Sarıkla namaz kılmanın sevabı

Not: Kendimde ayrıca tavsiye ederim, hem namazdaki huşuyu hissi olarak artırıyor, hem de namaz kılmaya çabalamakta sizi ayrı bir gayrete teşvik ediyor. Çevrenizdekilerin dediği gibi sarık, sadece bir Arap âdeti değildir. Bunca hadis-i şerif ortadayken sarığı din dışı gösterip adet seviyesine indirmek çok büyük bir haksızlıktır. Hem kaldı ki onların dediği gibi sarık bir adet olsa da, adetlerin en güzelidir. Çünkü Efendimiz (s.a.v.) ve İslam büyüklerimiz sarık giymişlerdir. Sarık namazın sevabını kat kat artırır. Çünkü o, Yüce Allah’ın huzurunda bir ziynet ve bir güzelliktir. Cabir (r.a.)’dan rivayete göre Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz: “Sarıkla kılınan iki rekat namaz, sarıksız kılınan yetmiş rekat namazdan daha faziletlidir.” buyurmuşlardır. Kaynak: ismailaga.com.tr Namazda sarık takke kullanmak Sual: Sarıkla mı, yoksa takke ile mi namaz kılmak daha sevaptır? CEVAP: Sarık takkeden daha faziletlidir. Herhangi bir başlıkla namaz kılmak, başı açık kılmaktan daha faziletlidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Bedir’de, Huneyn’de sarıklı melekler yardım etti. Sarık, müminle, kâfiri ayırt edici bir alamettir.) [Deylemi] (Takke üzerine sarık sarmak, müşriklerle aramızdaki farktır. Sarığın her dolaması için bir nur ihsan olunur.) [İ.Maverdi] İbni Asakir’in bildirdiği hadis-i şerifte, (Resulullah, sarığın altına ve sarık sarmadan da takke giyerdi buyurulmaktadır. Kaynak: dinimizislam.com Müslim’in bildirdiği hadis-i şerifte, (Resulullah, sarık sardığında, ucunu iki küreği arasına [iki

İnsanlık tarihi kaç yıl?

Başta yahudiler olmak üzere ve hemen ardından da ateist halklar gelicek şekilde bizlere hep Allah (C.C.)’ı inkar etmek üzere baskı yaparlar. Bunları başaramadıkları için dolayı yola, yani insanlık tarihi yalanına başvurmayı tek çare görmüşlerdir. Bunlardan en bilineni tarihi kalıntılar yalanlarıdır. Hep bir fosil bulduklarında dedikleri şudur, evet tarih değişiyor, daha önce bulunan 3 milyon yıl öncesine ait ilk insan fosilini aklınızdan çıkarın, işte yeni bulunan bir iskelet fosili 4 milyon yıl öncesine ait. Bizlerde ağzımız açık vaybeee deriz sadece. Bir başkası daha yaşlısını bulduğunu iddaa eder, diğeri daha da yaşlısını, bir ilk insan Afrika’da ortaya çıkar, bir Kuzey Avrupa’da. Bir çoğumuz da bunu zaten kabullenmişizdir ve oynanan ateizm oyununun gölgesine girmişizdir de farkında değiliz. Hemen ardından gelen bir diğer yalan ise ilk konuşmayı ne zaman öğrendiği, ateşin ne zaman keşfedildiği ve yazının icadı. İlk hayvanı ne zaman evcilleştirmişiz, ne zaman alet kullanmayı öğrenmişiz, ilk çiftçilik ne zaman başlamış gibi bir çok yalan ile devam ederler. Biz biliyoruz ama farkında değiliz, bu yazılanları okuyunca bildiğimiz asıl gerçekler hiç aklımıza gelmiyor nedense. Evet, İlk İnsan ile başlayalım. İlk İnsan Kimdir? Bu soruyu sorunca hepimiz düşünüyoruz, aklımıza okuduğumuz haberler ya da ateizmin baş savunucusu belgesel kanalları National Geographic, Discovery Channel (bu kanallara dikat

Türk’lerin İslama Katkısı

Bugün Türkiye Gazetesi yazarlarından Ekrem Buğra Ekinci’in Türk’ler ve islamı yaşama biçimi ve genel Türk kişiliği hakkında Ağustos 2009 tarihli bir köşe yazısı hazırlamış. Bunu herkesin okuması gerektiğini düşünerek paylaşma gereği gördüm. Mutlaka okuyunuz. Yazar: Ekrem Buğra Ekinci Tarih: 05 Ağustos 2009 Türk’lerin İslama Katkısı ALPARSLAN: BİZ TÜRKLER TEMİZ MÜSLÜMANLARIZ Anadolu’nun kapılarını İslâmiyete açan Sultan Alparslan, “Biz Türkler, temiz Müslümanlarız. Bid’at nedir bilmeyiz. Onun için Allah bizi aziz kıldı!” diyerek muvaffakiyeti temiz inançtan bilmiştir. Türkler, öteden beri muharip bir milletti. Uzun harplere, seferlere, tabiî şartlara mukâvemetleri güçlüydü. Müslümanlığa girdikten sonra, yeni dinlerini gönülden benimsediler. Eski âdetlerinden buna uymayan hususları tamamen terk ettiler. Eski günleri de özlemediler. Bu hasletleri, onları İslâmiyetin bayraktarı yaptı. İslâmiyet, Türklerin elinde geniş topraklara yayıldı. Avrupa içlerine, Çin ve Sibirya’ya dayandı. Buna, Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi deniyor. Türkler, Hıristiyanlığın merkezi olan Roma’ya “Kızılelma” demişler ve fütuhatlarının nihaî hedefi olarak burasını tesbit etmişlerdi. GÜZEL AHLÂKIN NETİCESİ Türklerden, İslâmiyet uğruna ilk cihada girişen Karahanlılar oldu. Uygurların Müslümanlığına vesile oldular. Gazneliler de, Afgan ve Hindlileri İslâmiyete kazandırdı. Anadolu’nun fethinden sonra İslâmiyet Türklerin eliyle Roma topraklarında yayıldı. Yerli halkın yanı sıra, Balkanlarda Pomak, Arnavud, Boşnak, Makedon (Torbeş) ve Patriyotiler; Kafkasya’da Moğol, Gürcü, Laz, Abaza ve Çerkezler; öte yandan Rum, Ermenî, Yezidî