Başbakana akılsızca yüklenmeler

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 2002-2011. Bir insan 9 yılda ancak bu kadar fazla yaşlanabilir. Devlet yönetmek çocuk oyuncağı değil, ancak lider vasıfları olan birisi devlet yönetebilir.

Twitter öyle bir araç ki, insanlara normalde ısrarla sorsan o konu hakkında bahsetmekten çekinir ve gizlerler ama twitter sayesinde gereğinden fazla düşünce eklemeye başlanınca her tür düşüncesini döküyor dışarıya.

Misal bugün twitterda #hayaldigercekoldu etiketini inceliyordum, profil resimleri, profil isimleri ve sloganlarına bakıp birde birde yazdıkları mesajlara bakıyorum. O kadar çok zıt kişilerki. Misal fotosu, ya filistin bayrağı, ya islam bayrağı, ya başörtü direnişi gibi şeyler içeriyor yada Atatürk fotoğrafı vs. ama profil isimleri ile o kadar zıt mesajlar yayınlıyorlar ki afedersiniz adeta insanı salak yerine koymaya çalışıyorlar. @bedevi_hamsi isimli şahıs gibi binlercesine rastlayabilirsiniz. Ben 1993’te ilk kez İstanbul BB. başkanı olduğunda daha doğrusu olmaya aday olduğunda tanıdım R. Tayyip Erdoğan’ı.

O zamanlar 9 yaşındaydım. Komşumuz Faruk abi Merter ve Çağlayanda işler yapıyordu. Bizse Sultanbeyli’de oturuyorduk. Kendisinin yanında çıraklık etmek için arada bir tatillerde takılıyordum, o zamanların istanbul’unu görmemek için kör olmak gerekiyordu. Sürekli sis, sürekli pis hava, sürekli çöp yığınları, evlerde doğalgaz mı, delimisiniz, evlerde su ve kanalizasyon şebekesi bile yok. Yol ise ayrı bir dert. Otobüsler ilçelere günde bir iki kez uğrardı. Sabah ve akşam vs. gibi. İşte böyle bir tarihte başa geldi Tayyip Erdoğan ve ülke üstü bir profil çizmeye başladı.

Onun İstanbul’da yaptıklarını başa gelen Başbakanlar ülkede yapamıyordu o devirlerde. Şimdi ise ülkemizde yaptıklarını anlatmaya gerek bile yok. İşte bu a etiketini biraz incelediğinizde görünüşte aşırı bir sağcı gibi görünüpte yazdığı tüm mesajlarda ise tam tersi profil çizenler hınca hınç dolmuş ortalıkta.

Bir tanesine sordum, neden bu fikre kapıldın diye. Dediki petrol fiyatları 4,5 TL. Dedim ee başkaa. Başkada ses yok. Sadece diyorki avrupadan, amerikadan pahalıya alıyoruz benzini. Ya dedim, dünyaya petrolü biz satıyoruz, herkese beleşe veriyoruz kendimize bu paraya mı. Hiç bakıyormusun dünyada petrol alıcaksan kimden aldığına. Iraktan mı?, Arabistandan mı? Libayadan mı? hayır, bp, shell, total, exconn, texacodan vs. alınıyor bu petrol. E bu şirketleri bu ülkeleremi ait. Ya avrupa ya da amerika menşeli firmalar. Sömürge diye birşey duydun mu diye sordum.

Sonra twitterda takip ediyordu beni, takip etmeyi bıraktı ve sadece kendi kendine mesajlar atmaya başladı. Başörtüsü takıyorum diye akpye oy vermek zorundamıyım diye.

Bir başkası, ananı alda git diyen başbakan istemiyoruz, bir başkası askere kelle diyen başbakan istemiyoruz diye söylenip söylenip duruyor. şuanda 4’ü bulan bir bahane görmedim ama yüzbinlerce mesaj bu üç bahane ile dönüyor.

Ne diyeyim, madem sevmiyorsun adam gibi sevmiyorum diyeceksin. Ama her türlü profil olarak sanki onu tutuyormuşumda ama ananı alda git dediği için oy verirsem ihanet sayarım gibi afra tafralarla kimi kandırıyorsunuz siz.

“Başbakana akılsızca yüklenmeler” için 17 cevap

  1. beyin bedava. bu gerizekalılara almak lazım. gerizekalı yok başbakana yükleniyomuşuzda falanda filan len, hayvancılık bitti mazot 5 lira olcak ee tarım yok bi bok yok anca konuşuyon beyinsiz gerizekalı

    • @Özer ve @Len sizlere ben gerçekleri ne kadar anlatsamda fayda etmeyecek. Siz başımızda imanlı birisi olmasında ne olursa olsun, ister ekonomimiz süper olsun ister yerin dibinde ama yeterki imanlı birisi başımızda olmasın istiyorsunuz. Yoksa sizlerde iyi biliyorsunuz ki ekonomi ve diğer dallarda ne kadar kalkınıp ilerlediğimizi, mazotun hiçte 5 lira olmayacağını ve hangi hükümet gelirse gelsin eğer biz kendimize yetecek petrolü üretemezsek petrol fiyatlarını düşürüremeyeceğini, çiftçinin eskisinden çok daha ferah ve rahatta olduğunu.

      Açık açık söyleyemediğiniz için bahanenizi işte bu şekilde savunuyorsunuz.

  2. Yazında başbakanın liderlik vasfı demişsin yorumda :

    Tüm bunları fazlasıyla görüpte hala çiftçinin anasını ağlattınız diyen birisini görsem sadece o sözcüğü söylemem bir tonda zopa çalarım. Başbakan o sözcüğü bile söylemezdi ama insan sabrınında bir sınırı var. Bazen o sınır birde aşılıveriyor. Kim olsa o sınırdan sonra ağır bir tepki verirdi. Bir anlık sinir boşalması..
    demişsiniz..
    çelişki burda.

  3. İsacığım çok doğru söylüyorsunda ne kadar söylersen söyle bi halta yaramayacak. İnsanlar hayatı sadece medyanın oluşturduğu gözlüklerle görüyor, gerçekden derinlemesine düşünüp irdelemiyor. 27 yaşındayım 12 yaşından beri, çalışmış, hayatın herşeyini yaşamış görmüş, herşeyden önemlisi önyargısız “düşünmüş” biri olarak herkeze tavsiyem RTE nin geçmişini adam gibi bi araştırsınlar.
    bundan 15 sene istanbulda suyu benzin pompalarıyla satan depolardan aldığımızı, her mahallede enaz 1 çöp dağı olduğunu, istanbulda belediyenin tekbir dikili ağacının olmadığını bilsin herkez.
    RTE ben parti kuruyorum deyip seçime katıldığında, dincisi, atatürkçüsü, kürdü, milliyetçisi kim ne olursa olsun neden bu adamı seçtiklerini bir daha düşünüp bunlar beyinsiz deyip kestirip atmasın.
    Ülke yönetimi ideolojilerle oyalanacak bir iş değildir. iPhoneların onların bunların ardından, nefsi nereye götürüyosa giden bir halkın ülke yönetimi kapitalistleşiyo diye hayıflanması iki yüzlülüktür.
    Hergün küfür ettikleri geri kalmış Türk Telekom satıldı diye kapitalist kölesi diyenler, 2 sene önce turkcell, ericsson vs nin kurmaya başladığı fiber hatlar kullanıma açıldığında rekabetle başedemeyen değersiz türk telekomun satışının ülkenin imf borçlarını kapatması hakkında ne diyecekler merakediyorum.
    bundan 8 sene önce her gencin hayali avrupaya kapak atmakken şimdi avrupa birliğine burun kıvıran, iş ve ekonomik potansiyeli tüm avrupabirliği ülkelerinden daha iyi olan, avrupanın en hızlı büyüyen ülkesinde yaşıyor olduklarınıda bir hatırlasınlar.
    işsizlik diyenler haltetmiş. çek 3 binlira kredi, en sarpa sokakda bi dükkan aç, aylık net karın en az 1.500 TL değilse bende hiçbirşey bilmiyorum.
    size okulda atatürk ten başka bişey öğretmeyen öğretmeninizin yakasına yapışıp ilkokul mezunu kombi tamircisi ayda net enaz 5.000 TL nasıl kazanır, şugün satacak olsa trink 280.000 TL yi cebine koyabilecek arsası nasıl olur, git bir hesap sor, mahalle arasındaki berber arkadaşım bile 2 ayda bir üstüne 5.000TL daha koyup arabasını yeniliyosa. ününde şahin, doğan olan evlerin önü 0 arabalarla dolduysa, burda hayatın gerçekliğinden kopuk olan kimmiş birdaha düşünsünler. hergün medya ülke bitti, battı, tayyip onu dedi ozaman ondan kurtulmamız gerek propagandaları yapıyor diye sizinde sazan gibi gaza gelip “kahrolsun tayyip” demeniz gerekmiyor.

  4. Gardaş ben akp ye oy verdim bin pişmanım bidaha sittin sene oy vermem nekadar devlet kurumu nekadar yeraltı zenginliği var peşkeş. Ddış borç desen 80 yılda yapılmayanı bu adam 5 yılda yaptı katladı borcu .BOP desen yahudi işi buda gitti eş başkan oldu. İspanyada müzede sergilenen o cennete giden merdiven denen ucubeye gıg demedi kalaşnikofun ucundaki 7 kollu şamdanıda görmedi heralde, gitti karstaki heykele ucube dedi. 7 kollu şamdan yahudiler için kutsal başbakanlık konutundada şimdi bi tane var.
    Ben daha bu partiye niye oy verem yahudiye çalışıyor. Dahasıda var neyse internet dolu akmı karamı belli değil.

  5. Bu yazıyı okuyanlar sakın ha oyunuzu CHP’ye vermeyin, baksanıza CHP’nin başkanı yürüyen merdivene ters biniyor. Sakın ha oyunuzu MHP’ye de vermeyin, adam daha bisküvi demektek aciz.

    Siz siz olun, şehitlerimize ”kelle” demesini bilen RTE’ye oy verin, gözleri kör olupta kendi ekmeğini kendi kazanmaya çalıştığı için şartların iyileştirilmesini isteyen bir vatandaşa, vatandaştan öte insana ”sen körsün iş verdik daha ne istiyorsun” diyenlere verin. Senden benden daha fazla müslüman olupta Allah’ın yarattığı bir kulu tüm insanların, hatta milyonların içinde rencide eden müslüman nesile oy verin.

    Binlerce gencin gelecekleriyle oynayıp, üç beş yandaşını kayırmak için kopya değil şifre dağıtanlara oy verin…

    Bunların hepsi hayaldi, gerçek oldu…

  6. İstanbulun alt yapı sorunu çözüldü ! Bir yağmur yağıyor haberlerde sele kapılan vatandaşları izliyoruz ailecek.. İstanbulun Deprem sorunu çözüldü ! Uzmanlara göre büyük bir depremde ki risk var her an olabilir istanbulun yarısı tehlilede. Ağaç dikilecek yer kalmamış koskoca istanbulda her yer beton yığını. sayın isa koç başbakanı yücelticem diye eksik olan yerleri, yanlış yapılan şeyleri söylemezseniz eğer, komik duruma düşüyorsunuz. Söyle bakalım, referandum zamanında aleviliği yuhlatan kimdi ? Alevi bu ( kemal kılıçdaroğlu) oy vermeyin diyen kimdi ? Bumu din özgürlüğü ? Ananıda al git lan.. Bu söz sizin için küçük bir şey olabilir , ama ileri demokrasiyiz madem büyük bir gaf .. Daha bir çok örnek var… Açık yazılar yazın.

    • @Efe kardeşim, “Göz görmezse gönül ne eyler” diye çok güzel bir söz var.

      Sırasıyla başlıyorum. Sele kapılan vatandaşları izlemiyor değiliz, sebebi bir günlük değil, geçmiş zamanın şerefsiz belediyecileri oy uğruna dere yataklarını, tepe başlarını, ormanları istila eden tabiri caizse her bir oya göz yumdular. Ne oldu mesela, Alibeyköy’ü hatırlarmısın?. Tam derenin içinde idi. Yere tükürsen orayı sel basardı. Eeee kardeşim dereyatağının içinde yaşarsan sel basmazmı adamı. Ne yaptı Başbakan, halkı çıkartmak istedi, televizyonlar oyyy anam garip vatandaşı sokağa atıyorlar. Eee senin tapun nerede diye sorduğunda başını öne eğip duruyor. Ama çık dendiğinde ise sanki 7 nesildir orada yaşıyormuş gibi ahkam kestiyor. Yine başbakan insaflı davrandı ve orayı istimlak edip, oradakilere uygun bir yerde sıfır daireler verdi, gül gibi geçinip gidiyorlar. Tek örnek sadece bu değil, onlarca dere yatağında yaşayan halk var, kağıthane, büyükdere vs. vs. Bunlarında aynısı olmadığı sürece bu düzelmez. Tek sorun aynı balattaki romanlar gibi çoğunun evleri değerli yerlerde olduğu için işi yokuşa sürüp bedavadan sahip oldukları arsalara tabiri caizze gökdelen parası veya binası istiyorlar. Haliyle buda ha deyince olmuyor. Eğer sen ha diyince olacağına inanıyorsan, senin bir sorunun olduğunu düşünürüm. Ben Sultanbeyli’liyim, 1993te tem otoyoluna bağlantı verilmesi için bir proje geliştirildi, tam işe başlanacak, projenin kapsamındaki arazinin küçük bir kısmına sahip olan bir adam, daha sonra oraya benzin istasyonu kurdu, arsası tapusuz olmasına rağmen devleti mahkemeye verdi ve tam 18 yıl sürdü bu. Bir mahkeme durdurma kararı veriyor, öbürü temyize gidiyor, o buraya şu şuraya derken, tam mahkeme devletten yana karar verdi 2004te başladılar inşaata tekrar başka bir yol bulmuş oradan mahkemeye verdi adam. Geçen nisanda şükür hizmete açılabilirdi. Yani kim asıcam kesicem derse desin sahaya inince aslında öyle olmadığını anlıyor.

      Ağaç konusunada gelicem. Başbakan Belediye başkanı olduğu dönemde, istanbula vize uygulaması getirelim ve dışarıdan gelenlere yerleşmeyi yasaklayalım, sadece iş kuracaklara ve bazı istisnalarda izin verelim (İstanbulda 5 yıl yaşamış olmak.) gibi dediğinde, herkez nasıl isyan etti bu karara eğer yaşın tutuyorsa tvlerden hatırlarsın, hatta başbakan olduktan sonra 2006da aynı projeyi tekrar önerdi, yine aynı tepkiyi aldı. İnsanlara böyle bir kural getirmezsen, insanlar istediği kişiye arazisini satar, alan kişide evini yapar.

      Alevilik kısmına gelince Kemal Kılıçdaroğlu’na hitaben yaptığı konuşmada söylediği söz aynen şöyle “eğer alevilik hazreti ali’yi kerremallahu veche sevmekse, ben alevilerden daha çok aleviyim. eğer buysa, ama bunların yaşamında hazreti ali var mı? hazreti ali gibi yaşamak var mı? yok. hazreti ali nerede, bunlar nerede. bunların ne yaptığı belli değil. ne diyor hacı bektaş-ı veli; “eline, diline, beline hakim ol”. Burada Kemal Kılıçdaroğlu’nun ana.aaa şeklindeki küfür girişimine bir cevap verdi ve halk yuhaladı. Burada Aleviliği yuhalattımı? hayır. Sen Başbakan’ın dediğinin böyle değilde Aleviliği yuhalatmak olarak anlıyorsan sen bilirsin. Herkes ne anlamak istiyorsa onu anlar. Aynen Kemal’in aslında başka birşey demek istedim demesine rağmen herkesin bunu bir küfür olarak algılaması gibi. Takdir senin.

      Ananı alda git lan kısmına gelince. Çiftçinin anasını ağlattınız dedi ve susmadan bağırdı durdu o adam. Ama gördükki adamın çiftçi bile olmadığını, aslında yer yer başbakanın peşinde dolanıp her fırsatta provake etmek isteyen birisi olduğunu gördük. Çiftçi kısmına gelince ise videosu elimde değil, ekonomi bakanı Mehmet Şimşek, geçen ay TRT Haberde, Show TV’de Ali Kırca’nın ve bu ay TV8’de siyasetle ilgili 3 programa katıldı. Herkes sordu o cevapladı. Bu 3 programda da daha önceden çiftçiye ve hayvancılığa verilen hizmetleri Ak Parti döneminde verilen hizmet ve ekonomik desteği rakamları ile açıkladı. Ben 1990 yılına kadar Samsun Çarşamba’nın bir köyünde yaşadım. Bir sürü arsamız vardı bizim, amcalarımın, dayımların. O dönemde yazın tarlalarımızı ve fındık bahçelerimizi işler mahsülü satardık ama köyde yaşamamıza rağmen bize zar zor yeterdi mecburen babam diğer mevsimlerde köy çarşısındaki bakkalını işletirdi zar zor yeterdi bir kış boyunca. Bakkalımız olmasına rağmen çok nadir çikolata, püskevit yerdik. 7 Kardeşiz. 1990’dan beri İstanbul’da yaşıyoruz, bizimde evimiz tapusuz. Çık deseler ne yapacağımı kara kara düşünürüm ama mecburum çıkmaya. O yıldannnn geldik 2011’e 17 yıl aradan sonra ilk defa köyüme gitme fırsatım oldu. Biz orada yaşarken çektiklerimizi çok iyi bilen biriyim, ben farkındayım eğer sende farkındaysan, bir hafta kaldım köyde, her yeri gezdim. O dönemde ilçede bie asfalt çok az iken, şimdi neredeyse köylerin tüm yolları asfaltlı. Köylerde tuvalat kısmı ise koca bir çukur kazılır orası kullanılırdı. Şimdi köyde bile kanalizasyon döşeli. Evimizin dibi baraj olmasına rağmen ormanlardaki pınarlardan su taşırdık evimize, şimdi şebeke suyu olmayan ev yok. Ne eksik, tek köylerde doğalgaz henüz yapılmamış, oda Allah’ın izni ile yapılacak. İşte bu dönemde benim köyüm ve çevre 4-5 köyü daha gezme fırsatım oldu, herkes evinde, keyif içinde. Kışın çalışanlar sadece havanlarını otlatmaya çıkaranlar, işyeri olanlar veya yazdan stokladığı mahsülünü satanlar, geri hepsi yaza kadar dinlenmekte ve para sorunları hiç yok. Çünkü yazın ürettikleri mahsüller bir sene boyunca rahattça yaşamalarına yetiyor. Dayımın arazilerini aşağı yukarı 20 dönüm kadar. Bu kadar ufak araziye rağmen rahatça yetiyor. 5 tane çocuğu var. 2 tanesi üniversite okuyor. Bunlarada para gönderiyor.

      Tüm bunları fazlasıyla görüpte hala çiftçinin anasını ağlattınız diyen birisini görsem sadece o sözcüğü söylemem bir tonda zopa çalarım. Başbakan o sözcüğü bile söylemezdi ama insan sabrınında bir sınırı var. Bazen o sınır birde aşılıveriyor. Kim olsa o sınırdan sonra ağır bir tepki verirdi. Bir anlık sinir boşalması.

      Eğer tatmin olmadıysan, aklına gelenleride yaz, onlarada kendi düşüncelerimi cevap olarak yazayım. Eğer yine tatmin olmazsan karar senin.

  7. Ya ben bu sene ilk kez oy kullanacağım. Diğer hükûmetlerde neler yaşandığında dair bir bilgim olmadığı için karşılaştırma yapamıyorum. Maalesef özelleştirmelerden dolayı AKP’den biraz çekincem var ama, başka da çıkar yol bulamıyorum açıkçası. Ananeme falan sorduğumda çok yakınıyor eski hükûmetlerden 🙂 Ben yaşamadığım için bir şey diyemiyorum tabi :/

  8. Doğru söylüyorsun kardeşim. Her şey açık ve ortada allasen K.k ne yapacak ? Bahçeli ne yapacak. Bu zamana kadar ne yaptılar ?
    Millet neresiyle izliyor olan bitenleri anlamadım ?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.