iPhone, Samsung, HTC vs. telefonlarda bol çekirdekli işlemci safsatası

Bence iPhone’nun verdiği donanım değerleri daha gerçekçi. Çünkü androidli cihazların söylediği 8 çekirdek, 2,5 ghz işlemci 3gb ram dedikleri sistemle masaüstünü karşılaştırıyorum, benim masa üstü 2,66 ghz çift çekirdek farkı var sadece, bu telefonların bu bilgisayarın yaptıklarını yapması mümkün değil. Kısaca o, 8 çekirdek 2,5 ghz işlemci kısmında biraz atmasyon var. Performans ve yaptıklarını kıyaslarsan gerçekten 1,5 ghzden ve çift çekirdekten ileri gitmiyor bana göre. Aynı Google Crome daha 5-6 sene önce çıkmasına rağmen şu anda 37. sürümü yayında olması, buna kıyasla i explorer (kalitesi tartışılır) piyasaya çıkalı 19 sene olmasına rağmen daha 10. sürümde, keza firefoxda aynı durumdaydı 8-9 sene de 3. versiyona anca geçen firefox, chrome’un yaptığı bu versiyon numarasını görünce o da ardı ardına versiyonları patlattı ve 4 sene kadar kısa bir sürede 8 senede zor geldiği versiyondan 32. versiyona geldi. 8 senede yapamadıkları ne vardıda 4 senede yaptılarda bu kadar sürümler ilerledi. Tamamen isimde kalan, ama işlevsellikle pekte birşey değişmeyen şeyler bu sürüm ve ghz oyunları. Kısaca şu anda iPhone’u baz alırsak piyasa da en hızlı telefon işlemcisi gerçek değerde 1,5 ghzdir gibi görünüyor.

Windows Çalıştır Komutları ve Kısayol Komutları

Bir çoğumuz biliyordur ama genede bilgileri tazelemek, bilmediğimiz bazı komutları öğrenmek ya da ileriye dönük kullanma amaçlı kenarda dursun diye bu bilgileri yayınlamakta fayda var. Windows 98, Windows XP, Windows 7, Windows 8 Çalıştır Komutları ———————————————————– Windows + R – Çalıştırı Açar compmgmt.msc – Bilgisyar Yöneticisi devmgmt.msc – Aygıt Yöneticisi diskmgmt.msc – Disk Yöneticisi dfrg.msc – Disk birleştirme eventvwr.msc – Olay Görüntülüyicisi fsmgmt.msc – Paylaşılan Dosyalar gpedit.msc – Grup Poliçeleri lusrmgr.msc – Yerel Kullanıcılar ve Gruplar perfmon.msc – Performans Monitörü rsop.msc – Poliçe Sonuçarını Ortaya koymak secpol.msc – Yerel Güvenlik Ayarları services.msc – Çeşitli Servisler msconfig – Sytem Bilgisi Hizmetleri regedit – – Kayıt Defteri Editörü msinfo32 – Sistem bilgisi sysedit – Sistem Şekli Editörü win.ini – Windows Yükleme Bilgisi winver – Şu anki Wİndows Sürümünü Görüntüle mailto: – Varsayılan E-mail alıcısı Görüntüle cmd – Komut satırını çalıştır —————————————————————– Windows 98, Windows XP, Windows 7, Windows 8 Denetim Masası Ögeleri İçin Çalıştır Komutları ——————————————————————- Denetim Masası / control Program Ekle Kaldır / appwiz.cpl Tarih Saat özellikleri / timedate.cpl Ekran özellikleri / desk.cpl Hızlı bul / findfast.cpl Fontlar / fonts İnternet Özellikleri / inetcpl.cpl Klavye özellikleri / main.cpl keyboard Mouse Özellikleri / main.cpl Multimedya Özellikler / mmsys.cpl A Özellikleri / netcpl.cpl

Teknoloji çağında kuşak farkı

Eskiler anlatır hep, bizim zamanımızda şöyleydi, böyleydi diye. Bizde amaan uff der geçerdik. Eskiden öyleydi ama artık öyle değil, daha beter. O zamanlar kuşaklar arası 20 yıl vardı, ama teknoloji sayesinde kuşaklar arası 2 yıl oldu. Misal bizler blog yazmaya başladığımız 2005’li yıllarda forumcular duraklama dönemine girmişti. Herkez evde defterinde tuttuğu günlüğü ilk blogları sayesinde internet ortamında tutmaya başlamış, hatta günlük tutmak dışında birçok yararlı bilgiyi insanlara sunmayı başarmıştır. Bu dönemde bizler artık çok aktif olmaya başladığımızda forumcular yok oldu. Ha bizde forumlarda takıldık ama bir forum açmadık, sadece birisine birşey sormak ve herhangi bir sorulmuş şeyi okumak için. Buda forum sitelerinin sonunu getirdi ve sadece iş odaklı olan forumlar ayakta kalabildi, genel forumlar ise sadece paralı moderatörlerin yoğun çabaları ile ayakta kalmaya çalışıyor. Blog yazarları artık tüm internet ortamının hakimi olduğunu düşünmeye başladığı sırada, bizden 2 sene sonraki kuşak zamanında Facebook popüler olunca, o kuşağın insanı günlüğünü blog açarak yazmak yerine Facebook duvarına yazmayı sevdi, o yüzden blog açıp yazmak aklına dahi gelmedi, ha arada birşey ararken giriyor blogumuza bir iki yorum yazıyor ama oda sadece onunla sınırlı. Şimdi o kuşakta dertli artık, onlar eskiden duvara birşey yazdıklarında altına arkadaşları sayesinde onlarca yorum yazılırdı ama artık Twitter, Instagram ve Tumblr nesli

Samsung Galaxy S3 Çıkıyor

Apple iPhone’nun karşısına iPhone katili olarak ünlenen Galaxy S serisi ile çıkan Güney Kore firması Samsung, 15 Mart’ta Samsung Galaxy S3’ü Barcelona’daki mobilya fuarında açıklıyor. Samsung Galaxy serisinin bu kadar tutmasındaki en büyük etkenler arasında firmanın Led ekran üretimi ve objektif üretimindeki üstünde deneyimleri yer almakta. Bunlara birde pazar deneyimini eklemesiyle telefon piyasasında Steve Jobs’un tasarım harikalarına rahatlıkla kafa tutabiliyor. Şuanda 2012 yılında piyasaya çıkacağı kesin ama Samsung Galaxy S3’ün piyasaya tam çıkış tarihi 15 Mart’ta Barcelona Mobilya fuarında açıklanacağı belirtildi. Samsung Galaxy S3’ün özellikleri ise kesin olarak açıklanmasada aşağıdaki gibi olacağı söylentiler arasında. – 1,5 Ghz 4 çekirdekli işlemci – Video çekimi tam HD 1080 megapixel kalitesinde – 10 Megapixel kamera – 4,65 inç ekran Samsung Galaxy S3’ün yeni tasarımı aşağıdaki gibi olacak.

Facebook Zaman Tüneli Temaları

Facebook Zaman Tüneli’nin bir miktar faydalarını Facebook Zaman Tünelinizin Filmini Çekin isimli yazımda biraz anlatmıştım. Arkadaşlarınızda da bazen rastlamış olabilirsiniz. Var olan şablonun dışına çıkmış Zaman Tünelleri olanlar muhakkak vardır. Deriz ki vaybe çocuk ne uğraşmış, onu oraya denk getir bunu buraya falan. Ama işin aslı şu ki, onlar gibi farklı tasarımlara sahip zaman tünellerini o kadar muhteşem tasarımcı olmasakta thesitecanvas.com isimli site sayesinde bir tık ile yapabiliriz. Site sizin profilinize erişme izni aldıktan sonra profil fotoğraflarınızı tarayarak farklı resimlerin bir arada olduğu 30 farklı tema seçeneği arasından size renkli temalar hazırlayabilir. Ayrıca sabit temalarında da bolca seçenek var. Sabit temalarda her kategoride 21 civarı tema seçeği bulunmakta. Kiminde sadece sizin adınızın şekil şekil döşenmiş hali, kimi zaman sevdiğiniz karakterlerden birinin Zaman Tünelinde kapak resmi yapılarak dönemiş hali gibi çok çeşitte şablonlar mevcut. Sizlerde thesitecanvas.com sitesine hemen girip temalarınızı oluşturunuz. Karar kıldığınız temanın profilinize uygulanması için Make My Cover düğmesine basmanız yeterlidir.

Gelecekte hayatımız dokunmatik olacak – video

Dünya, dokunmatik teknolojisini 1965 yılında EA firması tarafından icat edilen bir kapasitiflik dokunmatik ekran ile tanıdır. O zamanlar tek noktaya sadece bir işlemi yapması için dokunmak üzere tasarlanmıştı. Bilgisayar teknolojisinin gelişmesi ile grafik kartları sayesinde 1979’lardan sonra dokunmatik ekranların dünyası değiştir. 1983 yılında HP tarafından üretilen HP-150 dünyanın ilk dokunmatik bilgisayarı oldu. Kızılötesi alıcılar ile şeffaf olmayan nesnelerin hangi noktalara dokunduğunu tesbit edebilen teknoloji sayesinde artık dokunmatik ekranın dilenen tarafına dokunarak yönetim imkanı doğmuştu. Fakat üretim maaliyetleri sebebiyle genel kullanıma 1990’ların başında başlandı. Laptopların touchpad kısımları bu tarihten sonra hayatımıza girdi. yine 1990’larda Sega tarafından üretilen oyun konsolu ilk dokunmatik konsol oldu. Asıl hayatımızı değiştiren dokunmatik teknolojisi 2004’te çoklu dokunma imkanı veren Nitendo DS oyun konsolu ile başladı. Nitendo’yu Apple’ın iPad Tablet bilgisayarları takip ederek bilgisayar dünyasında çoklu dokunmanın öncüsü oldu. Bu tarihten itibaren bilgisayar ekranları, televizyonlar ve cep telefonlarında hızla yükselen bir dokunmatik hayat başladı. Şimdilerde ise o kadar çok yerde kullanılıyor ki gelecekte en önemli teknoloji vazgeçilmezi haline gelecek. Aşağıdaki videoda insanoğlunun şuanda hayal edebildiği gelecekte dokunmatik ekranlar hayatımızda ne kadar vazgeçilmez bir unsur olacağını anlatıyor.

Facebook Zaman Tünelinizin Filmini Çekin

Facebook’un yaklaşık 2 ay önce çıkarttığı Zaman Tüneli gördüğüm kadarıyla geçen kullanıcıların büyük kısmını deli etmiş durumda. Geçenler ilk çare olarak kaçıp tekrar eski profil sayfalarına dönmek istiyorlar. Yalnız kendilerine ufak bir tavsiye, değişim her zaman iyidir, zihni taze tutar, yeni düşünce ve fikirlere açar. Ben sevdim açıkçası, aslında her yeni şeye alışmak için görünüşten önce onun imkanlarını inceleyip sana neler verebileceğini incelemek en iyisi olur. İşte Facebook’un Zaman Tüneli’de aslında birçok uygulama ile eskiden sol tarafımızdaki alana ekleyebildiğimiz müzik playerler olsun, ufak oyunlar veya anketler olsun işte bunun yeni versiyonunu getirmiş durumda. Hemde çok daha kullanışlı ve şık bir biçimde. Aynı zamanda paylaştıklarınız eski profilimizde bir zaman sonra çöp olup gidiyordu. Dakikalarca daha eski gönderiler, daha eski gönderiler diye tıklaya tıklaya bir sabır testi ile imtihan oluyorduk. Şimdi iste sağdaki bulunan tarih kısmından yıl yıl, ay ay çok hızlı bir biçimde geriye gidebiliyoruz ve paylaşımlarımızı çöp olmaktan kurtarıyoruz. Neyse uzun lafın kısası, Facebook’ta artık kullanmaya aşina olduğumuz uygulamalar, şimdide bu zenginleştirilebilir Zaman Tüneli içinde uygulamalar geliştirme peşindeler. Bunlardan biriside Timeline Movie Maker isimli uygulama. Bu uygulama sizin zaman tünelinizi tarayarak Facebook’a üye olduğunuz ilk günden şu ana kadar yaptığınız tüm paylaşımları kendi karışım sistemi ile harmanyalarak ve birkaç formatta

Google aramadan sonra tarayıcı piyasasınıda ele geçiriyor

Bundan 2 sene öncesine kadar hep Firefox’un İnternet Explorer’ı Google’dan aldığı destek ile ne kadar zor durumda bıratığını konuşurduk. Her sene açıklanan istatistiklerde arayı dahada kapattığı görülürdü. Bende yine yaklaşık 2 seneyi bulan Firefox kullanımı IE’yi yakalıyor isimli yazımda buna değinmiştim. Bu döneme kadar Google tüm alanlarda açık kaynak kodlu tarayıcı Firefox’a destek veriyordu. Daha sonra bu desteği ona vermek yerine herkesin bildiği tarayıcısı Chrome’u aynı dönemde piyasaya çıkartmıştı. İlk testlerimde sadelik ve basitliğinden dolayı sadece kafa yormayan 3. bir tarayıcı olarak bilgisayarımda kalıcı yerini aldı. 2 sene içerisinde Firefox ve Explorer’ın üzerine kabus gibi çöktü. Önce Firefox için gönüllü çalışan birçok eklenti geliştiricisi bundan vazgeçip Chrome’a eklenti yazmaya başladılar. Her geçen sürümde git gide severek kullandığım yeni bir Firefox eklentisi daha güncellenmediği için uyumsuz hale geldi ve var olan eklentilerde çöp olmaya başladı. Bu sebeptendirki kullanıcılar artık Explorer gibi Firefox’tan da kaçmaya başladılar. Özellikle son bir yılda artış gösteren tek tarayıcı Chrome oldu, hatta %100 oranında kullanıcısı arttı. Arkasında günde 1 milyara yakın kullanım oranına sahip Google Arama Motoru sayesinde bir sonraki seneye en çok kullanılan web tarayıcısı Chrome olacağı garanti gibi. Bu en çok kıl olduğum noktası oldu zaten Chrome’un. Yukarıdaki istatistikte son 1 yılda Avrupa’daki internet kullanıcılarının

Yahoo bu zararlarla fazla yaşamaz

Bugün shiftdelete.net’de Yahoo’nun 2. çeyrekte de zarar açıkladığı haberi vardı. 2 yıldır aralıksız zarar etmeye devam ediyormuş. Bu yılki cirosu 1.08 milyar dolar olmuş ve geçen yıla göre %5 daha az bir ciro olmuş. Forum bölümünde konuyu değerlendirmeye açmışlar, herkes Google gibi basit bir arama motoru olmadığı için, her tarafı magazin, haber vs. dolu olduğu için Google tarafından geçilip geride kaldı diyorlar. Bende olayın aslında nasıl geliştiğini kendimce ele aldım. Öncelikle Google, başarısını sadece arama motoru olmasından önce arama algoritması sayesinde kazandı. Daha zekice düşünen, kullanıcının aslında neyi aramak istediğini anlamaya çalışan algoritması sayesinde insanlar tarafından ilk kullanımlarında benimsendi. Çünkü o zamanlar arama motorları bu kadar aktif değilken herkes tavsiye üzerine ve bilgisayar dergilerinin tanıttığı web siteleri üzerine internette dolanıyorlardı. Örneğin 1999’un Chip dergisi yeni web siteleri kısmında arama motoru olarak Google’dan bahsedince dergiyi alan herkes internette girecek pek fazla site adresi bilmediklerinden hemen orada yazan sitelere girer ve beğendikleri zaman yada başka birinin ihtiacına yarar bi site olduğu zaman hemen çevrelerindekilere bu sitelerden bahsederlerdi. Yani o zamanlar etkin arama motoru, internet arama motorları değil, sağdan soldan duyumlar ve görümlerle öğrenilen web sitelerini yayan insanlardı. İnsanlarda tam bir arama motoru mantalitesi gelişmemiş, hep tavsiyeler üzerine sitelere girlirdi. Ya Ahmet Fenerbahçe’nin

Google Plus 18 milyona ulaştı

Google Plus bugün itibariyle 18 milyon kullanıcıyı geçmiş durumda. Bu sayıya ulaşırken her gün yeni bir rekor kırarak gelmişti. Fakat görünen o ki bu rekorlara bir süreliğine ara vericek gibi görünüyor. Geçtiğimiz hafta tek bir günde 2 milyon kişi Google Plus’a üye olurken, son 4 gündür ortalama günlük 948 bin kişi Google Plus’a üye oldu. Dün ise 763 bin üye ile günü kapattı. Bu gösteriyorki Google Plus yavaş yavaş durağan bir döneme giriyor. Eğer Google’un daha önceden çıkarttığı durum güncelleme servisi Google Buzz’u dikkate alırsak, aynı istatistikleri o da yaşamıştı. İlk yayına alındığı günlerde hızlı bir büyüme yaşayıp kısa sürede 10 milyon kullanıcıya ulaşmıştı ama bu üyeler sadece bu servisin nasıl birşey olduğunu görmek için üye olmuşlardı. Kısa sürede ulaşılan bu üye sayısına rağmen kullanım oranı çok düşük kalmış ve sonunda insanlar yerine botlar tarafından kullanılan bir servis olumuştu. Şuanda Google Plus insanlar tarafından fena sayılmayacak şekilde aktif olarak kullanılmakta ama yinede Google, Plus için heyecan verici yeni birşeyler yapmadığı takdir Google Buzz ile aynı sonu yaşama tehlikesiyle karşı karşıya. Bu arada Google Plus’ta en çok takipçisi olan kullanıcı 341 bin takipçiyle Facebook kurucusu Mark Zuckerberg olmuş durumda 🙂 Sanırım oda oradan her gün Facebook’a davet linkleri paylaşsa Google Plus’dan

Arama motoru Bing’i Türkçe’ye çevirin

Microsoft’un arama motoru Bing ilk çıktığında Türkçe dil desteği ile hizmet vermeye başlamıştı. 2 ay kadar önce hiçbir sebep belirtmeden Türkçe dilde hizmet sunan bing.com.tr sitesini kapatıp bing.com adresine yönlendirirken Türkçe dilide yayından kaldırmıştı. Microsoft’un Türkiye destek hattına bu durumu sorduğumda yayından kaldırılma sebebini kendilerinin bilmediğini, alınan karar doğrultusunda Avrupa ofisi tarafından bu hizmetin durdurulduğunu belirtti. Ne zaman tekrar Türkçe olarak hizmete başlayacağını sorduğumda ise hiçbir tarih belirtmediler ama yayından kalkmasının teknik aksaklıklardan olması ihtimalinin ağır bastığını ve uzunca bir müddet Türkçe dil seçeneği ve bing.com.tr’de hizmet verilmeyeceğini belirttiler. Ama arama motoru bing.com’da yinede bir yöntem ile sayfayı Türkçe olarak kullanabilmekte ve arama yapabilmekteyiz. Şimdi Bing’i Türkçe’ye nasıl çeviririz aşağıdaki videolu anlatımdan izleyerek öğrenebilirsiniz. Video’yu buradan izleyebilirsiniz

Google Plus ve Davetiye

Teknoloji takip eden herkes bilirki Google 26 Haziran’da Facebook’a başarısız bir iki denemeden sonra en başarılı girişimi olan Google Plus sosyal çevreler hizmetini yayına aldı. Tabi bizde kaçırmayıp hemen bir Google Plus davetiyesi ile hesabımızı açtık. İlk isteğim beni bu Google Plus profilimden takip etmeye başlamanız. Google, insanların her zaman insanların hemen ulaşamayacağı en özeli en çabuk ulaşmak ve hemen sahip olmak istediklerini iyi öğrenmiş olmalı ki aynı Gmail taktiğindeki gibi Google Plus hizmetinide davetiye usulü ile başlattı. Bu o kadar etkili olduki ilk günlerde ciddi kullanıcı sayılarına ulaşıldı. Henüz resmi bir rakam vermemiş olsalarda 50 milyon üyeye ulaştıklarını tahmin ediyorum. Çünkü yerli yapancı bütün teknoloji blog ve sitelerinde Google Plus konuşuluyor. Google Buzz hizmetini davetiye usulü ile değilde direkt halka açık sundu ama rağbet görmedi. Bu hizmeti sonlandırayım mı diye düşünmüş olabilir diye aklımdan geçmedi değil bir ara. Neyseki Google Plus başarısı ile Google Buzz’da tekrar canlanacak gibi. Bende ilk izlenimlerim olarak Google Plustan iki hafta önce hizmete aldığı Google +1 ‘de dahil olmak üzere tüm Google hesaplarını bu Google Plus’ta birleştirerek çok büyük bir + elde etmiş. İnsanların Picasa’ya yükleyipte unuttukları fotoğraflar Google Plus ile tekrar canlanıyor, Gmail’e entegreli Buzz’daki güncellemeler’in yerini Google Plus desteği alıyor, Youtube’ye yüklediğiniz