İnternet ile hayatımıza giren yeni kavramlar

İnternet kullanımının yaygınlaşması ve Web 2.0 dönemine girilmesiyle internet kullanıcıları da artık birer yayıncı haline geldi. Öyle ki interneti kullanan bu kitle sadece birer yayıncı olmakla kalmayıp hayatlarına ve hayallerine dair ne varsa internet üzerinden paylaşmaya devam etti.  Bu paylaşma isteğini sosyal medya araçları; Facebook, Twitter, Instagram, Youtube vs. ise hızlanmasını sağladı. Bu paylaşımlar da daha birkaç yıl öncesine kadar hiç bilmediğimiz birçok terimi kullanmaya başladık. Kullanıyorduk kullanmasına ama çoğunun anlamını bilmeden kullanıyorduk. Bu yazı da sosyal medya hayatında daki  bu paylaşımlar yardımıyla hayatımıza giren kavramları ( selfie, caps, troll, wiki, emoji, bitcoin, siber güvenlik, dijital arınma) inceleyim. Selfie Nedir? 2013 yılında Oxford Üniversitesi tarafından seçilmiş ve TDK’da öz çekim olarak karşılık bulan Selfie için öncelikli olarak kamera ile aranızda 60 cm ya da buna yakın bir mesafe bırakmanız gerekiyor. Aslında mesafeye ölçmeye de gerek yok. Buna kolumuz karar veriyor. Telefonumuzu tepeden, karşıdan, alttan, sağdan, soldan…  hangisini istersek,  yüzümüzü görecek şekilde kendimizi poz vermeye ayarlıyor ve deklanşöre basıyoruz. Caps Nedir? Caps sözcüğü,  İngilizce ‘capture’ kelimesinden geliyor.  Caps’ler  filmlerden,  fotoğraflardan ya da çeşitli görüntülerden oluşan karelerin mizahi yazılarla bütünleşmesini içeriyor.  Dönem içinde yaşanan sosyal içerikli olaylarla, magazinsel boyutlarla ve ünlü kişilerin yaşadıklarıyla renklendirilebiliyor.  Tabi bir de en çok ilgi çeken kısım

Instagram’a gelen yeni fotoğraf özellikleri ve diğer eksiklikleri

Instagram yaklaşık 2 gün önce 10 yeni fotoğraf düzenleme özelliği eklemiş. Tabi video özelliğinden faydalanamayan biz android 2.3 versiyonu kullananları bu özelliği gene kullanamayacaklar orası ayrı. Yeni özellikler ilk olarak tabi patron sınıfının başta kullandığı IOS cihazlara gelmiş tabiki hemen akabinde de Anroid 4 üstü kullanıcılara da sunuldu. Gerçi Pixlr gibi bir efsane bu işten zarar görecek ama yapacak birşey yok, herşey kullanıcılar için. Ordan oraya git, zaten güç bela çalışan telefonada ikinci bir uygulamayı yüklemek zorunda kalıp iyice ağırlaştır gibi sorunlarla uğraşmayacağız en azından. Filtreler aşağıdaki gibi Filter Strength Adjust Brightness Contrast Warmth Saturation Highlights Shadows Vignette Sharpen Instagram çıktı profesyönel fotoğrafçılık öldü! mü? Bu yeni eklenen fonksiyonlar her amatör kullanıcının çektiği çoğu zaman basit fotoğraflara çok derin zenginlik ve profesyönellik katacağı bir gerçek. Bir çok profesyönel fotoğrafçı bu durumdan çok şikayetçi haliyle. Diyorlar ki (benim düşüncem bu tabi) bizler çok uğraşıyoruz, çok didiniyoruz ve emek vererek en iyi anları en iyi tonlarla yakalamaya çalışıyoruz, onlarsa iki tuşla dandik fotolar çekip bu programlarla onları profesyönel hale getirip bize hava atıyorlar. Düşündükleri aslında bir miktar doğru. Ama atladıkları bir nokta da var. Ben mesela çevremdekilere nazaran makinalardan çat pat anladığım için kendimi onlara göre fotoğrafçı sanardım. Çektiğim fotoğraflar ise vasatın

Instagram’da en çok beğenilen fotoğraf filtreleri

Instagram artık akıllı telefonu olupta fotoğrafçı olan olmayan herkesin paylaşım alanı. Benimde telefonum bundan bir iki sene önce Instagramı çok rahat çalıştırıyordu ama gün geçtikçe değiştirelen yazılımı artık telefonum kaldırmaz oldu. Telefonum Samsung Wonder. 1 GB işlemci 512 mb ram olmasına rağmen Instagramı birkaç dk kullanıktan sonra telefonun kendine gelebilmesi için reset atmak şart hale geliyor. Sanırım güncel teknik özelliklerde bir telefona geçmeden Instagramı eskisi kadar kullanamayacağım. Bu arada beni instagram’da takip etmek isteyenler için instagram profil adresim @isakoc 2013’de Fortune 500’de yer alan şirketler için yayınlanan bir Instagram istatistiğinde görünüyor ki kullanıcıların en beğendiği fotoğraflar Mayfair filtresiyle paylaşılan fotoğraflarmış. Tüm instagram da paylaşılan fotoğrafların yaklaşık %5’ni oluşturmasına karşın en çok beğeni alan yorum yapılan fotoğraflar Mayfair ile filtre edilip paylaşılan fotoğraflar olmuş. 2. en çok yorum ve beğeni alan fotoğraflar ise siyah beyaz renklerde filtre yapan Inkwell filtresi olmuş. Ama bu filtre ile paylaşılan fotoğraflar yaklaşık %1.5 oranında. Instagram da en çok paylaşılan fotoğraflar ise hiç filtre uygulanmadan paylaşılan fotoğraflar. Genelde profesyönel fotoğrafçıların tercih ettiği yöntem bu oluyor. Tüm paylaşımların arasında yaklaşık %52-53 civarı herhangi bir filtre uygulanmadan paylaşılıyor. Tabi bunlarında rastlayacağınız gibi Photoshop’ta özel HDR filtresi uygulanarak paylaşılan fotoğraflar olduğu için herhangi bir filtre uygulamaya zaten gerek kalmıyor.

İnstagram, çöp site olma yolunda mı?

Instagram’ı güzel kılan şey kendi cep telefonunla çektiğin fotoyu profesyonelliğine bakmaksızın paylaşmak. Amatör ruhun güzelliği burda. Çok iyi bir sosyalleşme var. Misal yüklediğin fotoğrafa beğeniler geliyor, yorumlar geliyor, sen de diğerlerine katılıyorsun, yorumlarına cevaplar geliyor, keyifli geçiyor. Fakat Instagram’da şuan en popüler kullanıcılar ne yazıkkı profesyonel kameralarıyla çekilen fotoğraflarını (çoğunun kendilerine ait olduğunu sanmıyorum) photoshopta HDR uygulayarakta en mükemmel hale getirip, sonra da üşenmeyip telefona atıp, oradan da instagrama atan kişiler. Ne yazdığın soruya cevap verirler, ne fotoğrafları ile ilgilenirler, burunları havada dolanıp dururlar. Facebook, Instagram’ı satın aldıktan sonra ilk yaptığı iş kullanıcı profil sayfalarını Facebook Zaman Tüneli’ne çevirmek olmuştu, dün itibariyle de akış sayfasını da Tumblr benzeri bir akış sayfasına çevirdi. Bu gidişle bilgisayarlardan da paylaşım yapılmaya açılacakmış gibi görünüyor. Eğer web sürümü gelirse instagram, yanlızlar rıhtımına döner, tam bir fotoğraf çöplüğü olur. Gelen paylaşır, giden paylaşır. Adamlar hatta karikatür, troll, hatta beyin öldüren ergen espirirleri vs. saçma paylaşımlar çöplüğüne bile çevirir. Böyle kalsın, daha fazlada seçenek eklenmesin, iyidir. Her ne kadar kullanmasakta yıllan önce kurulan ve Yahoo! tarafından satın alınan Flickr var. Bu, bu işi çok iyi yapıyor belki de. Böylece yıllardır o özel halini hiç kaybetmeden kullanılmaya devam ediyor. Belki de dünyanın en çok fotoğraf yüklü fotoğraf

Android fotoğraf efektleri programı

İstemişimdir ki fotoğraf çekmek hep bir sanat olsun, herkes burnunu sokmasın, ama teknoloji herkese çoğu zaman yapmak istediği birçok şeyi yapmaya imkan verirken bazende hiç yapılmasını istemediğiniz şeyleri yaptırarak sizi sevindirdiği kadar üzüyorda. Bu programımız iPhone’u olanlar için vazgeçilmez bir araç. Her ne kadar iPhone’larımız çok güzel fotoğraflar çeksede, o anı daha özel kılmaya yarayan bazı renk düzenine gerek vardır. Instagram isimli programımız iPhone’umuz ile çektiğimiz fotoğraflarımıza bir birinden güzel filtreler uygulayarak bizi kimi zaman 1970-80-90’lara götürüyor, bazende çok renkli bir dünyaya sokuyor, kimi zamanda flu bir pencereden bakmamızı sağlıyor. Uygulamamızı sadece iPhone, iPad ve iPod Touch’larda çalıştırabiliyorsunuz. Bir pcye sahipseniz, indirmek için bilgisayarınızda Apple iTunes kurulu olması gerekli. Eğer iTunes yoksa önce buradan windows sürümünü indirip kurmalısınız. Ardından programı çalıştırıp iPhone, iPad veya iPod Touch’unuzu bilgisayarınıza bağlayıp iTunes ile senkronize yapın. Ardından iTunes’den mağazalar kısmına gelin. Eğer Apple ID üyeliğiniz yok ise giriş kısmına tıklayıp yeni üyelikten bir üyelik oluşturun, kredi kartı bilgilerinizi soran kısımda none seçeneğini seçinizki kart bilgilerinizi doldurmak zorunda kalmayın. Üyelik işleminizi tamamladıktan sonra üye girişi yapın ve tekrar mağazalar kısmındaki yerinizi alın. Sağ üst tarafta bulunan Mağazada ara kısmından Instagram ismi ile programımızı aratın, sonuçlarda çıkacaktır, detaylarına girip download butonuna basarak programımızı indirin. İndirme işlemi