İki dakka gözümü dinlendireyim

Çağımızda insanların en büyük sıkıntısı olsa gerek. Zaten ziyadesiyle çok fazla sosyal bir toplumuz. Arkadaşlık ilişkilerimiz, komşuluklarımız şehirlerdeki üst tabakaların olduğu yerler hariç, daha doğrusu godomanların değilde halk arasında çok sıkı. Tv ve PC olmasa bile gece 12leri hergün çok rahat bulabiliyoruz birlikteyken. Şimdide buna PC ve TV eklenince geceleri yatma saatimiz standart olarak 2’ye bağlandı gibi. Bu yüzden olsa gerek her sabah nazlana nazlana kalkmalar, heleki tek yaşıyorsak dur iki dakka daha gözümü dinlendireyim hemen kalkıyorumlar bitmez. Bugün yine bunlardan birini yaşadım, daha önceleri sık sık yaşadığım gibi. İş yerinde nöbetçiyim, anahtar bana zimmetli, benle beraber birkaç kişi daha gelicek. Pazar günü olması sebebiyle saat 11’de açacağız iş yerini. Ev ile işyerimin arası 1 saat mesafe. Sabah uyandım, saate baktım daha 9.25. Dedim ki kendi kendime, sanki daha önceden hiç yapmamışım gibi 🙁 iki dakka gözümü dinlendireyim 9.45 gibi kalkar giyiniz durağa geçerim. Yemin billah edebilirim ki daha iki dakka anca oldu bana göre gözlerimi dinlendireli. Gözlerimi tekrar açtığımda saat 9.25’ten 11.13’e ne ara geldi hiç aklım almıyor.  

İş değiştirdim

Krizden dolayı kapanan tasarım firmasından ayrıldıktan sonra bir miktar kurs eğitimiyle uğraşmaktaydım. Tabi işsiz bi insan ne kadar yaşar onu denemek için diyelim biz 5 ay işsizlik dönemi geçirdikten sonra Tokat’ın yerel yayınlarını yapan İstanbul’da faaliyet gösteren Memleketim Tokat gazetesine girdim. Şimdi Memleketim Tokat gazetesinin tasarımını yenileyip gelişmesine çalışacağım. Umarım başarılı oluruz. Tabi bu 5 aylık boş durma zamanında evde boş durmayarak yeni internet projeleri geliştirdim. Birincisi mizah-turk.com’du, mizah blogu olarak açtığım site şuanda 5. ayını tamamlamış durumda ve 5 ayda 34 bin ziyaretçiye ulaşabildi. Bana göre fena sayılmaz. Ocak ayının sonlarına doğru açtığım günlük sitem Çakma Blog ise 4. ayını doldurdu işe girdiğimden dolayı 15 gündür yazı yazamamıştım ama şimdi yeni işteki düzenimi yerine oturttum. Böylece tekrar yazılarıma geri dönebileceğim. Diğer projelerimide bu süre içerisinde hazırladım. Sadece yayına sokma aşamaları kaldı. Birisi deneme yayına başlayan haberr.com sitesi. Bütçesini tam ayarlayamadığım için şimdilik beklemede sanırım 1 yıl kadar’da bekleyecek ama geceleğin habercili internet olacağı için beklemesinde bir sakınca yok şimdilik. Bir diğer projemde 118.tc bu site ise geleceğin telefon rehberi. Buradaki projeme biraz daha ağırlık veriyorum. Yayına girdiğinde Türkiye’nin vazgeçilmez siteleri arasında yer alacağından eminim. Umarım kısa sürede bu kaynakları toparlayabilirim.

İşten ayrıldım

Liseyi bitirdikten sonra uzun yıllar ulusal bir gazetede grafikerlik yaptım. Yaklaşık 2,5 yıllık çalışma hayatımızın ardından mahalleden bir arkadaşımla iş kurmak amacıyla buradaki işimden ayrıldım. Gerçi çıkışımı 20 gün önce vermiştim ama yerime yeni birinin alınması ve iş düzenimizi ona öğretmek için 20 gün kadar daha çalışmak icab etti. İnşallah yeni işimizde başarılı oluruz.

İşyeri ile yaptığımız Bursa Gezisi

Gazetede işe başlayalı daha 6 ay olmuştu, hiç tasarım programı bilgisine sahip olmasamda başladığım bu işte ustam Şükrü abi vardı. Grafikerlik hayatımda bütün öğrendiklerimi ona borçluyum. 2004 Mayıs ayında işyerimizin dağıtım bölümü Bursa’ya günü birlik biz gezi düzenlemişti dağıtımcılar için. Ustam dedi bizde gidiyoruz. Heveslendik pazar sabahı arkadaştan aldığım mobiletle erkenden koyuldum yola. Ümraniye’den otobüsümüz hareket etti. Tuzladan feribotla Yalova’ya geçtik. Fotoğrafları ustam çekiyordu. Daha yeni almıştık makineyi iş yerine. Onunda tadını çıkarmaya çalışıyordu. Bana çok emeği geçen ustamda bu. Adı Şükrü Altunay’dır. Buda gemideyken çektiği martısı 🙂 Bursa sınırlarına vardıktan sonra kahvaltısız çıktığımız yolculukta şu alttaki mekanda güzel bir sabah kahvaltısı yaptık. Tabi kahvaltılıklarımızı biz getirmiştik. Sadece çayları buradan aldık. Yola koyulduk ve Bursa’ya vardığımızda daha önceden ayarladığımız rehberimizle güzel bir Bursa turu yaptık. Ulu Camii, Yeşil camii, Çekirge mahallesi, Yıldırım Beyazıd Camii ve türbesi vs derken Bursa’daki Osmanlı’mız zamanından kalan tüm tarihi değerlerimize uğradık. Dönüşte de Ulu camii avlusunda gördüğümüz bir grup motorcuyla karşılaştık. Tabi hoş kareler çıktı ortaya. Bizimde turist gibi onları fotoğraflamamız hoşlarına gitmiş olcakki. Epeyi yanımıda sürdüler. 🙂