SEO Nedir Ve SEO Nasıl Yapılır?

Seo yani İngilizce haliyle (Search Engine Optimization) kısaca arama motoru optimizasyon işlerine verilen bir isimdir. Web sayfalarının özellikle Google gibi arama motoru tarafından değerli bulunması ve ilk sayfalarda hatta en başta listelenmesi için yapılan çalışmalara denilir. İnsanlar belirli ve kısa anahtar kelimelerle arama motorunda sorgularına yanıt aldıkları sayfalara yönelirler. Peki SEO nedir, SEO nasıl yapılır ve arama motorları hangi kriterlere göre siteleri sıralamakta ve kullanıcıya sunmaktadırlar? Seo bir iyileştirme çabası olarak tüm web sayfalarının sahip olmak istediği bir niteliktir. Arama hacimlerine ve trend olan sorgulara göre web sayfalarının şekillendirilmesi, içeriklerin zengin ve özgün olması ve site kodlamasındaki HTML unsurlarındaki tüm geliştirmeler seo kapsamında değerlendirilir. Günümüzde internet üzerinden seo optimizasyonu ve SEO nasıl yapılır konusunda birçok platform hizmet vermektedir. Ciddi anlamda SEO sürekli olarak üzerinde durulması ve yenilenmesi gereken bir unsurdur. SEO İçin Neler Yapılabilir? SEO yani arama motoru optimizasyonu oldukça gelişmiş yelpazede düşünülmelidir. Sadece anahtar kelimeler ve içeriklere odaklanarak SEO elde etmek kesinlikle mümkün değildir. Arama motorları için sitenizi anlaşılır bir hale getirmeniz bir bakıma seo çalışmalarının özetidir. Google gibi arama motorları değerli olarak algıladıkları ve özgün içeriği barındıran siteleri kendi bünyesinde sıralamaya tabi tutmaktadırlar. Bu kriterlere göre en çok ziyaretçi tutan ve en kaliteli içeriği barındıran web sayfaları daha

Arama Motoru Nedir Örneklerle Açıklayalım

Sizlere makalemizde arama motoru hakkında bilgi vermek istiyorum. Arama motoru internet üzerinde yaptığımız aramaları bulmayan sağlayan mekanizmadır. Arama motorunu yapısal olarak biraz inceleyecek olursak 3 bileşenden oluştuğunu söylemek mümkündür. Bunlar, web motoru, kullanıcı arabirimi ve arama indeksidir. Arama Motorlarının Tarihi İlk arama motorunun ismi Archie’dir. Bu arama motoru Alan Emtage tarafından 1990 yılında kurulmuştur. Archie aranılan dosyaları bulmaya yönelik yapılmıştı. Popülerliği artan arama motorunun Jughead (Jonzy’s Universal Gopher Hierarchy Excavation And Display) adıyla bir arama motoru daha kuruldu. Bu arama motoru da  Archie gibi dosyaları bulmaya yönelik yapılmıştı. İndex amacı ile Wandex kurulmuştur bunun devamında Aliweb adıyla kullanılan arama motorudur. Bu arama motoru web siteleri ile ilişkili olup web siteleri için yapılmıştır. JumpStation ilk defa arama motorlarında bir arayüz kullanabilen program olmuştur. Kısa cümlelerle anlattığım arama motorlarına 2000 li yıllara kadar büyük yatırım yapılmadı ve bu saymış olduğumuz web arama motorlarının üzerine kurulan oluşturulan arama motorları olsa da henüz bir yatırım olmamıştı. Kazancın ortaya çıkması 1998 de kurulan Google puanlama esasına dayanan kuralını satamamış ve geliştirmeye gitmiştir. Bu sayede Google araç çubuğu, gmail gibi hizmetleri de vermeye çalışan google büyük gelişme göstererek günümüzde ki halini almıştır. Günümüz de arama motorları oldukça rekabet ve büyüme içerisindedirler. Bunların en önemlileri Google, Yandex, Bing  vb. gibi arama motorlarıdır. İnternet Kütüphanesinin çok

Kapanan İnternet Projeleri, Vine ve dahası

Twitter’ın bir zamanlar popüler 6 saniyelik kısa video paylaşım servisi vine.co 17 Ocak 2017 de kapanıyor. Alanında dünyanın ilk video servisi olan Vine 2012 haziran ayında  Tu Wei, Leo Noah Katz, Edison Collin, Salomon Yoram tarafından kurulmuş ama tam olarak yayın hayatına başlamadan Twitter tarafından satın alınmıştı. Yaklaşık 6 ay sonra Twitter tarafından 23 Ocak 2013 de resmi olarak yayın hayatına başlamış ve kısa sürede 200 Milyon kullanıcı sayısına ulaşmış bir sosyal video paylaşım servisi haline gelmişti. Özellikle komik video montajları ile ünlenen servis birçok Aykut Elmas, Cem Gelinoğlu gibi sinema filmi çeken bir çok oyuncunun piyasaya çıkmasına neden oldu. 2 yıllık piyasa liderliğinin ardından üyelerine para kazandıracak bir imkan susmayan servis instagram’ın da video paylaşım imkanı sanmasıyla bir anda önemli üyelerinin oraya kaymasına ve 1 yıl gibi kısa sürede tüm popülaritesini kaybetmesine neden oldu. Daha önceden Yahoo, Google, Microsoft gibi devlerin yaptığı hataya düşen Twitter elinde ki bu değerli servisi kaçırmasına kar edebilecekken zarar ettiği bir servis haline geldi. Eğer Twitter, Vine projesini ayrı bir site olarak değilde Twitter içine entegre yani tweet şeklinde çalışan bir video hizmeti olarak sunmuş olsaydı hem Twitter da etkileşimi daha çok artırıp yeni üye ve ziyaretçi kazanacaktı hem de Twitter’a video alt yapısını

Güzel, Kaliteli Web Hosting Firması Önerisi

İnternet sitesi kurmak artık işi teknoloji firması olsun, tarım firması olsun her firmanın yapması gereken bir girişimdir. İlla bir web sitesi olması için teknoloji firması olmanıza gerek yok. İnternet sitesi kurmak ise öncelikle bir domain (alan adı), bir de hosting (sitenizin barınma alanı) gerektirir. Sitenizi kurmadan önce muhakkak güzel bir alan adını seçmenize ve iyi, kaliteli bir web hosting firmasını belirlemenize ihtiyaç vardır. Alan Adının (Domain) Önemi: Alan adı, sizin yapmak istediğiniz işe en uygun kelimeleri içeren ve kolay akıl da kalan kelime ya da kelimelerden oluşması gerekmektedir. İlla şirket adınız olmak zorun da değildir. İnternette popüler olmuş, yüksek cirolar kazanan firmaların domainlerini incelediğiniz de büyük kısmının şirket alan adı ile değil yaptığı işe hitap eden alan adlarını seçmelerinden dolayıdır. Örneğin; Yeşilırmak Motor, 1997 yılın da kurulmuş eski bir motosiklet servis ve yedek parça hizmeti veren firmalardandır. 2013 yılına kadar bir lokal dükkana sahip tamirhaneden hizmet vererek ancak bulunduğu yer ve birkaç çevre ilçesine hizmet verebilmekte iken daha iyi kazançlar elde edebilmek için, tüm Türkiye’ye motosiklet yedek parçası satabilmek için 2013 yılında internetten hizmet vermeye karar verdi. Firma, internetten yedek parça satabilmek için firma adını içeren bir alan adı ile işe başlamış olsaydı, başladığı yerden ancak bir kaç adım ileriye

Bebekgiyim Mağazalar Zinciri Pamidor İflas Etmiş

Vayy be diyor insan. Geçmişte çalıştığı bir firmanın iyi yerlere geldiğini görünce sanki kendi firması gelmiş gibi seviniyor ama o firma battığında da kendi firması batmış gibi üzülüyormuş meğersem. 2003 yılında grafiker olarak başladığım iş hayatımda sektörün 2009’da iyi daralması ile alan değiştirip kendimi e-ticaret alanına yönlendirmiştim. Bir laptop firmasının e-ticaret işlerini yaparak geçiş yaptığım e-ticaret sektöründe 2. iş deneyimi mi 2010 Temmuz ayında Pamidor isimli çocuk giyim firmasının e-ticaret sitesinin müdürlüğü alarak ileriye taşımıştım. Ben işe başladığım da 5 adet şubesi varken internet şubesi olarak 6. şubenin yöneticisi ben olmuştum. 2 yıl kadar firmanın işlerini yapmış ve başka bir firmadan gelen iş teklifini değerlendirdiğim de Pamidor firması 20 şubeye ulaşmıştı bu sürede. En büyük rakibimiz ise Civil Giyim firmasıydı, o firma çok daha stratejik girişimler yaptığı için bizden daha hızlı büyüyor ve 35 civarı mağaza ile sektörün başını çekiyordu. Firmadan ayrılsam bile oradaki arkadaşlarla irtibatım kopmamış görüşmeye sürekli devam etmiştim. Ayrıldığım dönemde firma diğer çocuk giyim firmalarından farklı bir iş yapmış, kendi ürünlerini kendi üretmeye adım atarak rakiplerinden farklı bir yanını ortaya komuştu. Aradan geçen 4 yıl süresinde 20 olan mağaza sayısı 60’a yaklaştırmış ve devam edecek gibi görünüyordu. En son 2016 Kurban bayramı gibi görüştüğümde işlerin iyi gittiğini

E-Ticaret Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Teknolojinin ilerlemesi ile hayatımız gün geçtikçe internet üzerinden yürümeye başlıyor. Mobil bankacılık, e-fatura gibi işlerin yanı sıra E-Ticarette sanal ortamda kullandığımız bir uygulama. E-Ticaret, istenilen her şeyin sanal ortamda satın alınması anlamına gelir. İnternette her şeyin satılması mümkün. Biraz pazarlama becerisi ve sunum ile satışlarınızı sanal ortamda satabilirsiniz. E-Ticareti kullanabilmek için, bir kullanıcı adınız ve satacağınız ürünü sunmak istediğiniz alan gerekmektedir. Ve tabiî ki para transferini gerçekleştireceğiniz bir sistem gerekiyor. E-Ticaret ve normal ticareti kıyaslamak neredeyse mümkün değil. E-Ticaretin bir sınırı yok. Sunduğunuz ürünü çok geniş bir kitle ile paylaşabilirsiniz. Saniyeler içinde ürün satabilir ve gelir elde edebilirsiniz. Normal ticarette ise bu durumlar için biraz sabır gerekiyor. Çünkü ulaşabildiğiniz kitle kısıtlı kalıyor. Peki, e-ticaretin faydaları nelerdir? Öncelikle zaman sınırı olmadan 7/24 hizmet sunulabilir bir ortamdır. Herşey net bir şekilde ifade edilip, bilgiler akıcı olduğundan tereddüt etmeden satın alınabilir. Haliyle zaman açısından da tasarruf sağlanır. İstenilen ne varsa geniş bir yelpazede sunulduğundan, seçenek fazladır. Artık her işletme hemen hemen e-ticaret kullanıyor ve bundan dolayı rekabet var. Haliyle düşük fiyata satın alma gerçekleştirebilirsiniz. Tedarikçi içinde kolay bir ortamdır E-Ticaret. Stok takibi açısından sanal ortamda takibatını kolayca yapabilir. E-ticaret sitesi için en güzel taraf ise, alıcı nerde olursa olsun alışveriş yapabilir. Bu da

Konteynercim.com konteyner satış sitesinin tasarımını yeniledim

Konteyner günümüz de bir çok kişinin bilmediği sağlıklı, pratik, kullanışlı ve ucuz yapı türüdür. Eğer bütçeniz düşük ve bir ofise ihtiyacınız varsa ya da bir bahçe alıp içinde binbir çeşit ağaç ve sebze yetiştirmek isteyip de başında bekleyeceğiniz bir yapınız yoksa konteynerler sizin için çok pratik bir çözüm olacaktır. Konteyner size bir ev konforunu fazlasıyla verebilecek imkanlar da üretilmektedir. İmalatı 1 ila 2 gün sürdüğü için neredeyse göz açıp kapayıncaya kadar konteynerden bir ev yada ofis sahibi olabilirsiniz. Konteynerlerin modüler yapısı da oldukça avantajlıdır. İmalat aşamasında istediğiniz projelerde sınır yoktur, içerisine 3x7m2 ebatlarında bir konteynere 2 oda, 1 mutfak, 1 lavabo, 1 tuvalet ve 1 duşu rahatlıkla sığdırabilirsiniz. Yuvam Konteyner’in bir markası olan Konteynercim.com sizlere sıradan bir konteynerden çok daha fazlasını veriyor. Türkiye’de istediğiniz bir çok tasarımı başarıyla uygulayan firmalardan birisi hatta ilkidir diyebiliriz. İstediğiniz ebatlarda ve özelliklerde konteyner ev, ofis konteyneri, şantiye tipi konteynerler, wc/duş konteyneri, özel tasarım konteynerleri uygun fiyatlara çok kısa sürede direk Yuvam Konteyner fabrikası tesislerin de ürettirebilirsiniz. Ben de konteynercim.com sitesinin yeni tasarımının uygulanması, modifikasyonu ve ürünlerin seo tabanlı eklenmesi işini yaptım. Ücretsiz Prestashop e-ticaret yazılımına profesyönel bir tema satın aldık ama tasarımı firmaya göre uyarlayıp gerekli değişiklikler tasarımdan yapıldı.

Opencart İle Eticaret Sitesi Kurmak İçin Tavsiyeler

İnternetten eticaret yazılımları ile satış yaparak sadece bulunduğunuz yere değil tüm Türkiye’ye hatta tüm Dünya’ya ürünlerinizi satabilirsiniz. Ama siz sadece ürününüz den ve onu müşterilerinize tanıtmaktan alıyorsanız, ama internet yönünde hangi yazılımı, sunucuyu tercih edeceğinizi bilmiyorsanız size fikrinizi bir nebze olsun netleştirecek bilgiler vermek istedim. Sunucu mu Webhosting mi? : Eğer 500’den az ürün satacaksanız opencart sitenizi yayınlamak için bir sunucu kiralamanıza gerek yoktur, Web Hosting paketleri ile işinizi rahatça halledebilirsiniz. Tavsiyem Turhost, Nokta Hosting vs. gibi firmalar. Bunlardan yıllık 100 TL’lik bir paket ile çok rahat sitenizi yayınlayabilirsiniz. Fakat Webhosting paketleri sunucular da birden fazla sitelerin bir bilgisayar da yayınlandığı paketlerdir. Bu sunucuların özellikleri oldukça yüksek Ram, yüksek işlemci gücü ve SSD harddisk gibi çok performanslı yapılardadır. Sadece tek başınıza böyle bir sunucu kiralak isteseniz belki aylık 1000 TL’den fazla para verirsiniz. Ama böyle sunucular da çok fazla site bulunur ve her sitenin ayrı ziyaretçi sayısı olduğu için bu güçlü sunucular bazen çok ağır çalışabiliyorlar, ayrıca sitelerin sunucuyu yavaşlatmaması için anlık işlem sayısına kota getiriliyor. 500 ürüne kadar bu tür sunucular sizin sitenize de çok rahat yetiyor. Ama 500 üründen daha fazla ürün ekleyecekseniz anlış işlem sayısı aşırı artış göstereceği için sunucunuz aşırı yavaşlamakta. İşte 500 üründen sonra sanal

Google Kullanıcısına Hizmet Yerine Parayı Seçti

Google ilk arama motoru dünyasına çıktığında bir vizyonu vardı, bu da insanları görsele boğmadan, reklama boğmadan aradığı şeye en kolay şekilde ulaştırmayı hedeflemesiydi. Neredeyse 10 yıldır bunu ter temiz yapıyordu, son 5 yıldırda fena sayılmadan yapıyordu. Aramalarını solda, reklamlarını da sağda gösteriyordu. Google’un kullanıcıya değer veren bu yönü onu Dünya da %95’lere varan oranda tercih edilen arama motoru yaptı. Fakat acımasızca yeni bir kararla Google önce sadece sağ tarafta gösterdiği reklamlarını önce 1 adet olarak arama sonuçlarının üstüne de reklam ekledi, üstelik sağ taraftakinden çok daha belirgin şekilde. Bu zaman içinde 2, 3 olarak arttı. Son bir hamle ile sağ taraftaki reklamları tamamen kaldırıp arama sonuçlarının üstünde görünen reklam sayısını 4’e çıkardı. Böylece doğal yollarla Google’da 1. sıraya çıkmak artık hayal oldu, çünkü önünüzde artık 4 tane reklam var. En fazla 5. sıraya çıkabilirsiniz. Bu yeni hamlesi Adwords kullananlara artı olarak etkisi elbet olacaktır ama çıkış noktası insanlara en doğru bilgiyi en düzgün şekilde önlerine iğrenç reklamları dayatmadan insanlara aradıklarını buldurmayı amaçlayan arama motorunun bu duruma gelmesi tamamen çakallıktır. Çünkü şuanda artık arama algoritmasını hiç geliştirmesine gerek yok çünkü tüm sonuçlarını para veren insanlara göre odaklıyor artık. O sebeple arama sonuçlarında çıkan kişinin pek bi önemi yok. İnsanlar zaten arama

Avansas online alışveriş tecrübem

İnternet büyük nimet, ama biraz da büyük külfet (hareketsizlik açısından) diyebiliriz. Evimizden, iş yerimizden çıkmadan işlerimizi aksatmadan tüm ihtiyaçlarımızı internet ile karşılayabiliyoruz. En çok da iş yerinde internetin faydaları ön plana çıkıyor. Daha önceleri ofis ihtiyaçlarında çalıştığım yerlerde teknik malzeme noktasında tüm ürün alım ihtiyaçlarına ben çıkardım. Aradığım ürünü yada ürünleri nerede bulacağımı, aldığım mağazadan emin olup olamayacağımı kestiremediğim için genellikle bana 1 saat mesafedeki Kadıköy’e gider ve herkesin alışveriş yaptığı yerlerde tüm mağazaları elimden geldiğince detaylıca dolaşıp eksik ofis ürünlerini tedarik etmeye çalışırdım. Böyle yerler insanların hem ofis malzemeleri hem de ev malzemeleri bulabildikleri yerler ama insanları yanıltıcı birçok mağaza da uzak yerlerden gelenleri fazlasıyla istismar edenlerle dolu ayrıca. Bir yazıcı toneri alacaksın, kapı kapı dolaşmış ve yazıcına uygun toneri bulmuşsun, fakat oradaki simsar sana bu işini görür abi diye toneri verip gönderiyor, 1 saat gidip toneri alıp 1 saatte ofise geri dönüyorsun ama gel gör ki ofisin için aldığın toner arızalı. İşte bu yüzden hep işinin arkasında duran, malzeme kalitesine güvenebileceğin, yerlerden alışveriş yapmayı tercih ederim. Böyle alışveriş yerleri açık söylemek gerekirse biraz zor bulunuyor. Benim de huyum mudur nedir bilemiyorum, bir yerden bir kere memnun kaldım mı orayı kendi yerim gibi görüp sahipleniyorum. İşte size bugün bunlardan

Google, açık kaynak Android’den parayı vuruyor!

Google açık kaynak diye belirttiği Android’i kendi kapalı ekosistemi haline getirmiş. Bana zorla hangouts, google photos, google drive, google plus, gmail, google maps, google news vs. gibi uygulamaları kurduruyor. Bunları silemiyorsunda. Sadece Hangouts 100mbden fazla yer kaplıyor gene diğer servislerde 100 mb ortalamasında yer kaplıyor. Kabaca toplarsak belkide fuzuliden 1 gbye yakın telefonda yer işgal edip telefonu kasıyorlar. O servislerden belki sadece google maps kayda değer, diğerlerini isteğe bağlı şekilde herkes yükler. Ben hotmail kullanıyorsam telefonumda gmail uygulamasının ne işi var. yandex.disk ve onedrive kullanıyorsam telefonumda google photos ve gdrive uygulamalarının ne işi var. Zaten sevmediğim halde facebook kullanıyorsam ve aradığım arkadaşlar zaten orada varsa neden google plus telefonumda fazlalık yapsın, ramden, hddden çalsın. Millete mesaj atmak aramak için whatsapp artık bir halk terimi haline gelmişken hangouts’u ne yapayım ben. Eğer onlara ihtiyacım olsa zaten girer play’den indiririm. Bu bir dayatmadır ve ben bu dayatmaya karşıyım. En kısa sürede diğer telefon üreticileri bu duruma bir tepki göstermeliler. Google gelmiş diyorki benim google plus uygulamam 2 milyardan fazla indirildi diye hava atıyor belkide. Gerçi açık kaynaklı firmaların böyle küresel tekellere satılması başlı başına hata. Örneğin geçmişte Java’da tekellerden birine satılmış ve Windows XP’ye kadar çok iyi giden java alt yapılı uygulamalar

TürkTelekom, Avea, TTnet ve Tivibu tek isim altında birleşiyor

Türk Telekom, Avea ve TTnet yıllardır ayrı mağazalar da faaliyet gösteren ve hep Türk Telekom’a ait şirketler. Bilmeyeniniz yoktur herhalde, son 2-3 yıldır Türk Telekom Grup Mağazaları adı altında tüm bu firmalar tek mağazalardan hizmet vermeye başlamışlardı. Bu yeni değişimin bir haberci gibiydi. Bugün yapılacak basın toplantısında Türk Telekom , TTnet, Avea ve Tivibu tek isim altında birleşecekler. Yeni isim aldığım duyumlara göre yeni marka ismi sadece Türk Telekom olacak ve böylece tek marka üzerinden çok daha güçlü bir imaj çizilmesi sağlanacak. Bencede çok mantıklı bir karar sayılır. Ayrı markalara ayrı ayrı masraf etmek yerine tek markaya çalışıp tüm gücünü reklam yerine hizmetlere odaklayarak hem insanlara daha kaliteli ve ucuz hizmetler sunabilirsiniz hem de 3 ismi yerine tek ismi akıllara kolayca yerleştirebilirsiniz. Umarım Türk Telekom’un bu hareketi internet ve tarife fiyatlarına olumlu oran da yansıyıp hem müşterilerini artırırlar hem de rakipleri Turkcell ile Vodafone iyi bir ders vermiş olurlar. Yeni tabelalarını görenler olduğunu söyleyenler var. Tahminimce logolarında da değişime gidilecektir. Microsoft, Google, Facebook, Yahoo! gibi büyük firmalar yakın zaman da meteryal logo tasarımlarına geçtiler ve meteryal logolar oldukça ilgi çekiyor, ayrıca çok yenilikçi durduğu gibi gençler tarafından çokta seviliyor. O yüzden Türk Telekom’un sade bir logonun yanına düz bir Türk