googolopoly, google android tekeli

Google, açık kaynak Android’den parayı vuruyor!

Google açık kaynak diye belirttiği Android’i kendi kapalı ekosistemi haline getirmiş. Bana zorla hangouts, google photos, google drive, google plus, gmail, google maps, google news vs. gibi uygulamaları kurduruyor. Bunları silemiyorsunda. Sadece Hangouts 100mbden fazla yer kaplıyor gene diğer servislerde 100 mb ortalamasında yer kaplıyor. Kabaca toplarsak belkide fuzuliden 1 gbye yakın telefonda yer işgal edip telefonu kasıyorlar. O servislerden belki sadece google maps kayda değer, diğerlerini isteğe bağlı şekilde herkes yükler. Ben hotmail kullanıyorsam telefonumda gmail uygulamasının ne işi var. yandex.disk ve onedrive kullanıyorsam telefonumda google photos ve gdrive uygulamalarının ne işi var. Zaten sevmediğim halde facebook kullanıyorsam ve aradığım arkadaşlar zaten orada varsa neden google plus telefonumda fazlalık yapsın, ramden, hddden çalsın. Millete mesaj atmak aramak için whatsapp artık bir halk terimi haline gelmişken hangouts’u ne yapayım ben. Eğer onlara ihtiyacım olsa zaten girer play’den indiririm. Bu bir dayatmadır ve ben bu dayatmaya karşıyım. En kısa sürede diğer telefon üreticileri bu duruma bir tepki göstermeliler. Google gelmiş diyorki benim google plus uygulamam 2 milyardan fazla indirildi diye hava atıyor belkide. Gerçi açık kaynaklı firmaların böyle küresel tekellere satılması başlı başına hata. Örneğin geçmişte Java’da tekellerden birine satılmış ve Windows XP’ye kadar çok iyi giden java alt yapılı uygulamalar

İnternet ile hayatımıza giren yeni kavramlar

İnternet ile hayatımıza giren yeni kavramlar

İnternet kullanımının yaygınlaşması ve Web 2.0 dönemine girilmesiyle internet kullanıcıları da artık birer yayıncı haline geldi. Öyle ki interneti kullanan bu kitle sadece birer yayıncı olmakla kalmayıp hayatlarına ve hayallerine dair ne varsa internet üzerinden paylaşmaya devam etti.  Bu paylaşma isteğini sosyal medya araçları; Facebook, Twitter, Instagram, Youtube vs. ise hızlanmasını sağladı. Bu paylaşımlar da daha birkaç yıl öncesine kadar hiç bilmediğimiz birçok terimi kullanmaya başladık. Kullanıyorduk kullanmasına ama çoğunun anlamını bilmeden kullanıyorduk. Bu yazı da sosyal medya hayatında daki  bu paylaşımlar yardımıyla hayatımıza giren kavramları ( selfie, caps, troll, wiki, emoji, bitcoin, siber güvenlik, dijital arınma) inceleyim. Selfie Nedir? 2013 yılında Oxford Üniversitesi tarafından seçilmiş ve TDK’da öz çekim olarak karşılık bulan Selfie için öncelikli olarak kamera ile aranızda 60 cm ya da buna yakın bir mesafe bırakmanız gerekiyor. Aslında mesafeye ölçmeye de gerek yok. Buna kolumuz karar veriyor. Telefonumuzu tepeden, karşıdan, alttan, sağdan, soldan…  hangisini istersek,  yüzümüzü görecek şekilde kendimizi poz vermeye ayarlıyor ve deklanşöre basıyoruz. Caps Nedir? Caps sözcüğü,  İngilizce ‘capture’ kelimesinden geliyor.  Caps’ler  filmlerden,  fotoğraflardan ya da çeşitli görüntülerden oluşan karelerin mizahi yazılarla bütünleşmesini içeriyor.  Dönem içinde yaşanan sosyal içerikli olaylarla, magazinsel boyutlarla ve ünlü kişilerin yaşadıklarıyla renklendirilebiliyor.  Tabi bir de en çok ilgi çeken kısım

Youtube Kanal Profil Linki Alma

Youtube Kanal Profil Linki Alma

Youtube’da eskiden kanal sistemi yokken bir profille sadece bir yere videolarımızı yükleyebiliyorduk ve Youtube profilimiz linkimiz şu şekil görünüyordu http://www.youtube.com/isakoc gibi. Daha sonra Youtube’ye kanal özelliği geldi ve bu sayede tek bir profilden farklı amaçlar altında istediğimiz kadar kanal oluşturarak videolarımızı dilediğimiz kanalda görünecek şekilde yükleyebilmeye başladık. Fakat kanallar da Youtube profil linkleri aşağıdaki gibi karmaşık hallerde görünmekte. Bu hem takipçileriniz açısından cazip görünmüyor hem de kanalı kullandığınız ürün için prestij kaybına neden oluyor. http://www.youtube.com/channel/UCNF1ZgxjK57x2_BRBaYoXBw Youtube kanallarında profil linki alma imkanı yok mu? Var tabiki. Dilediğiniz kanal için boşta dilediğiniz kanal profil linkini alabilirsiniz. Böylece kanalınız yukarıdaki karmaşık URL görüntüsünden kurtulup http://www.youtube.com/KANALADI şeklinde hoş bir görüntüye kavuşacaktır. Youtube kanal profil linki nasıl alınır? 1 – Birinci adımda öncelikle Youtube’da oturum açın, eğer oturumunuz açıksa daha önceden oluşturduğunuz kanalınıza geçip yapın ve Youtube gelişmiş hesap ayarları linkine tıklayarak kanalın gelişmiş hesap ayarları sayfasına gidin. 2 – Açılan Youtube gelişmiş hesap ayarları sayfasın da üst tarafta kanal ayarları kısmını göreceksiniz. Hemen altında aşağıdaki resimdeki gibi kanalınızın hali hazırda var olan URL görünümünü göreceksiniz. URL’nin yanında Özel URL oluştur linki mevcut, bu linke tıklayın. 3 – Kanalınız için Özel URL oluşturma sayfasına geleceksiniz. Burada “Özel kanal URL’si oluşturma” kutusuna başkasının kullanmadığı bir URL

%100 Türk sosyal ağ sitesi

%100 Türk sosyal ağ sitesi

İstiyorum ki %100 Türklere özel, Türk diline, coğrafyasına, kültürüne özel bir sosyal ağ sitemiz olsun. Ruslar ve Çinliler yaptığını bizde yapalım. Sosyal ağ sitesinde olması gereken en önemli özellik üye sayısıdır. Arkadaş veya aile çevrende kullanım oranıdır. Ve hemen ardından özelliği, işlevselliği gelir. Ülkemizin ilk sosyal ağ sitesi sanırım Siberalem oluyor. O zamanlar kız internetten tavlanır mantığı yüzünden siberalemin yaptığı iş çok tuttu ve Türk internet kullanıcıları arasında sosyal ağ mantığı bunun üzerine kuruldu. Peşpeşe rakipleri açıldı. Bu rakipler arasında en farklı işlevselliği Yonja.com sunmuştu. Kendine sürekli yeni özellikler eklemeye çabalaması onu diğer sitelerden ayırdı ve kısa sürede 500Bin üyeye ulaşarak zamanının Türkiye rekorlarını kırmıştı. Hatta o kadar popülerdiki online alışveriş sitesi olan yonjashop’u kurmuştu. Fakat ana fikir olarak hep kız tavlama üzerine kurulu olması, daha doğrusu sosyal ağ sitelerimiz bu fikir üzerine kurulu olup, fikirlerini genişletmemeleri onların sonunu getirdi. Peşine Facebook’un Rusya ve Çin dışında tüm neredeyse tüm dünyayı ele geçirmesi karşısında maalesef bizde susup ona uyduk. İsterdim ki Facebook yerine Rus’ların Odnoklassniki.com (ok.ru) ile VK.com ile yaptığını, Çin’lilerin Weibo, Tencent, Qzone ile yaptığını biz kendi ülkemizde yapalım. Yapalım çünkü dilimiz tüm dünya dillerinden zıt bir düzende olduğu gibi mantık yapımızla zevklerimizde neredeyse tüm dünya halklarına zıt. Üstelik sadece

En iyi Wordpress yorum eklentileri

En iyi WordPress yorum eklentileri

WordPresste yazı yazmanın dışında en önemli olan şey yazılarınıza birilerinin yorum yazması. Ama günümüzde insanlar teknolojinin getirdiği hantallık ve tvlerde yapılan büyüler sayesinde o kadar üşengeç oldu ki artık isim soyisim, mail adresi, web site gibi bilgileri bile girmeye üşenmekteler. Tabi buna birde Facebook ile Google+’un etkiside var. Nasıl derseniz bir çok web sitesi (bloglar, haber siteleri, portallar vs.) yorum bölümlerinde Facebook yorum eklentisini veya Google+ yorum eklentisini kullanıyor. Böylece zaten üye girişi yapmış olduğumuz bu siteler sayesinde yorum yapmakta kullanılacak genel bilgilerimizi wordpress bloglarında yorum yaparken tekrar tekrar girmek zorunda kalmıyoruz. Bu sayede insanlar aynı sohbet ederken yaptıkları gibi yorumlarını ardı ardına yazıyor ve yazılarımıza lezzet katıyorlar, tabi araların da bazen acı yorumlar da gelmiyor değil hani 😉 Bir zamanlar OpenID gibi bir proje vardı, bu proje sayesinde WordPress, Yahoo, Google, Hotmail, LiveJournal, Technorati ve Aol gibi sitelerde hesabı olanlar OpenID destekleyen web sitelerine tek tık ile bilgilerini girip hem üye olacaklardı hem de yorum yazmakta kullanabileceklerdi. Tabi bu proje halen devam ediyor ama başta Facebook olmak üzere, hemen arkasından Google gelmek üzere ciddi manadaki üye sayısını kullanarak bu projenin dışına çıkıp kendi tekellerini kurdular. Bu tekel olma furyasına biraz geçte olsa WordPress’te katılmış durumda. Artık ciddi bir kullanıcı

Google Plus toplu arkadaş ekleme

Google Plus takipçi artır, toplu arkadaş ekleme

Google Plus’un Facebook gibi sadece yakın tanıdığımız kişilerle iletişim kurmanın dışında tanımadığımız kişilerle de iletişim kurma imkanı onu farklı kılıyor. Özellikle web sitesi sahipleri ya da konular üzerine fikir alışverişi yapmayı sevenler için çok özel bir yer. Facebook’a oranla paylaşımlar üzerinde etkileşimi daha fazla. Örneğin paylaştığınız bir fotoğraf üzerinden bir kişi ile sohbete başladığınız da, bu sohbeti ikinizin de çevresindeki arkadaşlara da yansıtarak sohbet çeşitliliğini artırıyor. Ayrıca paylaşımların yanında bulunan +1 butonu da bize eski bir forum alışkanlığını daha zevkli halde sunarak o butona basmamızı sağlıyor. Bu da paylaştığınız içeriğin daha çok ilgi görmesine daha çok çevreye ulaşarak muhabbetin derinleşmesine sebep oluyor. Bir diğer önemli özelliği, bana göre en önemli özelliği paylaşımlarınıza Google torpili gelmes. Google haliyle dünyanın en çok kullanılan arama motoru, elinde bu nokta da ciddi bir tekel var. Bu özelliğini hiç sevmesem de şimdilik bu Google meretine el mahkum. Web sitenizde ya da başka bir yerdeki paylaşımlarınız eğer Google+’da paylaşılırsa ya da +1’lenirse Google, ona arama motoru sıralamasında bir öne geçme imkanı veriyor. Paylaşımınız ne kadar çok +1’lenirse veya paylaşılırsa o kadar çok yukarı tırmanmanızı sağlıyor. Kısaca Google, sen benim sırtımı kaşı, ben de senin sırtını kaşıyayım diyor. Bu iki önemli sebepten dolayı Google plus’da ne kadar

Google Plus

Google Plus

LeWeb Paris 2013 etkinliği kapsamında Google’ın başkan yardımcısı Bradley Horowitz demişki; Google Plus’ı en başından beri Google’ın çok sayıdaki ürünüyle entegre etme planları olduğundan bahseden Bradley Horowitz, yukarıda bahsettiğimiz YouTube örneğine gönderme yaptı. Bradley’nin konuşmasından çıkan bir sonuç olarak Google’ın Google Plus’a bundan sonra aynı YouTube örneğinde olduğu gibi çok sayıda ürünüyle entegre edeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. (Konuşmasının tamamı burada.) Google bizleri mecbur bırakmaya zorluyor bu da servis her ne kadar kendine ait olsada ahlak dışı. Daha doğrusu googlelun bu yaptığı çok büyük bir terbiyesizlik. Biz web sitemizde bir konu paylaştığımızda bunu twitter’da paylaşırsak pek önemsemiyor facebookta paylaşırsak gene pek önemsemiyor ama googleda +1ler yada paylaşırsak hemen gelip yeni yazını inceliyor ve indexliyor sonrada o konuyu aynı konuları içeren başka sitelerin konusuyla kıyaslıyor eğer o siteler +1’lenmemişse seni hooop onun üzerine alıyor. Ayrıca senin sitenin diğerinden daha kaliteli olması yada onun seninkinden daha kaliteli olması da fayda etmiyor. Eğer eşit şartlarda yarışmak için iki siteninde ya Google Plus kullanmamış olması yada kullanmış olması lazım. Aksi takdirde şuan da Google Plus kullanan haksız bile olsa kazanan taraf oluyor gibi görünüyor. Yani kısacası diyorki kıroyum ama servis benim. Eğer ziyaretçi almak istiyorsan ne kadar kendini yırtarsan yırt siteni google plusla entegre etmezsen sana

google-plus-uye2

Google Plus 18 milyona ulaştı

Google Plus bugün itibariyle 18 milyon kullanıcıyı geçmiş durumda. Bu sayıya ulaşırken her gün yeni bir rekor kırarak gelmişti. Fakat görünen o ki bu rekorlara bir süreliğine ara vericek gibi görünüyor. Geçtiğimiz hafta tek bir günde 2 milyon kişi Google Plus’a üye olurken, son 4 gündür ortalama günlük 948 bin kişi Google Plus’a üye oldu. Dün ise 763 bin üye ile günü kapattı. Bu gösteriyorki Google Plus yavaş yavaş durağan bir döneme giriyor. Eğer Google’un daha önceden çıkarttığı durum güncelleme servisi Google Buzz’u dikkate alırsak, aynı istatistikleri o da yaşamıştı. İlk yayına alındığı günlerde hızlı bir büyüme yaşayıp kısa sürede 10 milyon kullanıcıya ulaşmıştı ama bu üyeler sadece bu servisin nasıl birşey olduğunu görmek için üye olmuşlardı. Kısa sürede ulaşılan bu üye sayısına rağmen kullanım oranı çok düşük kalmış ve sonunda insanlar yerine botlar tarafından kullanılan bir servis olumuştu. Şuanda Google Plus insanlar tarafından fena sayılmayacak şekilde aktif olarak kullanılmakta ama yinede Google, Plus için heyecan verici yeni birşeyler yapmadığı takdir Google Buzz ile aynı sonu yaşama tehlikesiyle karşı karşıya. Bu arada Google Plus’ta en çok takipçisi olan kullanıcı 341 bin takipçiyle Facebook kurucusu Mark Zuckerberg olmuş durumda 🙂 Sanırım oda oradan her gün Facebook’a davet linkleri paylaşsa Google Plus’dan

google-plus-sekme

Chrome sekmesinde Google Plus bildirileriniz görünsün

Google Plus yayın hayatına başlayalı henüz 17 gün olmasına rağmen üye sayısı 10 milyon’u çoktan geçmiş durumda. Aynı zamanda Google Plus için yazılan uygulamalarda bir biri ardına gelmeye başladı. Bende 10 gündür aktif olarak kullanmaktayım ve şuanda ortam henüz Friendfeed benzeri ortamın dışına çıkmamış olsada Facebook’tan daha aktif ve kullanmaya değer durumda. Sanırım Friendfeed’den kalma bir alışkanlık olsa gerek Google Plus’a en çabuk biz Türkler alıştı. Çünkü en aktif kişiler şuan da Türkiye’den. Sürekli bilgiler paylaşılıyor ve paylaşımlarada ciddi manada ilgi var, hemen hemen her paylaşım yorumlarla tartışılmakta ve aktif bir ortam oluşmaya başladı bile. Bu sebeple bende sürekli Plus’umu açık tutuyorum. Chrome’da bir yandan diğer sekmelerde başka sitelerde dolanıyorum bir yandan da sürekli Plus’umu kontrol ediyorum herhangi bir yorum gelmişmi diye. Bugün rastladığım Chrome Sekme eklentisi sayesinde artık ikide bir kontrol etmek zorunda kalmıyorum. Herhangi bir bildiri olduğunda sekmenin Favicon kısmında gelen bildiri sayısını göstererek beni haberdar ediyor. Eklentiyi aşağıdaki linke tıklayarak kurabilirsiniz. Chrome Google Plus Sekme Eklentisi

Google Plus Davetiyesi

Google Plus ve Davetiye

Teknoloji takip eden herkes bilirki Google 26 Haziran’da Facebook’a başarısız bir iki denemeden sonra en başarılı girişimi olan Google Plus sosyal çevreler hizmetini yayına aldı. Tabi bizde kaçırmayıp hemen bir Google Plus davetiyesi ile hesabımızı açtık. İlk isteğim beni bu Google Plus profilimden takip etmeye başlamanız. Google, insanların her zaman insanların hemen ulaşamayacağı en özeli en çabuk ulaşmak ve hemen sahip olmak istediklerini iyi öğrenmiş olmalı ki aynı Gmail taktiğindeki gibi Google Plus hizmetinide davetiye usulü ile başlattı. Bu o kadar etkili olduki ilk günlerde ciddi kullanıcı sayılarına ulaşıldı. Henüz resmi bir rakam vermemiş olsalarda 50 milyon üyeye ulaştıklarını tahmin ediyorum. Çünkü yerli yapancı bütün teknoloji blog ve sitelerinde Google Plus konuşuluyor. Google Buzz hizmetini davetiye usulü ile değilde direkt halka açık sundu ama rağbet görmedi. Bu hizmeti sonlandırayım mı diye düşünmüş olabilir diye aklımdan geçmedi değil bir ara. Neyseki Google Plus başarısı ile Google Buzz’da tekrar canlanacak gibi. Bende ilk izlenimlerim olarak Google Plustan iki hafta önce hizmete aldığı Google +1 ‘de dahil olmak üzere tüm Google hesaplarını bu Google Plus’ta birleştirerek çok büyük bir + elde etmiş. İnsanların Picasa’ya yükleyipte unuttukları fotoğraflar Google Plus ile tekrar canlanıyor, Gmail’e entegreli Buzz’daki güncellemeler’in yerini Google Plus desteği alıyor, Youtube’ye yüklediğiniz

turkiye-ve-google

Türkiye ve Google

Yahu anlamıyorum sözüm ona bazılarını, üç kuruş için ülkemizin arkasında durmayıp google gibi bir sitenin arkasında duruyorlar. Neymiş efendim, yok internet özgürlüğü, yok dünya ona hayran bizse ona düşman. Google, tüm dünyada şu siyaseti güdüyor, internet özgürlüğü. İşte bu siyaset sayesinde kısa sürede dünyanın en çok kâr eden internet firması haline geldi. Yılda 8,5 milyar dolar gelir elde eden bu firmaya net 2,5 milyar dolar net kâr kalıyor. Google’un tüm dünyada tam 24.400 çalışanı var ve yüzlerde server binası ve bu binalarda milyonlarca server mevcut. Bu kadar masraflı bir alt yapıları olmasına rağmen bu kadar kâr etmelerinin tek nedeni var, oda vergi kaçırmak. Tüm işlemlerini İrlanda gibi %1 vergi alan yada hiç vergi almayan ülkelerden yaparak vergi kaçırıyorlar. Ülkemizde doğal olarak bu vergileri bu yahudi güdümlü firmaya kaptırmak istemeyerek ona bazı noktalarda zorlamalarda bulunuyor. Ama gel gelelim, ne zaman bu konuda bir adım atmaya kalkışılsa birçok kişi Google’u haklı ülkesini (Türkiye’mizi) haksız görüp veryasın ediyor. Yahu siz değilmisiniz savaş çıksa gözüm kapalı cepheye koşarım, hangi yunan ülkeme dil uzatacakmış şaşarım diyen. Eee peki ne oluyorda iş Google olunca 180 derece dönülüyor. Bunların en başında gelenler sitelerinin istedikleri kelimelerde Google’da birinci sırada olanlar, kimileride adsense reklamlarından para kıranlar. Ayrıca şu blogspotcular

Facebook yahudi web sitesi

Yahudi kuruluşu web siteleri

İsrail oğulları kendilerine gönderilen hemen hemen her peygambere eziyet etmiş kimini öldürmüş kimine türlü eziyetler etmiş bir kavimdir. Bu sebepten dolayı Allah tarafından lanetlenmiş bir toplum olmuşlardır. Son olarak Hz. İsa’ya inanmayıp onada eziyet etmeye kalkmışlardır ve çarmıha gerip öldürmeyi düşünmüşlerdir. Allah CC. Hz. İsa’yı öldürmek isteyenlerden korumak için onu semaya alımış ve ona ihanet eden kişinin belden yukarısını Hz. İsa’ya benzetmiştir. Yahudilerde onu Hz. İsa sanıp çarmıha germişlerdir. O dönemde Roma imparatorluğuna ait olan Filistin topraklarında yaşamaktaydılar. Roma imparatorluğu zamanla hristiyanlaşınca yahudilere karşı cephe almış ve siz bizim peygamberimizi öldürdünüz, sizi burada istemiyoruz diyip tüm yahudileri oradan sürmüşlerdir. Bir çoğu gittiği yerlerde de dışlanmışlardır. Onlarda kendilerini saklamak için avrupanın büyük şehirlerine gitmişlerdir. O dönemde en iyi gelir kaynağı tarımcılık olduğu için ve köylere gidip tarım yapamadıkları için şehirlerde ticaret ile uğraşmışlardır. Her dönemde kendilerini sıkı sıkıya tutmuş ve tüm gelişmiş şehirlerde yaptıkları ticaretlerde birbirlerini desteklemişlerdir. Zamanla değiştirilen Tevrat’a ekledikleri en önemli ibadet olarak gösterilen bilgiler ise en büyük sevap kazanacağınız iki şey var 1.si istihbaratçılık, 2.si ise fahişeliktir gibi ibare eklenmiş ve her fırsatta bu ibadet için çalışmaları gerektiği vurgulanmıştır (kaynak Kadir Mısıroğlu). Bu sebeple sanayi devriminden sonra tüm piyasalarda ciddi paralar kazanmışlar ve her birinin ürettiği ürünü diğer