Elenmemeliydik!

En son 1998 yılında Basketbol Eurolig’de çeyrek finale çıkmıştık ve Real Madrid’e iki maçta da kaybederek elenmiştik. O sezondan sonra bir daha Eurolig’de tur atlayamadık. Taki bu seneye kadar. İlk Turda müthiş bir başlangıç yaptık 7’de 7 yaparak Eurolig’in tek yenilgisiz takımı olmuştuk ki, bu maçlar arasında çok kez Eurolig şampiyonu olmuş Barcelona ve yine neredeyse onun kadar güçlü Siena’yı resmen eze eze yenmiştik. Herşey o ana kadar süper gidiyordu. Sezon başında sakatlanan Engin Atsür’ün açığını bir şekilde gidermiştik ama bu 7’de 7’den sonra Gasper Vidmar’ında sakatlanması ile işler nerdeyse çıkmaza girmişti. Ara transfer’de Avrupa’nın en iyi oyun kurucularından Jasikevičius’u alınca çok umutlandık. Ama onunda yaşı 34’e gelince işinin bittiğini bizde oynayınca gördük maalesef. Neyseki ilk turu 1. bitirmeyi beklerken 2. olarak atladık. 2. turda 3’te üç yapıp Olimpiyakos gibi bir avrupa devi ile geçen senenin eurocup şampiyonunu rahat yenince tekrar ümitlenmiştik ama daha önceki 2 önemli kaybımızın yanına birde Mirsad eklenince artık zor anlarda iş yapacak tecrübeli oyuncumuz neredeyse kalmadı. Son maçımızda Valencia’ya yenilmeyi hiç beklemiyordum. Var olan oyuncularımızla bile bu takımı rahat yenebilirdik. Ömer’den, Emir’den ve Jasikevičius’dan çok şey bekledim. Muhakkak bu maçı alırız dedim ama maalesef bir şok oldu bu maç. Eğer yenseydik, Gasper ve Engin iyileşmişti