Microsoft Lumia 950XL ve 950 telefon incelemesi – Video

Nokia yaklaşık 2 yıl önce çıkardığı amiral gemisi olan Lumia 930 modelinden sonra bir daha başka bir amiral gemisi çıkarmadan firmasının telefon bölümünü Microsoft’a sattı. Telefon bölümü Nokia’dayken çok fazla süre geçmeden yeni bir amiral gemisi yada alternatifi çıkıyordu piyasaya. Ama Microsoft satın aldıktan sonra Nokia’yı tam 2 yıldır bir amiral gemisi telefon çıkmadı. Lumia 930 Android tabanlı tanınmış telefonlardan çok üstün özelliklerle çıkmıştı piyasaya, kablosuz şarj, Full HD ekran çözünürlüğü (1920×1080 pixel) vs. gibi. 2 yılın ardından Lumia severler Windows Phone 10’un da çok beğeni toplaması ile birlikte çok mükemmel bir Lumia amiral gemisi telefon bekliyordu. İşte sonunda bekledikleri Lumia 950, Lumia 950 Dual ve Lumia 950XL amiral gemisi telefon nihayet piyasaya çıktı. Önce telefonların teknik özelliklerini inceleyelim. Lumia 950 ve Lumia 950 Dual teknik özellikleri Ekran boyutu: 5.2” AMOLED ekran ClearBlack teknolojisi ile geliyor, 564 ppi pixel yoğunluğuna sahip. Koruyucu cam: Dış cam teknolojisi ise Corning® Gorilla® Glass 3 ile geliyor. Ben bunu anladım Gorilla Glass 4 olur diye düşünüyordum ama yine Lumia 930 da da aynısı vardı. Yani cam konusunda 2 yıl öncenin teknolojisini kullanmaya devam ediyor. Arka Kamera: 20.0 MP Carl Zeiss Lens sahibi Prueview Kamera, 6 optik lens, 1/2,4 sensör açıklığıyla ve f/1.9 ile bir

En iyi ücretsiz bulut depolama siteleri

Biliyorsunuz internet ortamında dosya barındırmak hem masraflı hem zahmetli bir iş. Yanımızda taşımak istemediğimiz ama her an ulaşmamız gereken dosyalarımızı sanal bir ortamda bulundurmak bir yerlere alo demek için gerekli olan telefonumuzun olması kadar mecburi hale geldi. Cebimizde harici disk ya da flash diskler taşımak istemiyorsak müziklerimizi, resimlerimizi, vidyolarımızı yada herhangi türden dosyalarımızı sanal bir ortama yüklememiz gerekli. Birkaç sene öncesine kadar bilgisayarı yada telefonu olupta interneti olmayan kişi sayısı fazlaydı ama artık öyle bir kural kalmadı. Bizde internet yoksa, arkadaşımıza bağlanıp kullanıyoruz, on da yoksa komşudan, onlar da yoksa bi çay içmek için gittiğimiz cafeden, onlarda da yoksa artık hemen hemen her ilçe merkezinde ücretsiz sunulan Türktelekom hizmet noktalarından da olsa birşekilde internet bağlanıyoruz. Yani heryerden ulaşabildiğimiz internetimiz var ise, tüm lazım olan dosyalarımızı buralarda tutup istediğimiz her an kullanmak bizi birçok dertten kurtarıcak. Dosyalarımızı internet ortamında nasıl barındırırız? Bu 5 yol ile mümküm; Kendimize ait olacak bir hosting yada server kiralayıp, dosyalarımızı buraya yükleyip her ay tıkır tıkır para ödeyeceğiz. Rapidshare, zippiyshare, turbobit, lebittit, sendfile, depositfile vs. dosya depolama sitelerine yükleyip ya paralı hesap satın alıp yine her ay ödeme yapıp dosyalarımızı buralarda tutacağız veya ücretsiz barınma hizmetinden faydalanıp 30 gün içinde yeni bir indirme yapmadığımız dosyalarımızın silinmesine

Microsoft OneDrive kotaları düşüyor, fiyatlara zam geliyor

SilikonVadisi.tv’nin haberine göre; “Microsoft, Office 365 üyeliği bulunanlara sınırsız OneDrive alanı sunmaktaydı. Bu kararından vazgeçen firma, sınırsız alanı 1 TB ile sınırlayacağını açıkladı. 1 TB’den fazla verisi bulunanlara 9 ay daha erişim hakkı tanıyacak olan firma, bu süre zarfı sonunda yükseltme yapmayıp ek alan satın almayan kişilerin verilerini silecek. Yukarıda bahsettiğimiz sınırsız alanın dışında 100 GB ve 200 GB seçeneklerini de rafa kaldıran Microsoft, bundan böyle aylık 1.99 dolar karşılığında 50 GB alan seçeneği sunacak. Yani daha fazla depolama alanı istiyorsak para vermemiz gerekecek. Ayrıca hediye edilen 15 GB’lık fotoğraf ve video alanı kampanyasını da sonlandıracağını belirten firma, ücretsiz olarak her kullanıcıya tahsis edilen 15 GB alanın 5 GB’ye indirileceğini de açıklamalarına ekledi.” Microsoft bulut dünyasına, DropBox, Box.net, Google Drive gibi alanındaki devlerden sonra SkyDrive adı ile girmişti. Başarılı olabilmek için rakiplerinden daha fazla alan sunmaktan geri kalmadı, rakiplerinin dosya depolama hizmetlerini yakalayıp geçebilmek için depolama birimine yüklü ses ve görüntü dosyalarını indirmeden oynatma gibi farklı bir imkanda sunmasına rağmen başarıyı yakalayamamıştı. Daha sonra hizmet politikasını değiştirip sistemi tüm hizmetlerine entegre bir servis haline çevirdi (Office365, Outlook, Windows vs.). Ayrıca adınıda yeni bir başlangıç için OneDrive’a çevirdi. Bu haber ile anlaşılıyor ki Microsoft sonunda OneDrive ile aradığı başarıyı yakalamış ve

Skype’ye cep telefonların da neden kolay üye olamıyoruz?

Cep telefonlarının popüler iletişim uygulamalarından Whatsapp şimdilik sadece yazılı ve sesli mesaj atma, dosya paylaşma gibi basit işler yapıyor. Viber ise eskiden olan videolu görüşme özelliğini durdurarak şimdilik sadece yazışma, sesli görüşme ve sesli mesaj gönderme imkanı veriyor. Bu uygulamaların dışında Skype ise hem yazışma imkanı sunmasının yanı sıra, sesli ve görüntülü görüşme özelliği ve aynı zaman da sesli ve görüntülü mesaj gönderme özelliği ile rakiplerinden kat kat öne geçiyor. Geçiyor geçmesine ama çok önemli bir eksiği var. Rakipleri olan Whatsapp ve Viber sadece saniyeler için cep telefonu numarası üzerinden hesap açma imkanı sunuyor ama Skype’nin bu konuda durumu kritik sayılır. Çünkü sadece manuel kaydolarak hesap oluşturuyorsunuz ve sadece arkadaşlarınızdan Skype adresini bilipte listenize eklediğiniz takdirde karşı tarafta onaylarsa görüşme yapabiliyorsunuz. Bu eski kafalılığı sayesinde kullanım oranı acayip düştü. Millet gidipte uzun üyelik aşamalarıyla aktivasyonla uğraşmıyor, kuruyor Whatsapp’ı otomatikman hesap açılıyor ve cep telefonu listende olan Whatsapp kullanıcılarını otomatikman sana ekliyor. İşte skype’nin yapması gereken bu, telefona kurulur kurulmaz eğer hali hazırda bir Skype hesabınız yoksa otomatik bir hesap oluşturmalı ve normalde hesabında ekli kullanıcıların yanına cep telefonu rehberindeki kişileride otomatik listeye ekleme, bak o zaman skype kulanımına. İncelediğim kadarıyla viber, line, wechat, whatsapp arasında en iyisi Skype, ama eski kafalı.

Outlook özel mail hesaplarını kapatıyor

Gmail’in meşhur APP hizmeti olan kendi domainizle Gmail’i kullanma imkanına benzer Hotmail’inde domain.live.com hizmeti vardı. Kendi domainizi domain.live.com adresinden ekleyip 500 adet kendi domain adınızla ücretsiz mail hesabı açıp outlook.com üzerinden kullanabiliyoruz. Geçtiğimiz Nisan ayının 10’undan bu yana yeni kayıtları durduran Outlook önümüzdeki 31 Temmuz 2014 itibariyle daha önceden kayıt olunan domainlerde yeni mail hesapları açmayı da dururacağını bu gece gönderdikleri maille bildirdiler. Yani 31 Temmuz’dan sonra 500 tane ücretsiz mail hesabı açma imkanından artık yararlanamayacaksınız. Ama daha önceden bu 500 hesaptan kaç tane hesap açtıysanız onları kullanmaya devam edeceksiniz. Tabi ileride onlarıda kapatıcaz demezlerse. Örneğin sizin domain adınız falancafirma.com ve bu domaini outlook’a kaydetmiş ve info@falancafirma.com isimli bir mail hesabı açmıştınız, işte 31 Temmuz’dan sonra bu info@falancafirma.com mail hesabınız outlook üzerinden çalışmaya devam edecek ama yeni bir mail hesabı açamayacaksınız, örneğin falanca@falancafirma.com yada baskabirisim@falancafirma.com gibi. Yeni mail hesabı açmak isteyenler ise Microsoft’un Office 365 isimli hizmetine yıllık bir ücret ödeyip kendi domainlerininden hesap açıp kullanmaya devam edebilirler. Yani kısaca yıllık yaklaşık 60 TL için Microsoft adını karalamaya niyetli. Bir zamanlar ücretsiz mail hesabı dağıtmak için paralar saçan firmalar artık ne oldu da önce Gmail, şimdi de Hotmail paralı hizmetlere geri dönmeye başladılar anlayamadım. Gmail’de bu ücretsiz kendi domainden kaydolma

Yahoo Mail mi, Hotmail mi yoksa Gmail mi? En iyi mail Hangisi?

Ben de 2000’lerin başında her Türk gibi önce Mynet mail sonra Hotmail ile mail hayatına başlayanlardanım. Tabi biraz parası olanlar Superonline mailini kullanırlardı orası başka. Yıllarca mail piyasasının en iyisi hep Yahoo olmuştur. O yüzden 2006’da kalitesi ve güzelliğinden dolayı hem Hotmail’i hem de Gmail’i komple terkedip Yahoo maili kullanıyorum. Son 2 seneye kadar da sorsalar Hotmail mi, Gmail mi, Yahoo mu? diye neredeyse sorgusuz Yahoo diyordum. Son 2 senede zorla fikrimi değiştirmeye başladı hatta değiştide denebilir. Sitesi çok fazla hata veriyor. Git gide daha zor çalışır hale geliyor. İnanın eskiden o kadar iyiydi ki bu mail işinde, sırf kullanmıyorum diye ve Yahoo’nun bu kadar kötü duruma geleceğinizi tahmin edemedim diye isakoc@gmail.com gibi prestijli bir mail adresini sildim şimdi geri alamıyorum. Ama Yahoo git gide vasata götürdüğü Yahoo maili bırakmam için beni zorluyor. Belki benim gibi milyonları da. Ayrıca mail web sitesinde mail okuma alanını çok daralttılar, o sağdaki reklam alanı çok fazla yer kaplıyor, tamam oraya reklam koy ama ben sayfayı tam ekran yaptığımda bari kenara yasla da mail okuma kısmı büyüsün. Ama tam ekran yapsam bile mail okuma kısmı aynı boyutta kalıyor. Dar bir kutunun içine sıkışmışım gibi hissediyorum kendimi. Şu anda mail firmaları arasından Yahoo Mail 5

Warez sitelerin zararları

R10’da bir arkadaş paylaşmış, “Warez siteler Google’dan kaldırılıyor mu?” diye sormuş, bende yorum olarak cevap atayım derken, bu konuda dertli olduğumu fark ettimi ve dertlerimi aşağıya sıraladım. Aslında Google en iyisini yapıyor, diğer arama motorlarınında bu duruma uyması şiddetle gerekli. Warezleri komple kaldırırsa eğer, onun alternatifi ve değer verilmeyi hak eden ürünleri keşfediyoruz. Örneğin; uzun süre kullanacağım her bilgisayara muhakkak bir photoshop kuruyordum ufak tefek işlerimi halletmek için. Ama sonra gördümki pixlr.com gibi mükemmel bir site varmış bu işi photoshop.com‘dan fazlasıyla iyi yapıyor, hem de warez photoshop programını kurmak zorunda bırakmıyor. Ondan sonra sesli ekran videosu çekmek için camtasia’yı kuruyordum, sonra gördümki screenr.com ve screencast-o-matic.com zaten bu işi yapıyormuş. Tek farkları var kayıt süre sınırı. Onuda kullanana kullanan dengeliyorsun twitterda 140 karakterde roman yazmak gibi. Zaten bir mecburiyet olan Office programını söylemeye bile gerek  yok, onun hem Google Docs (docs.google.com), Microsoft Skydrive.com veya program olarak OpenOffice de ayrı birer alternatif. Birde şu ana kadar gerçekleşmiş bir örnekte var. WinZip vs WinRar. Winzip sıkıştırmanın adıdır. Neredeyse herkes ziple gönder der. İşte bu kadar popüler olan Winzip paralı olunca isteyen satın aldı, istemeyen ise alternatifi olan ücretsiz WinRar’a geçti. Oda ücret istiyor ama vermezsende kullandırmam demiyor. Onunkisi bir nevi bağış gibi birşey

Arama motoru Bing’i Türkçe’ye çevirin

Microsoft’un arama motoru Bing ilk çıktığında Türkçe dil desteği ile hizmet vermeye başlamıştı. 2 ay kadar önce hiçbir sebep belirtmeden Türkçe dilde hizmet sunan bing.com.tr sitesini kapatıp bing.com adresine yönlendirirken Türkçe dilide yayından kaldırmıştı. Microsoft’un Türkiye destek hattına bu durumu sorduğumda yayından kaldırılma sebebini kendilerinin bilmediğini, alınan karar doğrultusunda Avrupa ofisi tarafından bu hizmetin durdurulduğunu belirtti. Ne zaman tekrar Türkçe olarak hizmete başlayacağını sorduğumda ise hiçbir tarih belirtmediler ama yayından kalkmasının teknik aksaklıklardan olması ihtimalinin ağır bastığını ve uzunca bir müddet Türkçe dil seçeneği ve bing.com.tr’de hizmet verilmeyeceğini belirttiler. Ama arama motoru bing.com’da yinede bir yöntem ile sayfayı Türkçe olarak kullanabilmekte ve arama yapabilmekteyiz. Şimdi Bing’i Türkçe’ye nasıl çeviririz aşağıdaki videolu anlatımdan izleyerek öğrenebilirsiniz. Video’yu buradan izleyebilirsiniz

Skype’yi alan Microsoft rakipsiz konuma geldi

Uzun zamadır internet üzerinden uygun fiyatlara tüm dünyayla telefon görüşmesi hizmeti ile ücretsiz görüntülü anlık yazışma hizmeti veren Skype’yi 8.5 Milyar Dolara satın aldı. Gtalk ile istediği başarıyı yakalayamayan Google uzun zamandır Skype’yi satın almak istiyordu. Ama başarılı olmayınca Skypi’yi Microsoft kapmış oldu. Zaten anlık yazışma piyasasında Live messenger ve Xbox Live, ile 350 milyon aktif kullanıcısı olan Microsoft, böylece Skype’yi alınca online görüşme ve anlık yazışma piyasasının rakipsiz tek lideri konumuna hemen, hemen oldu. Google ise Gtalk ile bir sektörde daha sınıfta kalması hemen, hemen kesin olmuş oldu. Microsoft’un zaten Facebook’ta da ciddi bir hissesi var. Live messenger, Xbox Live, Lync, Hotmail, Outlook’un yanına Skype’nin de eklenmesi Microsoft’u eski günlerine dönmesine çok az kaldığının bir göstergesi oldu bence. Daha öncede Nokia ile anlaşmıştı zaten. Bundan sonra çıkacak her Akıllı Nokia telefonlarda Windows Phone ile Skype’de vazgeçilmez bir parça olacak. Bu anlaşma ile Google’un Androit atağıda darbe yiyebilir.

Yeni Site Açarken Dikkat Edilmesi Gerekilen Kriterler

WordPress ile yeni bir site kuruyorsunuz. Çünkü Google ile en uyumlu ve basit yazılımlardan birisi WordPress. Sanıyoruz ki wordpressi kurup siteyi yayına sokunca herşey tamam oluyor, hemen Google bizi ekliyor ve anında 1. sayfanın tepesine çıkarıyor diye düşünüyoruz. Ama hangi sistemi kullanırsak kullanalım dikkat etmemiz gereken çok önemli noktalar var. Bir arkadaşımız bu konuda bir soru sormuştu bende hem ona hemde sizlere yardımcı olması açısından kısa ama mühim birkaç kriteri göstericem. Bir çoğumuz ben zaten biliyorum diyebilir ama bizim bu yazıda hedef kitlemiz bunların hiçbirisini veya birkaç maddede olsa bilmeyenler. Site açarken dikkat etmemiz gereken maddeler: Sitemizin tüm ayarlarını tamamlamadan asla google, başka bir arama motoruna veya başka bir siteye sitemizin linkini eklememiz gerekmekte.  Çünkü Google sitemizin ilk halini gördüğünde eksik halleri ile görecek ve yarışa başlamadan 1-o yenik başlamanıza neden olan ilk hatayı yapmış olucaksınız. Google siteleri daha hızlı inceleyebilmesi için her sitede olmasını istediği kurallar mevcut bu kuralları yerine getirmemiş siteleri mimleyerek onları ikinci sınıf site olarak ele alıyor ve bir sonraki ziyaret sıklını ve vereceği önemi buna göre planlıyor. İlk anda 1-o yeni başlamamak için ilk ve en önemli kuralı es geçmeyin. Tüm ayarlarınızı yaptıktan sonra ise hiç durmayın hemen ekleyin. Title ve Meta ayarları. Arama motorları

Yahudi kuruluşu web siteleri

İsrail oğulları kendilerine gönderilen hemen hemen her peygambere eziyet etmiş kimini öldürmüş kimine türlü eziyetler etmiş bir kavimdir. Bu sebepten dolayı Allah tarafından lanetlenmiş bir toplum olmuşlardır. Son olarak Hz. İsa’ya inanmayıp onada eziyet etmeye kalkmışlardır ve çarmıha gerip öldürmeyi düşünmüşlerdir. Allah CC. Hz. İsa’yı öldürmek isteyenlerden korumak için onu semaya alımış ve ona ihanet eden kişinin belden yukarısını Hz. İsa’ya benzetmiştir. Yahudilerde onu Hz. İsa sanıp çarmıha germişlerdir. O dönemde Roma imparatorluğuna ait olan Filistin topraklarında yaşamaktaydılar. Roma imparatorluğu zamanla hristiyanlaşınca yahudilere karşı cephe almış ve siz bizim peygamberimizi öldürdünüz, sizi burada istemiyoruz diyip tüm yahudileri oradan sürmüşlerdir. Bir çoğu gittiği yerlerde de dışlanmışlardır. Onlarda kendilerini saklamak için avrupanın büyük şehirlerine gitmişlerdir. O dönemde en iyi gelir kaynağı tarımcılık olduğu için ve köylere gidip tarım yapamadıkları için şehirlerde ticaret ile uğraşmışlardır. Her dönemde kendilerini sıkı sıkıya tutmuş ve tüm gelişmiş şehirlerde yaptıkları ticaretlerde birbirlerini desteklemişlerdir. Zamanla değiştirilen Tevrat’a ekledikleri en önemli ibadet olarak gösterilen bilgiler ise en büyük sevap kazanacağınız iki şey var 1.si istihbaratçılık, 2.si ise fahişeliktir gibi ibare eklenmiş ve her fırsatta bu ibadet için çalışmaları gerektiği vurgulanmıştır (kaynak Kadir Mısıroğlu). Bu sebeple sanayi devriminden sonra tüm piyasalarda ciddi paralar kazanmışlar ve her birinin ürettiği ürünü diğer

Firefox kullanımı IE’yi yakalıyor

Geçen sene İnternet Explorer 6.0 için “Artık Tarayıcıları Güncelleme Vakti Geldi” isimi ile yazdığım yazıda blog sayfamı ziyaret eden ziyaretçilerin kullandığı browser istatisiğini gösteren bir istatistik fotosu yayınlamıştım. Aradan yaklaşık 14,5 ay geçti ve bugünkü istatistiklerle o günkü istatistikleri karşılaştırdığımızda kullanım oranlarında büyük değişiklikler olduğunu gözlemliyoruz. Yukarıdaki resim dünkü ziyaretçilerin kullandığı browser istatistiği, aşağıdaki resim ise 2 Şubat 2009 yılında blog sayfamı ziyaret edenlerin kullandığı browser istatistiği. İstatistiklerde de görebileceğiniz gibi o günkü ziyaretçilerin 350’si İnternet Explorer kullanıyormuş, bugün ise 239 kişi İnternet Explorer ile blog sayfamı ziyaret etmiş. O gün Firefox kullanan sayısı 128 kişi iken, bugün bu oran 188’e çıkmış durumda. Ayrıca Chrome kullanan sayısıda bir hayli artmış gibi görünüyor. O gün ziyaretçilerimden 4 kişi Chrome kullanırken bugün bu sayı 53’e yükselmiş durumda. Kendisini çok beğenmeme rağmen pek fazla değişiklik göstermeyen tek browser ise Opera olmuş. Daha önce 8 ike şuanda 15’e çıkmış bu oran. Yaklaşık %100 bir artış varmış gibi görünsede rakam bazında çok düşük kullanım oranına sahip halen. Gözle görülür oranda düşüş yaşayan İnternet Explorer, Avrupa Birliğininde son vurduğu darbe ile dahada düşecek gibi görünüyor.