evrim teorisi Tübitak’ın yayınları arasından çıkarıldı

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu yani TÜBİTAK, bilindiği gibi TÜBİTAK Popüler Bilim Yayınları çatısı altında, Popüler Bilim kitapları dağıtımı da yapmaktaydı. Bu kitaplar arasında yer alan Evrim Teorisi ile ilgili yayınlar ise, son bir gelişme ile yayından kaldırıldı. (shiftdelete) Öncelikle bu hareketlerinden dolayı kendilerini tebrik ediyorum. Çünkü adı bilim olan bir kurum, tamamen bilim dışı kafadan savma bir teoriyi bilim adı altında yayınlaması saçmalıktı. Tüm evrim savunucuları onu bilim, araştırma, insanın kendini sorgulaması olarak addediyor. Evrimi savunmanın, gerçek bilim ve üstün zeka olduğunu iddaa ediyorlar. Zeki olduğunu bir insanın evrime inanması onun aslında gerizekalı olduğunu gösterir. Kimse toz buluta, bulut gaza, gaz patlayınca taşa, toprağa dönüştüğünü, sonra böceklerin birden ortaya çıktığını iddaa etmesi gerçekten gerizekalılıktan başka birşey değildir. Onların neden düşünmüyorlar, hiç canlı yokken nasıl tesadüfen canlı ortaya çıktı. Evrim diyorki kimse yaratılmadı, iyide hiç olmayan birşey birden nasıl ortaya çıkar. Yani evrimciler, her zaman açık, şeffaf ve sorgulayıcı olmasını iddaa etmelerine rağmen, söz konusu bu evrilmeye başlayan ilk canlının ortaya hiç yokken nasıl birden ortaya çıktığına değinmiyorlar. Hadi şimdi Türkiye’nin ürettiği bir araba yok, öylece kendi haline bırakalım belki milyonlarca yıl sonra pat diye bi böcek çıkar, sonra balık olur, sonra sürüngen sonra maymun, en son araba olur

Bor’la çalışan araba yapsak ya

Bilim ve sanayi bakanı Fikri Işık yaptığı açıklama yerli otomobil üretecek firmayı bulduklarını belirtmiş. Yeni otomobil benzinli piyasada rekabet olmayacağı için elektrik ile çalışan araçlardan olacağını belirtmişler. 100 milyon lira devlet desteği verileceğini belirtmiş. İyi hoş ama elektrikli araçlar bana hiç ilgi çekici gelmiyor. Şarj sürelerinin uzunluğu, gidebildikleri mesafe, motor torku, en başta beni iten kısmı sessiz oluşu. En azından bi motor hırıltısı, titremesi olaydı gene belki derdim ama olmuyor. İnsan bir türlü ısınamıyor bu elektrikli otomobillere. Hem yıllardan beri ODTÜ ve İTÜ otları elektrikli otolarıyla övünüp dururlar ama bu üniversitelerin bilim adına, ilermek adına bir düşünceleri olmadığı için (kendi fikrim) yıllardır piyasaya süremediler o otomobillerini. Yeri gelmişken ODTÜ otlarına bir laf daha çakayım, 2008 yılıydı sanırım, bir gazetenin bir köşesinde küçücük bir yazı okumuştum. ODTÜ’lü araştırmacılar plastik ekrandaki yeşil renk sorununu çözüp gerçek renkleri verir hale getirip patentini aldıklarına dair. Bir süre sonra bir haber daha okumuştum, o da küçücüktü. ODTÜ bu buluşun patentini yabancı bir firmaya sattı diye. Bu teknoloji ile şu anda katlanabilir ekran yapılıyor. Ayrıca daha geçen ay okuduğum bir haberde Harvard üniversitesinin yıllık masrafı 42milyar dolar ve üniversitenin icat ettiği ürünlerden gelen satış ve telif hakkı parası 43milyar dolar diye. Elin adamının üniversitesi kendi masrafını