Facebook kendisine reklam verenleri dolandırıyor mu?

Facebook sayfalarının kişisel yada ticari kullanım da etkisi oldukça büyük. Haliyle bu etkiden faydalanmak isteyenler Facebook sayfasının daha fazla takipçiye ulaşmasını sağlamak için sürekli kaliteli ve ilgi çekici içerikler paylaşmanın peşinde. Bazen düşünüyorsun sadece kaliteli içerik paylaşmakta yetmişyor. Çünkü daha fazla insan görmedikçe paylaştığınız o kaliteli içeriklerin pek de anlamı kalmıyor. Bu yüzden Facebook sayfamıza daha fazla takipçi çekmek için Facebook reklamlarını tercih ediyoruz. Büyük işletmeler için daha doğrusu paylaştığı içeriklere bir sürü etkileşim elde edebilen yüksek takipçili sayfalar için bu reklamların çok fazla önemi olmayabilir. Çünkü ortalam 100.000 takipçiye sahip bir Facebook sayfasının yeni yayınladığı ilgi çekici bir içeriğin bu kadar takipçi arasında ortalama 2-3 Bin key paylaşılması yada bir o kadar yorum ve beğeni alması muhtemel. Hal böyle olunca yapılan her yorum ve beğeni o sayfayı takip edenlerin arkadaşları tarafından görülmekte ve hızla ilgi çekip kolayca yeni takipçiler kazanabilmektedir. Amaaa peki yeni açtığınız ve daha 100-200 takipçisi olan bir Facebook sayfanız varsa ne yapacaksınız. Onlarca kaliteli içerik paylaşmanıza rağmen takipçiniz olan 100-200 kişinin tesadüfen paylaştığınızı görmesini beklemektense alternatif yollara gitmek zorunda kalıyor bu sayfalar. En sağlam alternatif ise Facebook’ta reklam vermek olarak öne çıkıyor. Facebook’ta geçimini reklamlardan sağladığını düşünürsek, acaba ticari çıkarları gereği bazı şeyleri istirmar ediyor mudur

Vine profil adresi almak

Twitter’ın 6 saniyelik kısa video klip yayınlama platformu. Vine da birşey paylaşmak için cep telefonunuza bu uygulamayı kurmanız şart. Benim gibi orta seviyenin altı telefonlarda yani android 2.3 versiyonu ve daha aşağı versiyonların yüklü olduğu cep telefonu sahipleri Vine uygulamasını kuramadıkları için kullanamasada Ülkemizde yoğun bir biçimde kullanıcısı var. Vine’nın aynı istagram’daki gibi uygulama kurmadan bilgisayar üzerinden de girilebilen web sitesi Vine.co adresi mevcut. Buradan üye girişi yapıp hoşumuza giden Vineları beğenebiliyor ve paylaşabiliyoruz. Ayrıca takip etmek istediğimiz kişileri takibe alabiliyoruz. Twitter’da olduğu gibi Vine’da da daha rahat bulunabilmemiz için bize kolay hatırlanabilir bir profil linki alma imkanı veriyor. Fakat Vine’da profil adresi almak Twitter’daki gibi kolay değil. Vine’da profil adresi almak için bazı şartlar var. Kimler Vine profil adresi alabilir? Vine profil linki alabilmek için gerekli şartlara maddeler halinde kısaca göz atacak olursak; 30 günden eski bir hesaba sahip olmak. Yani Vine üyeliğimizin üzerinden en az 30 gün geçmesi lazım. Hemen hesabımızı açar açmaz Vine profil linki alamıyoruz. 30 gün beklememiz lazım. En az 2 adet Vine paylaşmış olmak. Yani saçma bir Vine videosu olsa da 2 tane video çekip Vine’da bunu yayınlamak gerekiyor. Herhalde bu bizler için pek zor olmaz. Profil linki en az 3 karakterden en fazla

Ahsar, Tüy kadar hafif Türk sosyal ağ sitesi

Ülkemiz geçmişte ekonomi olarak dışa bağımlı idi ama son senelerde bu makus talih değişir İnşallah. Aynı durum İnternet sektörümüzde de var, hatta daha derin bir dışa bağımlılık. Ülkemizde ilk seneler internet sektöründe tüm ihtiyaçlarımızı kendi kaynaklarımız ile çözerken zamanla yabancı hayranlığı ve internet kullanmayı keşfetme ile çok hızlı biçimde dışa bağımlı olduk. Örneğin 2000’lerin başında ülkemizde mail servisi olarak ya Süperonline ya Mynet mail kullanılırdı, sosyal site olarak gene facebook, hi5 vs gibi şeyler yokken yonja, siberalem vs. kullanılırdı, blog servisi olarak blogger, wordpress yerine blogcu, bloggum gibi servisler kullanırdık, üstelik kalite açısından yabancı hizmetlerle kapışacak kadar kaliteli içerikler sunuyordu. Zamanla bu sitelere olan ilgi bizim neslimizde bir hastalık olan yabancı hayranlığı ve geçmişten üzerimizde kalan üretici değil yiğici toplum hastalığımızla birleşince kaçınılmaz sondan kurtulamadık. Ama artık bu durum yavaş yavaşta olsa tekrar ülkemizden projelerinin lehine dönmeye başlıyor. Devletimizde artık kafa yapısını değiştirerek bu fikirlere destek olmaya başlıyor. İşte bu fikirlerimizden biri Ahsar. Ahsar ilk etapta bir Twitter kopyası site gibi görünüyor olsada, aslında o sektör için üretilmiş bir %100 Türk sosyal ağ sitesidir. Sadece amacı Twitter ile aynı. Kısa mesajlar yazılabilir bir servis olmak. Tabi biz Türk halkının kendi içinden çıkan bu servislere destekleri ile İnşallah Twitter’dan bile daha

%100 Türk sosyal ağ sitesi

İstiyorum ki %100 Türklere özel, Türk diline, coğrafyasına, kültürüne özel bir sosyal ağ sitemiz olsun. Ruslar ve Çinliler yaptığını bizde yapalım. Sosyal ağ sitesinde olması gereken en önemli özellik üye sayısıdır. Arkadaş veya aile çevrende kullanım oranıdır. Ve hemen ardından özelliği, işlevselliği gelir. Ülkemizin ilk sosyal ağ sitesi sanırım Siberalem oluyor. O zamanlar kız internetten tavlanır mantığı yüzünden siberalemin yaptığı iş çok tuttu ve Türk internet kullanıcıları arasında sosyal ağ mantığı bunun üzerine kuruldu. Peşpeşe rakipleri açıldı. Bu rakipler arasında en farklı işlevselliği Yonja.com sunmuştu. Kendine sürekli yeni özellikler eklemeye çabalaması onu diğer sitelerden ayırdı ve kısa sürede 500Bin üyeye ulaşarak zamanının Türkiye rekorlarını kırmıştı. Hatta o kadar popülerdiki online alışveriş sitesi olan yonjashop’u kurmuştu. Fakat ana fikir olarak hep kız tavlama üzerine kurulu olması, daha doğrusu sosyal ağ sitelerimiz bu fikir üzerine kurulu olup, fikirlerini genişletmemeleri onların sonunu getirdi. Peşine Facebook’un Rusya ve Çin dışında tüm neredeyse tüm dünyayı ele geçirmesi karşısında maalesef bizde susup ona uyduk. İsterdim ki Facebook yerine Rus’ların Odnoklassniki.com (ok.ru) ile VK.com ile yaptığını, Çin’lilerin Weibo, Tencent, Qzone ile yaptığını biz kendi ülkemizde yapalım. Yapalım çünkü dilimiz tüm dünya dillerinden zıt bir düzende olduğu gibi mantık yapımızla zevklerimizde neredeyse tüm dünya halklarına zıt. Üstelik sadece