Bilgisayarda ve Telefonda Kullandığım İnternet Tarayıcıları

Bugün sizlere yaklaşık 18 yıllık bilgisayar hayatım daki internet tarayıcılarının hikayesini ve şuan da hem bilgisayar da hem de cep telefonum da kullanmayı en çok tercih ettiğim internet tarayıcılarından bahsedeceğim. Bunun için biraz da nostalji yaparak geçmişte ki tarayıcı dünyasına da biraz değineceğim. Umarım sıkılmazsınız.

İlk bilgisayarımızı 1999 yılın da Abim iş yerine aldı ve ilk kullandığım bilgisayar o oldu. Günümüzde de her Windows yüklü bilgisayar da olduğu gibi insanları ilk İnternet Explorer karşılıyordu. Benim de ilk kullandığım internet tarayıcısı İnternet Explorer 4.0 oldu. Bir sene sonra ise ablamın desteği ile kendi bilgisayarım olan IBM Netvista A20 modelini ikinci el olarak aldık. O zaman İnternet Explorer dışında da bir internet tarayıcısı olduğunu öğrendim. Netscape internet tarayıcısı. Aslın da İnternet Explorer’dan daha önce piyasaya çıkmış olmasına ve çok daha gelişmiş olmasına rağmen insanların daha bilgisayarla yeni tanışmasından dolayı neyin ne olduğunu bilmediği için birisi bu tarayıcıyı kurup göstermemesi sebebiyle pek tutmamış bir internet tarayıcısıdır.

Ben de internet işlerini daha yeni yeni öğrendiğim için Netscape’i yeni bilgisayarıma format atmam gerektiği için pek fazla kullanamadım. Bu yüzden 2004 yılına kadar tam 5 yıl aralıksız İnternet Explorer kullandım. Opera da 1996 yılın da kurulmuş olmasına rağmen sanırım 2007 yılına kadar hiç kullanmadım. O zamanlar kurduysam da Opera beni hiç cezbeden bir tarayıcı olamadı. Sadece geçen sene VPN’i standart olarak tarayıcıya entegre etmesinden sonra hatırı sayılır biçim de kullandım diyebilirim. Ama onda da sadece VPN gerektiren sitelere girmem gerektiği zamanlar da.

İlk İnternet Tarayıcım: İnternet Explorer

2003 yılına gelindiğin de ben halen İnternet Explorer kullanıyordum. Windows XP gibi efsane bir işletim sistemi 2 yaşına girmiş ve üzerin de İnternet Explorer 5 vardı. Yeni gelen SP2 güncellemesi ile İnternet Explorer 6 versiyonuna geçtiğin de piyasa payı %95’e çıkarak tüm rakiptlerini adeta silmişti.

İkinci İnternet Tarayıcım: MyIE2 yani Maxthon

2004 yılına geldiğimiz de İnternet Explorer dan oldukça sıkılmaya başlamıştım. Çünkü web internet olduça yaygınlaşmış ve bir sürü siteyi tek bir çatı altında (sekmede) açmak gerekiyordu artık. Firefox ile henüz tanışmadığımdan karşıma Maxthon isimli internet Explorer alt yapısı ile çalışan bir tarayıcı çıktı. Aslında tam bir internet tarayıcısı değil di, internet explorer alt yapısını kullanarak çalışıyordu. Sadece kendisi bir arayüz geliştirerek İnternet Explorer’ırı mükemmel hale getirmişti. İlk defa çoklu sekme özelliği internet literatürü Maxthon ile girmişti. Ayrıca kaydet kapat özelliği iş yerinde maxthon kullananlar için bir ilaç sayılıyordu. Çünkü birkaç web sitesin de her gün iş yapıyorsanız ve ertesi gün kaldığınız yerden devam etmek istiyorsanız sayfaları kaydedip kapatıyordunuz, sonra açtığınız da kaldığınız yerden devam ediyordunuz.

Ama en çok sevdiğim yanı ise Patron tuşu isimli özelliğiydi. Bu özellik sayesin de vazgeçilmez interne tarayıcım oldu. Çünkü tarayıcıya klavyeden bir tuş kombinasyonu atıyordunuz ve bu tuşlara bastığınız da tarayıcı kendini gizliyordu ve görev yöneticisinden bilgisayar da çalışan programlara bakılmadığı sürece açık olduğu farkedilmiyordu. Ben CTRL + ” kısayolunu kullanıyordum. Tekrar aynı tuşlara bastığın da eski halini alıp çalışmaya devam ediyordunuz.

Üçüncü İnternet Tarayıcım: Firefox

Firefox ise 2002 yılın da geliştirilmeye başlanıp 2004 piyasaya sürülmüştü. Bağımsız bir vakıf tarafından geliştirilmesine rağmen Microsoft’un internet Explorer’da arama motoru olarak MSN Search’ı varsayılan sunmasından dolayı Google’un pazar payını tehdit ettiği için Firefox ile anlaşma yapmış ve bu tarayıcının varsayılan arama motoru olması karşılığın da Google’dan çok ciddi tanıtım desteği almaya başlamıştı. Google hemen hemen her alan da Firefox tarayıcıların kullanımını teşvik etmeye çalıştı. Ben tam 5 yıl inatla geçmedim. Niye böyle birşey yaptım hala anlamış değilim. Hatta Google olayı bir tık ileri taşıyarak Web sitelerine Firefox tanıtımı yapmaları halin de tık başına 1 TL gibi ciddi seviye de reklam geliri vermişti. Bu kadar yüksek tanıtıma rağmen Firefox %30 civarı pazar payına 2007 yılın da anca ulaşabilmişti.

Ben de tam o zamanlar yeni başladığım blog sayfam da zaman zaman web geliştirmeleri işlerin de lazım olduğu ve internet Explorer’ırın artık web sitelerini düzgün göstermemesi sebebiyle hem internet explorer, haliyle onun alt yapısını kullanan Maxthon’u bıkmaya karar verdim. Bir an da olmadı tabi, yavaş yavaş yan tarayıcı olarak Firefox kullanmaya başladım.

Firefox’un en sevdiğim yanı ise Eklenti desteği olmuştu. Kaydet kapat özelliği Firefox’da da vardı. Bu yüzden kısa süre de Firefox’a adapte oldum ve o tarihten bu yana bir numaralı kullandığım internet tarayıcım oldu.

Ben biraz tutucu bir insanım. Bir şeyi severek kullanmaya başladığım da onu kendi yaptığım bir ürün gibi benimserim, bu sebeple vazgeçmem de kolay olmaz.

Bu yüzdendir ki Google Firefox’dan 2008’de desteğini çekip kendi internet tarayıcısı Chrome’u piyasaya sürmesine ve çok hızlı, hafif internet tarayıcısı olmasına rağmen Chrome’a geçmeyi düşümedim.

Gerçi Firefox bir ara çok hantallaşmış, sürekli çökmeye başlamıştı, o zamanlar da Chrome’a geçmeyi düşündümse de Chrome burada imdadıma yetişerek o da berbat biçim de bilgisayarın RAM’ini sömürmeye başlayarak ona geçmeme engel oldu.

Peki seni Firefox’a ney bu kadar bağladı dersen sebebi eski bilgisayarım da gösterdiği performans. Çünkü bir şeyin iyi olup olmadığını son sistem de değil de eski sistemler de deneyerek öğrenebilirsin.

Bilgisayarım 10 yıllık bir kağnı bilgisayarım (2.4 ghz çift çekirdekli işlemci, 4 gb ram, mekanik hdd disk, ekran kartımı da daha yeni 256 mbden 2 gbye çıkardım, eski karttım da çoklu sekmelerde pencereler kararıyordu zaman zaman) olmasına rağmen 30, 40 sekmeli calisma esnasin da en iyi çözümü firefox sunuyor. Chrome’da bu kadar sekme ile çalışsanız sürekli kapanma problemleri yada yavaşlama yapabilir.

Şuan da ise en yoğun olarak hangi tarayıcıları kullanıyorsun dersen, sırasıyla;

  1. Firefox (işlerimin %95’ini onla hallediyorum)
  2. Chrome (Firefox açıkkan aynı siteye bir başka hesapla gireceksem yada yabancı dilde website çevirisine ihtiyaç duyacağım zamanlar da)
  3. Opera (VPN ihtiyacı duyduğum zamanlar da)
  4. Microsoft EDGE (Firefox ve Chrome’da açık bir siteye 3. hesapla gireceğim zamanlar da) Gerçi şu sıralar Microsoft EDGE üzerinde eklentiler olmadığından dolayı çok hafif olması sebebi ve web sayfalarını okumayı kolaylaştıran görümü sayesin de yakın da Opera’yı geçerek listenin 3 yada Chrome’u da geçerek 2. sıraya çıkabilir.

Cep Telefonum da Kullandığım İnternet Tarayıcıları

Bilgisayarla yaşadığımız İnternet Tarayıcı macerası çok daha eskilere dayandığı için oraya ayırdığım yazılar biraz fazla olabilir, o yüzden kusuruma bakmayın. Bu sebeple Cep telefonun da kullandığım tarayıcıları sırasıyla maddeler ve nedenleri şeklin de sıralayıp daha hızlı geçeceğim.

  1. Opera: İlk akıllı cep telefonum 2011 yılın da aldığım performans açısından biraz vasat olan Samsung Galaxy Wonder isimli telefonumdu. Ram ve işlemcisi o kadar yetersizdi ki kendi varsayılan android tarayıcısı ile bile sürekli internette gezinirken zorlanıyordu. Ben de bilgisayar daki gibi Firefox Mobil tarayıcıyı kurdum ama performans sonucu varsayılan tarayıcıdan daha kötüydü. Ardından birazdan tanıtacağım Dolphin tarayıcıyla nefes alsam da en iyi performansı ve kullanım kolaylığını Opera Mini tarayıcı da buldum. Ana ekranın kayıtlı favori sitelere ulaşma kolaylığı yanı sıra haberler sekmesi özelliği sayesin de çok takdirimi aldı. Performans olarak ise en iyisiydi, ne telefonu çok kasıyordu ne de kitliyordu.
  2. Samsung Tarayıcı: Samsung tarayıcının web siteleri ile uyumu o kadar iyi ki hem çok hızlı açması ve sayfalardaki tüm özellikleri hatasız kullandırıp çalıştırmasını daha önce başka bir tarayıcıda görmedim. Ayrıca reklam engelleme özelliği sayesin de, sorunlu olabilecek sitelerde bile rahatlıkla dolaşabiliyorum. Eğer ki Opera’nın haberleri takip etme özelliği olmasa 1. kullandığım tarayıcı olabilirdi. Ayrıca Samsung İnternet Tarayıcısının diğer özelliği sırf Samsung’lara özel olmaması, yani diğer tüm telefonlar da Google Play’a girip, telefonuna bu tarayıcıyı kurabilir.
  3. Dolphin: Aslında akıllı telefonlar da ilk beğenimi kazanan Mobil İnternet Tarayıcısıdır. Aslında performans olarak Samsung Tarayıcı ve Opera ile kafa kafaya yarışır, hatta Opera’yı bile tokatlayabilir. ama onu özel kılan en önemli özelliği, aynı bilgisayardaki Chrome eklentileri gibi kendisinin de Mobil alan da tarayıcısına entegre ettiği eklenti desteği ile bence 1. sıraya rahatlıkla oynayabilir. Onu sürekli kullanmamamın sebebi aynı PC’de Firefox’a çok alıştığım gibi Mobil tarayıcı kullanımın da Opera’ya çok alışmış olmam. Yoksa Dolphin’de 1 numaralı tarayıcım olmaya aday.
  4. UC Browser: Aslında bu tarayıcıyı arada bir deneyip duruyorum ama hep atılda kalıyor. Tek artı Chrome’dan daha iyi verim almam yüzünden listeye Chrome mobil browseri geçerek 4. sıradan girdi.
  5. Chrome: Şuan da Android’i geliştiren Google olmasına rağmen her ne hikmetse Chrome için bir sorunmu yaşıyorlar ne ediyorlar bilemedim ama çoğu kişinin 1 numaralı kullandığı tarayıcı olmadığını görebilirsiniz.

“Bilgisayarda ve Telefonda Kullandığım İnternet Tarayıcıları” için 4 cevap

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.