Kıbrıs’ı yönetenler Türk olduklarını unutuyorlar mı?

Kuzey Kıbrıs halihazır da 286binlik nüfusa sahip ve sadece Türkiye’den 1 milyar 250 milyon TL bütçe yardımı alıyorlar. Bu aldıkları yardım Kıbrıs’ın genel harcamasının 4’te 1’ne denk geliyor. Bu kadarcık nüfusla neredeyse İstanbul kadar bütçe harcıyorlar. Ne yapıyor bu Kıbrıs halkı, ülkemizi sevmemekten başka, bunun ben söylemiyorum, oraya gidip vatani görevini yapan bütün Türk askeri söylüyor. Normal şekilde giden halka bu kadar sert değillermiş ama askerimize tavır alan birisi, ülkemize tavır almış sayılır, başka bir izahı yok. Bence orada nüfus değişikliği yapmamız lazım. O topraklar CHP kafalılara terkedilemez. Keyfimizden göndermiyor biz o paraları, vatan topraklarına sahip çıksınlar diye gönderiyoruz ama onlar görülüyor ki Türkiye’nin gönderdiği paralara sahip çıkmaktan ileri giden bir düşünceleri yok. Tek dertleri Türkiye’den ayrılıp İngiltere güdümüne girmek. 1967’lere kadar da İngiliz mandasıyken oranın vatandaşı sayılıyorlar dı diye hala o günleri istiyorlar. Ama Türk olduklarını unutuyorlar, yoksa değiller mi?

Apple uygulamaları Andorid’den neden daha fazla satıyor?

Apple uygulamaları neden daha fazla kazanıyor mu diyorsunuz? Sebep şu. Onuda iPhone’lu bi abi ya şu tango çok iyi ya, herkeşle ücretsiz yazışıp konuşuyorum diyince, bende abi WhatsApp ve Viber varken ona niye takılıyonki dedim. O da ben indiremedim, bana bi kursana ya dedi. Tamam dedim, girdim iPhone’dan android markete güncel vitrin programlarına bakıp çıktım, sonra girdim markete arattım WhatsApp diye, bi de baktım ki 1,21 küsürat dolarmı neydi, tam hatırlayamadım şimdi küsüratı. Ya abi dedim, bunlar yolacak tavuğu geçmişler direk kaza dalmışlar dedim. Bütün Androidliler ve Windows8Phonelar bu programı oldu olası beleş kullanırken siz iPhone lular buna bide paramı veriyonuz, vahhh halinize vahhh dedim. Zaten normalide bu sanırım. Madem o telefona o parayı veriyorsun, bu beleş uygulamayada üç-beş kuruş sadaka vermek neden seni bozsun mantığı iPhone uygulama yazarların ana felsefesi gibi görünüyor.

TTnetten Kota kazığı atmak için yeni taktik

TTnet Ocak 2011’de 1 mbps, 2 mbps, 4 mbps internet hızlarını kaldırıp yerine 8 mbps internet hızını standart olarak getirdi. Şuanda herkezin internet hızı 8 mbps değilmi. Ama atlanan ufak bir nokta var. ADSL’te tarifeli sistem çıkalı neredeyse 8 yıl olacak, bu süre içerisinde en düşük aylık download limiti 4 GB idi. Amma velakin aradan geçen bu 8 yıllık süre içerisinde internet hızının artmasına rağmen kotalar bir türlü artmadı. İşte bu değişimde atlanan noktada Ocak ayından bu yana bir çok kişinin faturası 29 TL yerine 50-60-70 TL civarında gelmeye başladı. Sebebi ise halen 4 GB olan kotalıların 1 mbps’den 8 mbps’ye geçince hiç farkına varmadan videoları, müzikleri, internet sayfaları vs.leri çok hızlı yüklendiği için kotalarını aşmış durumdalar. Bu değişimin farkına TTnet dolandırıcısının bir ayda ne vurursam kardır düşüncesinden dolayı ancak fatura ellerine geçtiğinde varabildiler. Yıllardır, internet fiyatları ve kotaların düşüklüğünü internet sitelerinde, gazetelerde ve televizyonlarda sıkça duymamıza rağmen TTnet bu konuda bir kere bile geri adım atmadı. Şimdide atmayacak ve bir 8 yıl daha yersek bize 4 gb kotayı 29 TL + sabit telefon ücreti ile yedirmeyi deneyecek. Birde bu sabit telefon belası var başımızda. Daha önceleri zorunlu sabit hat alırken en düşük sabit hat ücreti 7 tl civarında idi.

İnternet reklam ortaklığı ve boşa giden onca para

İnternetin hızla gelişmesiyle birlikte internet reklamcılığı ve yayıncılığıda hızla gelişmeye hatta blog sitelerinin aylık maaşlarını fazlasıyla çıkarıcak para kazanmalarını sağlamaya başladı. Reklam ortaklığı denince akla ilk Google Adsense gelmekte. Şauna kadar dünya piyasasındaki en sağlam ortaklık. Hemen hemen birçok site sahibi bu hizmeti kullanıyor. Ama internet reklamcılığı piyasasının hızla gelimesiyle birlikte piyasaya irili ufaklı birçok reklam ortaklığı siteside çıktı. Çoğumuz daha fazla para kazanmak için hemen bunlarada üye olup para kazanmaya çalıştık. Fakat atladığımız bir nokta var. Ne kadar sağlam bu açılan siteler. Çoğu 1 yılını bile tamamlayamadan ortalıktan kayboluyor. Nedeni ise ödemeleri belli bir miktar biriktirdikden sonra yapmaları. Öncelikle birkaç firma ile anlaşıyorlar sonra bunlardan reklam paraları alınıp reklamları yayınlanıyor ama reklamları yayınlayan siteler ise önce belirlenen ödeme miktarına ulaşmak için aylarca bekliyorlar. Tam para alıcak seviyeye kadar kazançları birikiyor, o sırada firma bir bakmışsın yok ortada. Bu sitelerin çoğunu yaşı 18’i bile doldurmamış gençler işletiyor. Ama sadece bu piyasada ortalıktan kaybolan yada faaliyetini durduran bunlar olmuyorda. Virgul.com gibi Nokta internet hizmetlerinin açtığı reklam siteside 24 Temmuz 2009 tarihinde yayınını durduracağını açıkladı. Bende yaklaşık 2 ay kullandım bu hizmeti. Ama daha ödeme yapılacak kadar miktar birikmedi. Bu yüzden boşuna reklam alanımı işgal ettirmiş oldum. O yüzden büyük firmada olsa, küçük

Silah ve askersiz ülke fethetme oyunu PARA ve FAİZ

Dünyada insanlar ne kadar özgür olduklarını düşünürse düşünsünler daimi köle olmaya devam ediyorlar. Ekonomi, finans, banka ve faiz oraya çıktığından bu yana dünya nüfusunun %1i kral %99u köle oldu. Tüm dünya sadece bu dünya nüfusu’nun %1inin refahı için çalışıyor, didiniyorlar. Bazı ülkeler vardırki onları halkın seçtiği başkanlar yönetmiyor. Onları sadece %1lik kısım yönetiyor. Bu köle ülke ise Amerika. %1lik kısım bu ülkeyi 1900lerin başında para fethederek kendi yönetimine almış ve halk her zaman zulmedeni gördüğü için bu yeni ülke kralları bu durumdan korkmuş ve arka planda gizlenip ülke başına halkı sindirmek için kuklalar getirmiş durumdalar. Ülke kaynakları yeterince sömürülünce bunlar yetersiz kalmış ve başka ülkelerde kontrol altına alınmak istenmiştir. Ama asker ile değil para ve faiz ile fethedilmiş durumda. Öncelikle daha çok köle ve neticesinde para getirecek zengin kaynaklara sahip bir ülke belirlenir. Önce oraya dostlar gönderilir. İyi niyet elçileri gibi görülen bu dostlar, o ülkeye kendini daha iyi geliştirmesini sağlamak için para yardımı yapmak ister. Küçücük, masumcuk bir teklif gibi görünür. Ama faizden hiçbir zaman bahsedilmez fakat vazgeçinilmez durumdur faiz. Ne kadar yardım yapılacaktır. Misal; 10 milyar dolar. Hemen anlaşmalar imzalanır ve para gönderilir mi? tabiki hayır. Sadece para vereceğim garantisini veren imzalı kağıtlar vardır ortada. Ama para yoktur.