en iyi malzeme kalitesini sunar, bilmeyeniniz yoktur. O yüzden lumia 930 çok ilgimi çekmişti fakat 5″ ekran boyundan dolayı tercih etmiyordum. Microsoft zıpçıktısı Nokia’yı satın alınca Lumia 950XL diye bir model çıkaracaklardı, onu bekliyordum kaç aydır ısrarla. Dedim herhalde Nokia’nın

İnternet ile hayatımıza giren yeni kavramlar

İnternet kullanımının yaygınlaşması ve Web 2.0 dönemine girilmesiyle internet kullanıcıları da artık birer yayıncı haline geldi. Öyle ki interneti kullanan bu kitle sadece birer yayıncı olmakla kalmayıp hayatlarına ve hayallerine dair ne varsa internet üzerinden paylaşmaya devam etti.  Bu paylaşma isteğini sosyal medya araçları; Facebook, Twitter, Instagram, Youtube vs. ise hızlanmasını sağladı. Bu paylaşımlar da daha birkaç yıl öncesine kadar hiç bilmediğimiz birçok terimi kullanmaya başladık. Kullanıyorduk kullanmasına ama çoğunun anlamını bilmeden kullanıyorduk. Bu yazı da sosyal medya hayatında daki  bu paylaşımlar yardımıyla hayatımıza giren kavramları ( selfie, caps, troll, wiki, emoji, bitcoin, siber güvenlik, dijital arınma) inceleyim. Selfie Nedir? 2013 yılında Oxford Üniversitesi tarafından seçilmiş ve TDK’da öz çekim olarak karşılık bulan Selfie için öncelikli olarak kamera ile aranızda 60 cm ya da buna yakın bir mesafe bırakmanız gerekiyor. Aslında mesafeye ölçmeye de gerek yok. Buna kolumuz karar veriyor. Telefonumuzu tepeden, karşıdan, alttan, sağdan, soldan…  hangisini istersek,  yüzümüzü görecek şekilde kendimizi poz vermeye ayarlıyor ve deklanşöre basıyoruz. Caps Nedir? Caps sözcüğü,  İngilizce ‘capture’ kelimesinden geliyor.  Caps’ler  filmlerden,  fotoğraflardan ya da çeşitli görüntülerden oluşan karelerin mizahi yazılarla bütünleşmesini içeriyor.  Dönem içinde yaşanan sosyal içerikli olaylarla, magazinsel boyutlarla ve ünlü kişilerin yaşadıklarıyla renklendirilebiliyor.  Tabi bir de en çok ilgi çeken kısım

Kıbrıs’ı yönetenler Türk olduklarını unutuyorlar mı?

Kuzey Kıbrıs halihazır da 286binlik nüfusa sahip ve sadece Türkiye’den 1 milyar 250 milyon TL bütçe yardımı alıyorlar. Bu aldıkları yardım Kıbrıs’ın genel harcamasının 4’te 1’ne denk geliyor. Bu kadarcık nüfusla neredeyse İstanbul kadar bütçe harcıyorlar. Ne yapıyor bu Kıbrıs halkı, ülkemizi sevmemekten başka, bunun ben söylemiyorum, oraya gidip vatani görevini yapan bütün Türk askeri söylüyor. Normal şekilde giden halka bu kadar sert değillermiş ama askerimize tavır alan birisi, ülkemize tavır almış sayılır, başka bir izahı yok. Bence orada nüfus değişikliği yapmamız lazım. O topraklar CHP kafalılara terkedilemez. Keyfimizden göndermiyor biz o paraları, vatan topraklarına sahip çıksınlar diye gönderiyoruz ama onlar görülüyor ki Türkiye’nin gönderdiği paralara sahip çıkmaktan ileri giden bir düşünceleri yok. Tek dertleri Türkiye’den ayrılıp İngiltere güdümüne girmek. 1967’lere kadar da İngiliz mandasıyken oranın vatandaşı sayılıyorlar dı diye hala o günleri istiyorlar. Ama Türk olduklarını unutuyorlar, yoksa değiller mi?

Gençler neden blog yazmalı? Günlük tutmanın faydaları

Bundan yaklaşık 4 yıl önce kaleme aldığım internette nasıl günlük tutulur isimli yazımda kısa olarak değinmiştim. Bu yazım da insanların neden günlük tutması gerektiğine daha detaylı girmek ve günlük tutmanın faydalarını aktarmak istiyorum. Bende ilk blog tutmaya 21 yaşında başlamıştım, o zamanlar Facebook, Twitter, Google+ vs. olmadığı için yada kullanılmadığı için bloggerlık çok popüler bir uğraştı. Çok keyifli zamanlar geçiriyorduk, Mafiamax, Yakuter, Dmry, Hakkı Ceylan vs. bir çok arkadaşla keyifli zamanlar, sanki herkes kendi bloglarından ev sohbetleri tadında muhabbetler yansıtıyordu. Zamanlar sosyal medya ağları fazlasıyla yaygınlaşınca bir çok blogger yazmayı bıraktı, sayfaları kapandı. Halen devam ciddi bir kısımda mevcut tabi. Benim yazmaya başladığımdan bu yana 9 yıl geçmiş. Önceleri keyifli bir uğraş olarak gördüğüm blog yazmanın beni hayatımda ne kadar geliştirdiğini geriye baktığımda çok iyi görebiliyorum. Gençlerinde neden kesinlikle blog yazmaları gerektiğini maddeler halinde inceleyelim. Blog yazmak eğlenceli zaman sağlar Blog yazmanın en sevdiğim yanı, sizlerinde en seveceğiniz yanı sizlere çok eğlenceli zaman sağlamasıdır. Yaşadığınız ilginç bir olayı paylaşırsınız, insanlar okuyup bu olay hakkında size fikirlerini paylaşırlar. Yada iyi anınızın blogunuzda yayınlarsınız, ilerleyen zamanlarda tekrardan bu anınızı okuyup o günü tekrar yaşarsınız, size kalıcı bir arşiv imkanı sağlar. Bilmediğiniz bir konuyu keşfetmenizi sağlar. En güzel yanı insanların blogunuzda yazılara yaptıkları

Blogger’a nasıl dosya yükleriz? Facebook’tan dosya indirme yöntemi

Blogger, yani Google’ın ücretsiz günlük tutma sitesi. Bildiğiniz üzere Blogger da yazılarınıza ekleyebildiğiniz şey fotoğraf ve video, daha doğrusu dış kaynaktan olmayan sadece sizin blog sayfanıza yüklenerek eklenebilen bu iki format var. Ayrıca video, mp3 yada farklı bir formatta dosya eklemek istiyorsak alternatif dosya ve video yükleme sitelerini tercih ediyoruz. Daha sonra dosyalarımızı yüklediğimiz siteden bu dosyaya ziyaretçilerimizin erişebilmesi için link ekliyoruz, böylece ziyaretçilerimiz indirtmek istediğimiz dosyayı bu link sayesinde indirebiliyorlar. İndiriyorlar indirmesine ama her dosya için blog sayfamızdan başka siteye gidip indirmek zorunda bırakıyoruz ziyaretçilerimizi. Ziyaretçileriniz Google Drive’a gitmeden direk dosya indirsin Ama blog sayfamızdan çıkmadan direkt dosyayı indirtme imkanımızda var. Sanki dosya sizin blogger blogunuza yüklenmiş ve oradan indiriliyormuşçasına linke tıklandığı an indirmeye başlanacak şekilde bir link yapısı oluşturabiliyoruz. Blogger’dan direkt dosya indirmet konusunda imdadımıza Google Docs yetişiyor. Dosyamızı Google Drive bulut servisine yüklüyoruz ve yüklediğimiz dosyanın paylaşım ID numarasını Google Docs’un direkt indirme link yapısına ekleyerek böylece ziyaretçilerimizin blogspot sayfamızdan ayrılmadan paylaştığımız dosyayı direkt indirmesini sağlıyoruz. Böylece yüzlerce liralar harcayıp bir hosting satın almamıza gerek kalmıyor. https://docs.google.com/uc?export=download&id=Sizin_Dosya_ID_Kodunuz Bunu nasıl yapacağımıza gelirsek, yukarıdaki kodumuz bize direk indirme imkanı saylayacak kod, kırmızı renkli Sizin_Dosya_ID_Kodunuz yazan kısma Google Drive’a yüklediğimiz dosyadan alacağımız dosya ID numarasını ekleyeceğiz. Öncelikle Blogspot sayfamızda yazdığımız

Microsoft Windows 30 yaşında

İnsanlar yıllardır diyorlar ki Microsoft’un Windows işletim sistemi Apple’ın MacOS işletim sisteminin çakmasıdır. MacOS işletim sistemini bilenler bir nevi haklılar da, çünkü tasarımlarına baktığında ikiside bir birine çok benziyor. Ama insanların aklına şu soru hiç geliyor mu acaba? İkisini de yazan Bill Gates olabilir mi diye? Microsoft MS-DOS işletim sistemini yıllardır IBM için geliştirdi ve bir yazılım firması olarak devam etti. Bu sıralar Apple CEO’su Steve Jobs firmasın da çalışanlarına bir köle muamelesi yaparak, adeta elinde bir kırbaçla çalışanlarını her gün aşağılayarak çoklu pencereli bir işletim sistemi yazdırmaya çalışmaktaydı. Sürekli birşeyler deniyorlar ama bir türlü başaramıyorlardı. Microsoft kurucusu Bill Gates’den yardım istemiş, o da onlar için bu işi yapmayı kabul etmiş. Fakat Bill Gates işi biraz daha farklı düşünerek aynı anda kendisi içinde daha gelişmiş bir işletim sistemi yazmayı düşünmüş. Kendisine bir Japon firması ortak ederek bu geliştirme işini Japon’ya da yapmış, bu durumdan haliyle Steve Jobs haberdar olmamış. İşleri ağırdan alan Bill Gates iki işletim sistemini de aynı zamana denk getirip aynı zamanlarda lansmanın yapılmasını sağlamış. Böylece Apple’a dolayısıyla Steve Jobs’a büyük bir kazık atarak tüm masrafların Apple tarafından karşılanmasına rağmen tüm dünya da konuşulan kendi işletim sistemi değil, Bill Gates’in işletim sistemi Windows konuşulmuş. Bir müddet sonra Steve

Türkçe Ascii Karakter Kodları ve Türkçe Meta Tag Etiketi Ekleme

Web tasarımın da sayfa düzeni hayati önem taşır, her tarayıcı da ve cihaz da sorunsuz çalışan bir web sitenizin olması gereklidir. Siz yaptığınız güzel bir tasarımı bitirdiğiniz de tam herşey bitti diye düşünürken bir bakarsınız Türkçe karakter problemleri çıkmaya başlamış. Özenle yazdığınız yazılarınızın içinde yer alan ve İngilizce dil alfabesinde bulunmayan Küçük; ç, ş, ğ, ü, ö, ı ve Büyük İ, Ğ, Ü, Ş, Ç, Ö karakterleri siteye girilen bilgisayar da tanınmayınca yerine ????, •••• vb. değişik karakterler çıkar. İşte bu sebeple böyle bir hata oluşmasını önlemek için 3 yol mevcuttur. Sitenizin tüm tasarımlarını kapsayan Türkçe karakter desteğine sahip WebFont kullanmak ve tüm yazı görünümlerinde bu fontun kullanılması. Meta taglar içerisine eklenen Türkçe meta tag kodu En son çare olarak Latin dil grubunda yer alan Türkçe karakterlerin görünmesini sağlayacak Ascii kodları ile Türkçe harfleri yayınlamak. Tabi bu en zahmetli olan madde. Sitemize Türkçe karakter destekli WebFont nasıl eklenir? Sitemize WebFont ekleyebilmek için ya ücretsiz webfont desteği veren siteleri kullanmak gerekli, bunlardan en bilineni Google Fonts. Yada var olan fontunuzu bir generator ile WebFont’una çevirip sitemizin içine font dosyasını ekleyip kodlarını sitemize ekleyerek kullanabiliriz. Bizim seçeceğimiz yol bu son seçenek olacak. WebFont için tavsiye ettiğim online Generator sitesi http://www.fontsquirrel.com/tools/webfont-generator Türkçe Meta

Microsoft Windows 10 ile bir ajanlık peşinde mi?

Sünger Bob’un sinema filminde Plankton sonunda Yengeç Burger’in tarifini eline geçirir ve kendi burger dükkanında kova şapka hediye ederek satar, herkes bu yeni hediye için kapış kapış yeni burgeri alır. Plankton günü gelince bir düğmeye basar ve tüm kova şapka kullananlar artık Planktonun kölesi haline gelir. Yani Microsoft’un Windows 10 ile yaptığı kolaylıklar ve ücretsiz yükseltme imkanları artık beni korkutuyor.