Devlet her sektörde olmalı ve alanında lider olmalı

Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Müdürlüğü Blobr.com diye blog yazarları ve yerel haber sitelerine özel bir site tasarlayıp, hizmete almışlar. Siteye üye olup sitesini meta kodu ile doğrulatan blog sayfalarının yazılarını buradan yayınlıyorlar. Bi nevi Google News ile Google Blog Search’ın birleşimi gibi olmuş. Bu girişimi bile eleştirenler oluyor, devletin bu tür işlere el atmasını doğru bulmuyorlar, sadece devlet kurumları alanına kafa yorması gerektiği düşünüyorlar. Devletin bazı işlere el atması değil hemen her işe el atması lazım. Birşeyi anlamak için o işi yapman lazımki, ne, neden, nasıl, niye, niçin olduğunu bilesin. Böylece o sektöre daha akılcı ve kalıcı çözümler üretebilirsin. Doğru birşey bence. Devletin bu noktada tek eksiği şu, bir şey yapmak istiyor ama karşısına çıkan o işi yapacak kişiler yada firmalar biraz vasat oluyor. Misal e-devleti ilk çıkardıklarında site tasarım ve işlevsellik olarak vasat durumdaydı, teknik sorumlu firmayı değiştirdilerde kendine geldi, ösym siteside aynı durumda, yani kalas gibi site, ne tasarım hoşluğu var ne estetik çalışma düzeni. Bildiğin budaklı kalası alıp ortaya dikmişler, hiç zımpara etmemişler. Osmanlı devletçilik geleneğinde estetik bir zorunlu felsefe gibiydi. Halka hizmet olarak yapılan her ne olursa olsun muhakkak intizam bir tasarım, ferah bir yapı, kolay bir kullanım üzerine yapılırdı, sağlamlık ise bırak asılığı bin

Yalan soyleyen tarih utansin

İnsan gecmiste ogrendiklerinin hep yalan oldugunu delileriyle gormeye baslayinca nasil kahroluyor bilemezsiniz. Osmanliya bircogumuz kalben bagliyiz ama ona ve nesli olan bizlere yapilan ihanetler, duzmeceler yavas yavas ortaya cikinca kahrolmamak elde degil. Aslinda hersey Mustafa Kemal’i koruyan, onun hakkinda birakin yalani gercek bir bilgi bile olsa soylemeyi yasaklayan 5816 nolu kanun maddesinde sakli. İsin garibi bu madde 1951’de Adnan Menderes hukumeti zamaninda.cikarilmis olmasi daha da kahredici. O madde bir kalksa, hersey rahatca bir konusulabilse gercekleri bir gorsek. Ama bir yandan da kalksa ne.degisecek diye soylemeden edemiyorym. Cunku hem gecmis nesil Kazim Karabekir olsun Fevzi Cakmak olsun Mehmet Akif olsun hicbiri bunlar daha yasak degilken konusmadilar. Bircok gercegi sir.olarak biraktilar. Hem de yeni neslimiz bu tatli dunyada yeterince rahat yasamaya alisti, kolay kolay birakmak istemeyecek. Yeni nesilden kastim solcu kesimden degil musluman olarak gecinen sagci nealin evlatlarindan bahsediyorum, bunlarin buyuk bir kismi Nurcu olmak dahilinde. Neden istemeyecekler diyebilirsiniz. Hani derler ya, acin halinden tok ne anlar ya. İste bende bu surumcemeden muzdariplerdenim. Hergun kendimle mucadele ediyorum. Bu nefs vesvesesini damarimiza islemisler bir kere. Kendi basina cikmakta ne zor bu mucadelede. Ben ce benim gibiler icin en buyuk care İslam Aleminin bu tabulardan kurtulup toptan uyanisi.

Fetih 1453’ten Seyirci Hasılat Rekoru

16 Şubat Cuma günü yayına giren Fetih 1453 filmi Ülkemizde tüm zamanlarda ilk 3 günde en çok hasılat yapan film ünvanını Recep İvedik 2’den aldı. 160 dk’den oluşan film uzunluğundan dolayı bir günde yayınlanan seans sayısı Recep İvedik 2’den daha az olmasına rağmen Hafta sonu hasılat ve açılış hasılat rekorlarının sahibi oldu. Eğer bir günde Recep İvedik 2 kadar seansı olabilseydi tek gün hasılat rekoru ile en çok izlenme rekorlarınında sahibi olabilirdi. Ama buna rağmen yayınlandığı süre içerisinde toplam hasılatta ve toplam seyircide ülkemizdeki tüm rekorları fazlasıyla kırabilecek hızda gidiyor. Şuanda ilk 3 gün seyirci sayısı 1.161.250 kişi ve 4 günlük seyirci sayısında şuanda 1.403.662 kişi olarak gitmekte. Bu süre zarfında ise hafta sonunda 11.017.705 TL  4 günlük bazda ise 13.029.529 TL hasılat yapmış durumda. Buradan da anlaşılacağı üzere izleyicilerin yarısına yakınını öğrenciler oluşturmakta.

Fetih 1453 Filmi İnceleme

Bu akşam Aksoy Film tarafından çekilen, plan aşaması 3 yıl, çekimleri ise 21 hafta süren ve bugün gösterime giren Fetih 1453 filmine gittim. Film, tarihimizde bu tür görsel efektlerle çekilen ilk filmimiz olduğunu herkes biliyor. Filmden gözlediğim izlenimleri aşağıda kısa kısa anlatmaya çalışıcam. Adı: Fetih 1453 (2012) İnceleyen: İsa Koç 2012-16-02 Filmde ilk gözlemlediğim, sahneler ilerledikçe oyunculuklar ve çekim sahneleri daha bi profesyönelleşmeye başlamışlar. İlk bakışta bu ne biçim filmmiş demeyin. Çünkü yıllardır bu tür filmler çeken deneyimli set ve oyuncu kadromuz hiç olmadı, bu ilk defa bu filmde denendi ve uygulandı. Fatih Sultan Mehmed’i canlandıran Devrim Evin biraz karakterde cılız kalmış, hiç heybetli bir duruşu yok maalesef. Ayrıca oyunculuğu amatörün biraz üzeri seviyesinde olmuş. Baş karaktere bu oyunculuğu yakıştıramadım, Fatih Sultan Mehmed Han karakterini canlandıran Devrim Evin yerine amatör oyunculardan Enes Baydan’ın bu rolü daha hakkıyla oynayacağını düşünüyorum. Ulubatlı Hasan’ı canlandıran İbrahim Çelikkol filmde daha baskın karakter olarak göze çarpıyor. Rum Elena’yı canlandıran Dilek Serbest ile filmde aşkta var demeye çalışmışlar. Dövüş sahnelerinde hep Ulubatlı Hasan ön plana çıkmış. Ana sahnelerin çekimi çok iyi çekilmiş, Şahi Topu’nun dökümü, çıkartılıp surların önüne getirilmesi, surlara ateş edilmesi, hepsi çok iyiydi. Yine filmde tek geçebileceğim en güzel sahne Constantine’in Hipodrom’daki konuşması ile