Dünya kupası Twitter’a yaramadı

Twitter’ın uçan balinası ile tanışmayanımız yoktur. Sık sık olmasada Twitter’dan tweet yollarken veya birilerinin tweetlerini okurken karşılaşmışsınızdır bu hata ile. Birazcık can sıksada sayfayı yenileyince düzeliyordu. Ama dünya kupasının oynandığı şu günlerde adeta balina sitesine döndü. O kadar çok yapıyorki bu olayı, bırakın tweet göndermeyi bazen profilime bile giremez oldum neredeyse. Daha önceki günlere göre günlük yazılan tweet sayısının 2 katına çıkması dolayısıyla Twitter alt yapısı bu durumu kaldıramaz oldu. Gerçi böyle olabileceğini dünya kupası başlamadan önce kendileri bir açıklama yapmıştı. Ama böyle büyük bir firmanın biz belki bu yoğunluğu kaldıramayabiliriz demesi yerine daha fazla sunucu desteği ilave ederek alt yapılarını güçlendirirler sanmıştım. Ama sanki birilerinin gelip elinden tutup size sunucu yardımı yapıyoruz demesini bekler gibi durmaktan başla birşey yapmıyor bu Twitter yetkilileri. Eğer Twitter kısa süre içerisinde bu sunucu sorununu çözmezse facebook ve friendfeed’in hışmına uğrayıp kullanıcılarını onlara kaptırabilir.

football-tema-turkce

Football WordPress Türkçe Teması

Dünya kupası heyecanının devam ettiği şu günlerde herkesi futbol hevesi sarıp bir futbol blogu açma isteği oluşabilir. Eğer bu durumda wordpress blogunuz için hoş bir futbol blog teması arıyorsanız bu tema tam size göre. Bu wordpress temamız futbol blogları için çok hoş bir tema. Adı Football WordPress Teması. Admin paneli ve temayı Türkçeye çevirdim. Temanın admin panelinde manşet alanınız için yazı ekleme kısmı ve adsense reklamlarınızı eklemeniz için adsense kod alanı var. Adsense reklam kodunuzdaki yayıncı numaranızı girerek temada belirlenmiş 3 noktaya otomatik adsense reklamı yerleştirmekte. Temanın resimler için özel alan kodu: image Eğer yazılarınızdaki fotoğraflarınızı özel alan kullanmadan normal şekilde yayınlamak istiyorsanız, yazıyı yazarken yazı alanının altında bulunan post settings alanından Show Image kısmını “No” yapmanız yeterlidir. Temanın içerisinde images/layout klasörünün içinde üst bölümdeki Cristiano Ronaldo fotoğraflarını dilediğiniz gibi değiştirmek istediğinizde 2 tane PSD dosyası var. Dosyanın içerisinde çerçeve alanı ve Cristiano Ronaldonun fotoğrafı var. Çerçeveyi üst layerde bırakıcak şekilde hemen altına kendi belirlediğiniz fotoğrafları yerleştirip adını değiştirmeden .png uzantısında kaydedip yine aynı klasörün içine atarsanız kendi belirlediğiniz fotoğrafları kullanabilirsiniz. | 2,78 mb Temanın Türkçe önizlemesi. Üzerine tıklayıp büyük halini görebilirsiniz.

Kızma Fenerbahçem

Koyu bir Fenerbahçeli’yim. Ama geçen sezon Sivas’ın bu sezonda Bursaspor’un şampiyon olmaları için her türlü dileklerimi ilettim. Biz her zaman şampiyon olabiliriz ama neye yarar. İstediğim bizimde ligimiz 3 takım arasında dönmesin. Birçok takım katılsın buna. Çünkü hep aynı takımlar şampiyon olduğu için her sezon hiçbir yeteneğine bakılmadan birçok angut futbolcu alıyor takımlarımız. Örneğin Guiza gibi Maldonado gibi Tabata gibi. Avrupa liglerini bu yüzden kıskanıyorum. Her sezon kimin şampiyon olacağı belli değil. Bir önceki sezon ligden düşmek üzere olan bir takımda şampiyon olabilir veya lige yeni çıkmış bir takımda. O yüzden kadrolarını en iyi verimi alabileceği oyuncularla donatıyorlar. Bizde de böyle olursa gelişi güzel transferler yapmayız. Herkez en uygun fiyata en iyi verim alacağı oyuncuyu alır ve kalite git gide artar. Böylece bir şampiyonlar ligi şampiyonu bizim ülkemizdende çıkabilir. Umarım bundan sonra Ankaragücü, Kayserispor, Gaziantep gibi takımlarıda şampiyon olarak görebilmek umudu ile güzel futbollu sezonlar yaşarız. Tebrikler Bursaspor.

Pes’te boynuz kulağı geçmeye başlıyor

En iyi anlaştığım arkadaşım Ali’dir. 20 yıla varan bir dostluğumuz var. Kendisi ile yapmayı en çok sevdiğimiz şey pes kapışmak. Elimizde bir ps2 var, birde pes2008. Aramızda öyle maçlar geçerki izleyenlerin ağzı açık kalır çoğunlukla. Pesi bana öğretende kendisidir tabi. Kendisi müptelası iken bana öğretmeye kalmıştı. O zamanlar acemi olduğum için 5-10 atardı maç başına ama kısa sürede oyunu kavrayarak ona kafa tutmaya başladım. Yalnız kendisi maalesef dil eğitimi için Eylül ayında ingiltereye gitti. Bende bana peste kafa tutacak birini bulamayınca can sıkıntısından vakit geçiremiyordum. Onun kardeşi olan Nuriye öğretmeye kalktık. Dedim belki biraz öğrenirde biraz beni zorlayacak bir rakip olur, bende oynarken keyif alırım dedim. Tam 4 aylık uğraşın sonucunda Nuri arkadaşımız oyunu kavramaya başladı, ama ne başladı. Artık beni baya zorlamaya başladı. Bugün oynadığımız 6 maçta 3 galibiyet o aldı 3 tanede ben. Ben galibiyetlerimden birisini penaltılarla 2sinide uzatmalarda tek farkla alabildim. O ise 1 tanesini farklı diğerini ise farklı skorlarla aldı. Gördüm artık boynuz kulağı geçmeye başlamış. Üzerimdeki bu rehaveti kısa sürede atıp rakibimi bundan sonraki maçlarda ciddiye almam lazım galiba. 🙁 Koyu Fenerbahçe’liliğimin yanı sıra avrupada da koyu Manchester’liyim. Kadromuza düşman liverpol’dan bir oyuncu alsamda kadromun özünü bozmayı pek sevmiyor. Sistemim 4-3-3, kadrom şu şekilde; kalede

Halı saha maçı

Hayatım boyunca futbollu pek oynamadım ama izlemesini iyi bilirim 🙂 Mahallede uzak akraba yakın dostlar dediler bir maç yapak aramızda, zaten birçoğunuz futbol oynamayı iyi bilmiyor, en azından bir stres atmış oluruz. İyi dedik yazdırdık adımızı maça. Cumartesi günü çıktık maça. En iyi onamasını bilenlerimiz oyuncularını seçmeye başladılar. Geçtik bir tarafa ve kaptanımız defans görevini verdi bana. Tabi playstationda pes oynarken defans yapmasını iyi bildiğimiz için hemen oradaki taktikleri uygulamaya çalıştım. :s Tabi orası sanal, gerçekle bir olurmu hiç?. Ama biz yinede ısrarla devam ettik oradaki tattiklere. Tek yaptığım mevki çizgimi bozmadan orta sahaya gelip, sonra hücuma çıkan oyuncunun yanında koşmak. 25 mt mesafede illa topa bir şekilde dokunduruyoruz. Millete geçit vermiyoruz. Kalecimiz ilk yarı sonlarına doğru tutturdu ben daha kalede durmam oyuna giricem diye. Bende mecburen kaleye geçtim ama nasıl bir geçiş 😉 Kaleye geçtikten sonra gelen ilk atak top yerden yuvarlana yuvarlana geldi benim bakışlarımın arasından gol oldu. 🙁 ilk atakda böyle acemice bir gol yediğimi görünce kaptan direkt kaleden tekrar defansa aldı beni. Maç içinde arada banada bi heves geliyo bi ileriye bende gidim belki bir gol atarım diye ama fayda etmedi. Hücuma tek faydam defanstan ileriye kestiğim bir top ile hücumcumuzu defans arkasına sarktırdım ve oda

Manchester United’ın Sırrı

Manchester United son yıllarda her sene cüzi bir kadro ile sürekli İngiltere liginde başı çekiyor. Bir yetenek keşfediliyor ve tecrübeli oyuncuların arasına sıkıştırılı veriliyor. Bunu sırrı Alex Ferguson’da gizli. Gigs, Scholes, Nani, Cristiano Ronaldı, Rooney, Evra, Backham, Ferdinand ve daha birçok kişiyi yıldız olmadan keşfedip yıldız yapan adamdır bu adam. Bu senede Cristiano gidince herkez Manu tökezler dedi ama Ferguson takıma ciddi bir oyuncu katmamasına rağmen şimdiden liderliği ele geçirmiş durumda. Üstelik bu sezonki en çok gol atan oyuncuları Rooney sakat iken.

Atamayana Fenerbahçe Atar

2004-2005 sezonunun 17. haftasında Fenerbahçem sahasında Denizlispor’u konuk ediyor. 68. dakikada Nobre 1-0 öne geçirmiş Fenerimi ama Denizlispor beraberlerik için arka arkaya bastırıyor, taaki 88. dakikaya kadar. Kale dibinden 4 vuruşta gol atamayan Denizlispor atağın dönüşünde rehavete kapılınca Fenerimden derslik bir gol yiyor. Asist Nobre, gol Alex De Souza. Sonuç; Fenerbahçe 2 – Denizlispor 0 [pro-player]http://www.isakoc.com/wp-content/uploads/2011/02/atamayana-fenerbahce-atar.mp4[/pro-player]

Yakıyorsun Bizi Güiza

Güiza, Güiza, Güiza. Bu adam bize geleceği zaman bile ne yapabileceği belliydi. Transfer haberi çıktığında bu adamı Antu forumlarında eleştirerek 3 gün yasaklanma bile almıştım. Adam düm düz bir oyuncu, tek yeteneği hoş bir aşırtma vuruşuydu ilk zamanlar ama gün geçtikçe o yeteneğini bile kaybetti. İlk zamanlar gol atamasada en azından asist yapıyordu, artık onuda yapamıyor. Tek yaptığı ileri geri koşmak oldu artık. Dün akşamki Bursa maçında M.City yöneticilerinin izlemeye geldiğini duyunca dedim belki bugün en iyi maçını çıkarar, bizde bu oyuncuyu satıp kurtuluruz dedim ama onuda beceremedi, hatta her zamankinden daha beter oynadı. Yaşı gelmiş 29’a hala top sürmesini beceremiyor. Lille maçında da fazlasıyla gördük, top sürerken sürekli ayaklarına doluyor topu ve ya kaybediyor yada berbat bir vuruşla topu kendinden uzaklaştırıyor, hiç top kontrolü yok. Son vuruşlarının çok kötü olmasıda buna bağlı. İnsan antremanlardan son hiç çalışmazmı top sürmeye. Belki bu eksikliğini giderse yine bir işe yarayabilir ama dediğim gibi bu yaşa kadar bunu beceremeyen adam bundan sonrada beceremez ki. Umarım sezon sonuna kadar 7-8 milyon Avro’ya kendine bir kulüp bulurda hem paradan hemde puandan daha fazla zarar etmeyiz. Yerinede inşallah Hırvatistan’dan Ivica Olic, veya Bosna-Hersek’ten Edin Dzeko, Vedad Ibisevic birisini alsak çok süper olur. En azından genç, yetenekli ve

Nicolas Anelka N9

Fenerbahçemin kupa maçındaydık

Fenerbahçemi izlemek her zaman nasip olmuyor. Biraz bilet fiyatları pahalı. Bizde en iyi fırsat olan kupa maçlarına gidiyoruz artık. Kale arkası 10 milyonliraya kadar iniyor. Bizde bu fırsattan istifade edip Fenerbahçe – Tarsus idmanyurdu maçına gittik. Rahat bir maç çıktı ortaya. Çok fazla kasmadan 4-0’lık skoru aldık. Gollerin 2 tanesini Nobre, birini Anelka son golüde Semih attı. Özellikle Anelka müthiş bir maç çıkardı ortaya. Çok kabiliyetli bir futbolcu. Umarım uzun seneler bizde kalır, daha doğrusu elimizde tutabiliriz. Çünkü böyle yetenekli bir oyuncuyu takımımızda tutmak çok zor gibi görünüyor. Birileri kapabilir elimizden.

Sultanbeylispor Futbol Takımı Kadrosu

Sultanbeylispor maçında hoş anılar

Oturduğum ilçenin futbol takımı olan Sultanbeylispor 1980’li yıllarda daha köy iken, köy halkı tarafından kurulmuş bir futbol kulübü. Yıllardır amatör kümede mücadele edip duruyor. Bu sene İstanbul Süper Amatörde çok iyi bir kadro ve puana sahibiz. Şuanda ikinci sırada olsak bile sezon sonunda bize yetecek. Kulübün amigosu ve Liseden arkadaşım olan Sercan Aksu maça gelip taraftar siteleri için fotoğraflar çekmemi istedi. Bende arkadaşım Ali ile birlikte maçın yolunu tuttum. Maça başlamadan önce takımımızın takım halinde bir fotoğrafını aldım. Hocamızda eski Fenerbahçeli futbolculardan. Dedi hemen bundan bir tanede ben istiyorum. 🙂 Nerdeeee, onun peşinde koşcak değiliz ya. Neyse maç başladı sağdan solda, ordan burdan derken bir miktar fotoğraf çektim. Sonra arkadaşım Ali ile çıktık tribüne maçı izlemeye başladık. Öyle aramızda maç hakkında yorumlar yapınca. Bizi gazete muhabiri sanan bir kısım taraftar etrafımızı ablukaya aldı ve gazetedemi çalışıyorsun dediler bende biraz eğlenelim diye evet deyince başladılar maçlar hakkında dert yanmaya, yok şöyle yaz yok böyle yaz diye 🙂 Keyifli bir maçtan sonra tabi bizde gazeteci izlenimi vermeye çalışarak maç yerinden ayrıldık. Ama ufak bir nasihat siz eğer bu durumla karşılaşırsanız gazeteci olsanız bile değilim değin. Yoksa maç boyunca etrafınızda size birşeyler söylemeye çalışan bir sürü insan olucaktı 🙁 Birde rakip takımın kadrosunda

IMG_1799

Türkiye-İsviçre maçındaydık

Bugün çok yorgun ve sinirliyim. Dün geceki Türkiye-İsviçre maçı yüzünden. Maça arkadaşım Ali ile büyük bir heyecanla gittik. Herkezin aklında bu maçı kesin alacağımız üzerin fikir vardı ben de dahil. Maç tam çok güzel başlıyor diyecek olduk ki şahsen ben oyunculuğunu çok severim Alpay’ın olmadık yerde topu elle kesti. Tam önümüzdeydi olay. Bizde Migros tribünündeydik. Neyse olayda adama dokunmasan bile gol olma ihtimali sıfırken yaptı bu hatayı işte. Yinede ben bu maçın stresine veriyorum olayı. Penaltıyı gole çevirince İsviçre’liler bizlerdeki tüm ümitler tükendi tabi. Neyse tam gitti gidiyor derken golleri sıralamaya başladık ve ilk yarıyı 2-1’e getirdik. Maçı 4-1 falan almamız şart olmuştu tabi ilk golü yiyince. İkinci yarı yine çok güzel bir başlangıçla 3-1 yaptık. Dedik aha tamam artık maçı 4-5’e rahat götürürüz diye sevinirken soğuk bir duş daha aldırdı bize isviçreliler skoru 3-2 yaptılar. Bizdeki tüm ümitler tükendi. Tabi bu arada İsviçre’liler ilk maçtaki gibi en çirkef ve kışkırtıcı hareketleriyle herkesi sinir etmeye devam ediyorlardı. Biz bir gol daha bulduysak Tuncay’lada ama fayda etmedi ve elendik. Maç bitiminde herkes çıkışa koştu. Bizimkilerden birisi tekme falan atmaya çalıştı ama atamadı. Fakat bunün üzerine orada birkaç İsviçre’li bizimkilere vurmaya başladı. Bunlar neysede maç sonrası eve gelince asıl şoku yaşadım. Hemen