Bahçenin gülünde beka ve gül mevsiminde vefa yoktur. Zaten bilgeler ”kalıcı olmayan şey gönül bağlamaya değmez” demişler. Şeyh Sadi (Gülistan Eseri) EDEB iki heceli bir kelime, ama kökeninde sonsuz incelikte sırlar gizliyor. Aile yuvasında huzur, mutluluk , işyerinde disiplin ve saygı ortaya başdöndürücü gelişmeler ortaya çıkarıyor.

Bazen öyle anlar vardır ki başına geldiğin de yere yatıp ağlayasın gelir.

Birincisi;

  • Güneşli hava da kaldırım da yürürken kaldırım taşının altından fışkıran pis suyun üstüne sıçraması. Genellikle de dikey şekil de fışkırdığı için üzerini ıskalaması imkansız gibidir. Belki de yağmurlu hava da yol kenarın da birikmiş su bir araba tarafından üzerine sıçratılsa bu kadar sinir etmez.

İkincisi ise;

  • Hani elini yıkamak üzere çevirmeli başlıklı musluğu bir seviyeye kadar açarsın ve elini sabunlayıp tam yıkamaya başladığın da su kısılır ve kıl gibi akmaya başlar. Sense elini durulamak için sabunlu elinle sanki hiç dönmemesi için imal edlimiş o musluğu açmaya çalışırsın.

İşte o anlar seni iyice bezdiren anlardır.

Yalan soyleyen tarih utansin

İnsan gecmiste ogrendiklerinin hep yalan oldugunu delileriyle gormeye baslayinca nasil kahroluyor bilemezsiniz. Osmanliya bircogumuz kalben bagliyiz ama ona ve nesli olan bizlere yapilan ihanetler, duzmeceler yavas yavas ortaya cikinca kahrolmamak elde degil. Aslinda hersey Mustafa Kemal’i koruyan, onun hakkinda birakin yalani gercek bir bilgi bile olsa soylemeyi yasaklayan 5816 nolu kanun maddesinde sakli. İsin garibi bu madde 1951’de Adnan Menderes hukumeti zamaninda.cikarilmis olmasi daha da kahredici. O madde bir kalksa, hersey rahatca bir konusulabilse gercekleri bir gorsek. Ama bir yandan da kalksa ne.degisecek diye soylemeden edemiyorym. Cunku hem gecmis nesil Kazim Karabekir olsun Fevzi Cakmak olsun Mehmet Akif olsun hicbiri bunlar daha yasak degilken konusmadilar. Bircok gercegi sir.olarak biraktilar. Hem de yeni neslimiz bu tatli dunyada yeterince rahat yasamaya alisti, kolay kolay birakmak istemeyecek. Yeni nesilden kastim solcu kesimden degil musluman olarak gecinen sagci nealin evlatlarindan bahsediyorum, bunlarin buyuk bir kismi Nurcu olmak dahilinde. Neden istemeyecekler diyebilirsiniz. Hani derler ya, acin halinden tok ne anlar ya. İste bende bu surumcemeden muzdariplerdenim. Hergun kendimle mucadele ediyorum. Bu nefs vesvesesini damarimiza islemisler bir kere. Kendi basina cikmakta ne zor bu mucadelede. Ben ce benim gibiler icin en buyuk care İslam Aleminin bu tabulardan kurtulup toptan uyanisi.

Yeni isimize gidis yolu

Gecen ay gelen yeni is teklifi ile calistigimiz Pamidor’dan ayrilip Fiyo Grup’a ait cocuk zeka gelistirime oyuncaklari satisi yapan Dahi Bebek firmasi ile anlastik. Yonetim yerimiz Kucuk Camlica parkinin hemen yaninda olunca ise giderken parkin icinden geciyorum. Ramazan dolayisiyla uykusuzluktan bitkin dusen bedenim bu muhtesem manzara ve mis gibi havasi sayesinde zimba gibi oluyor. Bi nevi her sabah doping aliyorum. İste bu guzel Kucuk Camlica parkindan sabah manzaralari.

Galata kulesi

Bundan 3 hafta once is cikisi bi İstiklal turuna ciktik. Yolun bitiminde galata kulesine ugrayip onunde birer cay icer laflariz diye.dusunuyorduk arkadasla. Ama maalesef gordukki galata kulesi ailecek gezilecek bir mekandan cok milletin icki lokaline donmus gibiydi. Bir coklarina normal gibi gelebilir ama ben cok yadirgadim dorusu. Boyle guzellik bu amacla kirletilmemeliydi. Gecen hafta ugradigim da ise hersey degimisti. Kulenin etrafi polis kordonu ile cevrilmis icki icenlerden arindirilmisti. Polislere sordugumuzda kavga cikartmislar, o yuzden emir geldi bosalttik dedi. Ertesi gun haber sitelerine baktigimda cevre sakinlerinin uzun zamandir sikayet etmesine ragmen bir turlu temizlenmeyen bu mekan o cikan kavga sayesinde cevre sakinlerinin hakli oldugu anlasilmis ve sonunda temizlenmis. Artik Galata kulesi cok daha temiz ve huzurlu.

İstanbul’da hafta ici tatil sefasi

Herkes tatil icin planini hafa sonuna saklar. Hedefleri sabah erkenden kalkip ailecek guzel bir gun gecirmektir, ama İstanbul’da yasiyorsaniz, o guzellikleri cilesiz tadamazsiniz. Bu hafta basi birsey farkettim. Hafta sonu yol cilesi, piknik yerindeki veya plajdaki asiri kalabaligida hesaba katarsak, hafta ici bir kacamak yapmak cok daha keyifli ve az yorucu. Bizde bu pazartesi isten bir saat erken cikip kavaciktan eve gitmek yerini ufak bir manevrayla Beykoz Riva’ya yolumuzu cevirdik. Normal vakitlerde plaj kisi basi T TL, aksam 6’dan sonra ise ucretsiz. Bu yuzden plaja odeyecegimiz paralari kullan-at mayolarina ve iceceklere verdik. 2 saatlik bir deniz sefasindan sonra İstanbul’lularin her aksam cektigi is cikisi trafik cilesiyle cebellesmek yerine yine yol ustundeki Cengelkoy’e gecip gun batiminin keyfini surerek bogaz kenarinda cay ve cekirdek molasi verip muhabbetin dibine vurduk. Eger bu kafa iznini yapmasaydik, eve saat aksam 8:30’da varacaktik. Bizse bu kadar eglencenin uzerine eve varis saatimiz aksam 9:30.