Askerlik notları #Usta Birliği

Bildiğiniz üzere Kasım 2014’te Balıkesir Çavuş Eğitim okulunda acemi birliğine katılarak askerliğime başlamış ve acemi birliğimi tamamladıktan sonra genel olarak acemi birliğinde yaşadığım deneyimlerimi Askerlik notları #Acemi birliği eğitim süreci isimli yazımda aktarmıştım. Usta birliğim Çankaya / Ankara Kara Harp Okulu’na çıkmıştı. Usta birliğimin Ankara’ya çıkmasının ardından birçok arkadaşım işin zor dedi, harbiden de dedikleri gibi çıktı.

Usta birliğimde 2 ay nasıl geçti?

Bazı komutanlarımız bile zaman zaman arkadaşlarımıza söylüyor, örneğin birisi beni gönüllü olarak doğuya sürün komutanım diyor, komutanın cevabı ise ben seni doğuya gönderip neden ödüllendireyim oluyor. Usta birliğine katılalı 4-5 gün sonra tam 2 ay olacak. 2 ay içerisinde Ankara’dan sürülmek için yapabildiğimi yaptım ama kâr etmedi, fakat dün bir miktar sonuç aldım ve biraz daha rahat bir kademeye sürüldüm.

Kısaca usta birliğine katıldıktan sonra yaşadıklarıma deyineyim; Usta birliğime gitmeden önce arkadaşlarım diyordu ki yazıcı ol, yazıcı ol. Amaa aralarından bir iki tanesi de diyordu ki yazıcılık iyidir ama yerine göre, eğer berbat bir yere denk gelirsen hayatından bezdirir, harbiden dedikleri gibi de oldu. Cuma günü teslim oldum, 23 kişiden oluşan Bakım Takımına katıldım. Bütün eski askerler yanıma geldi, hoş geldin falan filan, işte nerelisin?, mesleğin ne falan filan derken işte bilgisayar sektöründe olduğumu duyunca hemen yeni yazıcı sensin galiba demeye başladılar. Ya bende olur falan diyip geçiştirdim. Oysa usta askerlerden hali hazırda yazıcı olan arkadaş dışında yazıcı olmaya el verişli 2 asker daha var bu 23 kişilik ekip içerisinde. Neyse hafta sonunu gazinoda televizyon izleye izleye geçirdik ve Pazartesi kademeye çıktığımda takım astsubayımız mesleğimi sorduktan sonra bu yeni yazıcı olsun dedi. Yazıcı olabilecek, komutanları ve işi çok iyi kavramış 4/3 askerler olmasına rağmen eden bu kadar kolay olduğuna şaşırmadım değil. İşin kokusu sonradan ortaya çıktı. Bizim 23 askerden oluşan Bakım Takımında tam 1 üstteğmen, 14 astsubay ve 1 uzman çavuşdan oluşan komutanda vardı. Yani neredeyse adam başına 1 komutan düşüyor. Hele ki takım astsubayımız tam bir dansöz, felaket oyuncu ve kişiliksiz. 2 aylık usta birliğini bana zindan gibi geçirtti. Ben başka bir yere gitmek istediğimi söylediğimde bırakmayacağını belirtti. Bende tek çareyi komutanlara zıt gidip karşılık vermekte buldum. En son izne giden Albay’a vekillik eden Türker adında takıntılı bir Yarbay’la tartışınca bizim astsubay başımı yakacak deyip beni araç kademesine transfer ettirerek gönderdi, bende bu eziyetten kurtuldum. Şimdi geri kalan günlerimi hayırlısıyla burada geçirmeye çalışacağım Allah’ın izni ile.

Neden Ankara’da askerlik yapmak zor?

Komutanların çok olması

Ankara’nın neresinde görev yapan askere sorarsanız sorun, en çok komutan çokluğundan şikayet ederler, hatta komutanların büyük çoğunluğu yüksek rütbededir. Örneğin bizim kademenin yaklaşık 500-600 mt ilerisinde ASEM denilen (Atlı Spor Eğitim Merkezi) isminde bir birlik var. Burada ki komutanlar ortalama bin başından oluşuyor ve onlarca, arasında yüzbaşıları saymıyorum bile.

Ya Rütbeli Eğitim Merkezi yada Bir Yönetim Merkezi olması

Ankara’da bir bakmışsın Kara Kuvvetleri Komutanlığına düşmüşsün, generallerin, paşaların içinde görev yapıyorsun, bir bakmışsın Deniz Kuvvetlerindesin, bir bakmışsın havacı vs. ne olursa olsun hemen hepsi üst düzey askeriye olması ve haliyle metre kareye bolca düşen komutan olması insanı askerlikten bezdirmeye yeter.

Disiplinin Her An Üst Seviyede Olması

Ankara’da tüm komutanlar bir üst komutanından o kadar çok korkuyor ki en ufak bir fırça yememek için bin takla atıyor. Örneğin sabah sıra halinde kadememize giderken her an karşımıza sabah sporunu yapan Tümgeneral çıkacak diye astsubay üçbuçuk atıyor. Haliyle Tümgeneralden bir fırça yememek için yakalarımız inik, kıyafetimiz düzgün, sakallarımız traşlı, botlarımız boyalı, yürürken hizalı ve bazen uygun adımda götürüyorlar. Bu kadar titizlik onları kurtarıyor ama askeri fena şekilde bunaltıyor.

Bir başka örnek vermek gerekirse, örneğin koğuş bölgesinde dinlenirken bir kaç yüz ötedeki bir binayı denetleyeceği haberini duyan komutan hemen alarma geçiriyor ve dinlenmeye çalışan askerleri hemen toplayıp etraf temizliği yaptırıyor. Aslında arada bir olsa hadi neyse ama haftada temiz 1-2 kere bu işi yapıyoruz. Çalıştığımız yerde gene aynı durum. Dün mesela Tüm general kadememizi ziyaret edecek dediler ve tüm her yeri sabunla yıkadık. 94/1’ler diyorki biz bu lafları 1 senedir duyuyoruz ama bir defa geldiğini görmedik. Anlayacağınız hiç gelmeyen ama binde bir gelme ihtimali olan bir komutan için bile sürekli askere yüklenip sıkboğaz ediyorlar.

Ankara Halkının Buz Suratlı Olması

Ankara da yaşayan insanlar o kadar odun gibiler ki, o kadar kalabalığın içinde gülen insan görmek oldukça zor bir durum. Havası zaten sürekli boğucu. Bir asker olarak hem tarih, hem mekan, hem doğa açısından gezecek yerlerde çok kısıtlı. Özellikle yiyecek fiyatları tam memura göre düzenlendiği için bir askere maddi açıdan oldukça ağır gelecek seviyede.

Usta Birliğimize Katıldığımızda Ne Yapmamız Gerekir? Mesleğimizi Ne Söylememiz Gerekir?

Usta birliğinde bana göre ilk başta ne iş yaptığınızı kesinlikle söylemeyin. Hangi iş iyi olduğunu söylerlerse söylesinler, gözünle görmeden, hangi komutan iyi hangisi kötü deseler bile onu gözünle görmeden hiçbir özelliğini göstermemenizi kesinlikle tavsiye ederim. Örneğin ben 2 ay yazıcılığa Kıl Astsubay’ımızın yanında dayanamadım ama koğuş arkadaşımın arkadaşı Trabzon’da bir karakolda yazıcılık yapıyor. Çocuk diyor ki ne nöbet, ne içtima, ne eğitim, ne mıntıka, hiçbirşey yok. Başımızda 2 astsubay 1 uzman var, onlarla da kanka gibiyiz, acayip rahat geçiyor diyor. Yani başındaki komutan çok önemli ve bulunduğun yerdeki iş düzeni. Hatta bu bahsettiğim koğuş arkadaşım ile o Trabzonlu ocak ayında polisliği kazandılar. Daha emir gelmeden Trabzon’dakinin komutanları bunu duyar duymaz çocuğu o gün kanuni izne çıkartmış eğer geçici terhis emrin gelirse biz çıkartır sana yollarız diyip çocuğu göndermişler. Ama bizim kıl komutanlar bizim arkadaşı tam 6 gün çocuğu oyaladılar, en son genel listede adını görünce korka korka terhis ettiler. Yani adamlar ufacık birşeyden bile korkuyorlar çarpılacaklar diye, bunu da haliyle askerlere yansıtıyorlar.

Kısaca usta birliğinize katıldığınızda kesinlikle ortamı tanıyana kadar meslek söylemeyin. Ayrıca Ankara’ya düşerseniz buna çok daha dikkat edin.

Diğer bir husus ise Cep telefonu. Üst devreler genellikle cep telefonunuza el koyup size bir müddet kullandırmazlar, bu yüzden onlara hiçbir zaman telefonunuzu vermeyin, gizlide olsa kullanın, yada bir müddet telefonunuzu oraya götürmeyip daha sonra kargo ile telefonunuzu istetin.

İlerleyen günlerde Usta birliğinden daha detaylı bilgiler iletmeye devam edeceğim İnşallah.

“Askerlik notları #Usta Birliği” için 98 cevap

  1. Kardeşim öncelikle geçmiş kandilin mübarek olsun. İletiyi geç gördüm ve acil ulaşır bilgi verirsen sevinirim. Ön lisans Bilgisayar Programcılığı mezunuyum ve 90 doğumluyum. Usta birliğim Kara Harp Okulu Lojistik destek Komutanlığı Destek Ve Muhafaza Bölüğü Çankaya Ankara düştü. Burası hakkında bilgi verir misin? Mail adresime de gönderebilirsin şimdiden çok teşekkür ederim.

    • Açık söylemek gerekirse oranın en zorlu bölüğü diyebiliriz. Daha doğrusu eğitim olarak ilkokul mezunu kişilerin fazla olduğu bir bölüktür ve askerleri biraz kavgacı oluyor. Ama seni oraya gönderiyorlarsa büyük ihtimal orada yazıcı olan kişinin tezkeresi gelmiştir, seni direk yazıcı olarak seçerler. Yazıcılar ise nöbet tutmaz ve bölük üzerinde büyük hükmü var. Ayrıca Lojistik komutanlığının kantini senin düştüğün bölüğe bağlı, bir diğer avantajı ise o komutanlıkta tvnin olduğu gazino sizin bölüğün elinde. Bence kendini kabul ettirirsen sizin bölüğün paşası olursun. Oraya gittiğinde sizin emrinizde bir nöbet değişim aracı var. O aracın şoförüne söyle araba garajında benim iki değerli komutanım var, birisi Ahmet Başçavuş, bir diğeri de lastikhanede Ahmet Uzman ikisine de benden selam ilettirirsen çok sevinirim.

    • Çankayanın göbeğinde askerlik yaparsın. Ama çok fazla rütbeli göreceğin için giyim kuşamına çok sıkı dikkat ederler, tertipli olman icap eder. Bulunduğun yerine bahçe işleri, temizlik işleri, market ve pastane işleri gibi hizmet işleri, kısacası ayak işleri sizde olur. Aslında kimisi için biçilmiş kaftan oluyor kimisi için tam tersi. O şekli sevmene bağlı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.