Vestel Venüs V3 Fiyatları ve Yerlilik Oranı

Tüm telefon firmaları gibi Vestel’de 1 günde zirveye oynayacak değil herhalde. Vestel’den ilk çıkardığı telefonun işlemci ve kamera dahil tüm parçalarını bir anda kendisinden üretmesini beklemeyin. Ayrıca ilk versiyondan itibaren Samsungla iPhone’la kapışan bir cihaz yapmasını beklemeyin, beklemiyoruz da zaten. Eğer öyle olsaydı onlarında zirve de kalışları anlık olur her gün yeni çıkan bir cihaz onları ezerdi. Zamanla Vestel de onlara yaklaşacak, belki aynı seviyeye çıkacak. Kendisine köstek değil destek olmalıyız. Örneğin Samsung telefon telefon üretmeye bugün değil 1997 yılından sonra başladı. O dönem de TV üretiyordu, 2000’lerin başında kamera üreten bir firma da oldu. Ama kendi işlemcisini telefon piyasasına girdikten tam 13 Yıl sonra yapabildi. Fakat amiral gemisi denilen Galaxy S ve Note serisinde 2012 yılından itibaren tamamen kendi işlemcisi Exynos’u kullanmaya başladı. Ondan önce uluslararası arena da başarılı olabilmek adına kendisi işlemci ürettiği halde kendisinden çok daha iyi bir işlemci olan Spandragon işlemcisini kullanmak zorunda kaldı. Yani görülüyor ki yeri geldiğinde kendi ürettiğin bir parça varken bile rakebet gereği bunun yerine rakibinin parçasını kullanmak zorunda kalıyorlar. Ayrıca asıl dikkat çekilecek konuyu da tekrar hatırlatayım, kendisi yıllardır elektronik işi yapmasına rağmen 1997 yılından sonra başladığı telefon piyasasında ilk kendi işlemcisini taaa 13 yıl sonra üretip telefonunda kullanabilmiş. Birçok kişi

Rusya ve Türkiye’nin arası neden gerildi?

Birinci Dünya savaşından sonra yıkılan Osmanlı devletinin yerine kurulan Türkiye devleti savaşın yaraları, borçlar, halkın yorulması ve kaybettiği toprakların Batılı güçler ile Rusya tarafından parçalanmış ve idare edilmeye başlanmış olmasından dolayı ve bazı başka sebeplerden dolayı uzunca bir süre içine kapandı. İçine kapanma da öyle böyle değil. Kendi toprakları dışında katledilen soydaşlarımıza gram yüz döndürmeden uzunca yaşadı. Örneğin; Yunanistan ve Bulgaristan’ın onlarca yıl boyunca orada yaşayan Türkleri ve Müslümanları katletmesine gram yardım etmemiştir. Benim ailem 1936 Bulgaristan göçmeni, buradan biliyorum. Asya’da ve Kafkaflarda, Kırım’da, Dağıstan’da gene öyle. Tek yapabildiği bizim sınırlarımıza kadar gelen soydaşlarımıza kalabilecekleri, ev yapıp yurt kurabilecekleri toprak vermek olmuştur. Bunada Çok şükür, hiç sınırdan da içeri almayabilirdi, gerçi sınırımızda bize sığınan Azeri aydınları Ermenilere teslim etmişliğimiz de var. Kısaca Türkiye uzunca bir süre sınırları dışındaki hiçbir etliye sütlüye dokunmamış, birçok kişinin Osmanlı Ruhu tekrar canlanırsa hemen ona katılalım diye uzunca bir süre beklemesine cevap vermemiş, kendini o nesle unutturmuş, yeni nesile hiç göstermemiştir. O yüzdendir ki bir zamanlar ünitersitelerinde yabancı dil ve tarih olarak okutulan Türkler, Türkiye kurulduktan sonra Türkiye’yi biliyor musunuz diye sorulduğunda Hindi mi diye sormalarına neden olmuştur. 1500’li yıllardan beri Rusya var olduğu topraklardan sıcak denizlere inme hayalini sürekli uygulamaya çalışmaktadır. 1. Dünya savaşından

Kıbrıs’ı yönetenler Türk olduklarını unutuyorlar mı?

Kuzey Kıbrıs halihazır da 286binlik nüfusa sahip ve sadece Türkiye’den 1 milyar 250 milyon TL bütçe yardımı alıyorlar. Bu aldıkları yardım Kıbrıs’ın genel harcamasının 4’te 1’ne denk geliyor. Bu kadarcık nüfusla neredeyse İstanbul kadar bütçe harcıyorlar. Ne yapıyor bu Kıbrıs halkı, ülkemizi sevmemekten başka, bunun ben söylemiyorum, oraya gidip vatani görevini yapan bütün Türk askeri söylüyor. Normal şekilde giden halka bu kadar sert değillermiş ama askerimize tavır alan birisi, ülkemize tavır almış sayılır, başka bir izahı yok. Bence orada nüfus değişikliği yapmamız lazım. O topraklar CHP kafalılara terkedilemez. Keyfimizden göndermiyor biz o paraları, vatan topraklarına sahip çıksınlar diye gönderiyoruz ama onlar görülüyor ki Türkiye’nin gönderdiği paralara sahip çıkmaktan ileri giden bir düşünceleri yok. Tek dertleri Türkiye’den ayrılıp İngiltere güdümüne girmek. 1967’lere kadar da İngiliz mandasıyken oranın vatandaşı sayılıyorlar dı diye hala o günleri istiyorlar. Ama Türk olduklarını unutuyorlar, yoksa değiller mi?

PC Satışlarının Düşüş Sebebi

2015 yilinin ikinci cegreginde PC satislari dunya genelinde %10 Turkiye genelinde ise %41 oraninda dusmus. Insanlar bu durumu genel olarak akilli telefonlara baglasa da, henuz bir pcnin yapabildigini tam olarak bir telefon yapamamakta. Bu nedenle dusus daha farkli bir nedene bagli. Oyun sektorunun oynandigi platformlarin degismesi. PC pazarinin dusmesi oyun pazari ile alakali. Millet eskiden bir oyunun yeni versiyonunu oynamak icin muhakkak pc yenilemesi gerekiyordu ama millet artik oyunlari buyuk oranda ya konsollarda yada cep ile tabletlerde oynuyor bu yuzden pc oyun sektoru donguyu yavaslatiyor. Mesela eskiden oyun oynamak icin son ozelliklerde bir pc toplamistim, Ekran kartim 512 mb, Ram 3 gb, Islemci 4 cekirdek 2.26 idi ve bu pcyi topladigim yil ise 2007 idi ama sonra oyunlari pcden oynamayi azalttim daha sonra ekran kartim yandi bende yerine cok daha eski yillarin urunu 64 mb bir ekran karti taktim ve cihaz hala tas gibi. 1 gblik photoshop dosyalarin da calisiyorum, biraz kasiyor ama aradan gecen neredeyse 9 yila ragmen banamisin demiyor. Kisaca eger bir pcde oyun oynamayacaksaniz, sadece internete girip, film izleyip, muzik dinleyecek ve ofis uygulamasini falan kullanacaksaniz zamanina gore alacaginiz iyi bir bilgisayar sizi rahat 10-12 yil goturur. Görsel kaynak: https://dribbble.com/shots/1896503-Game-development

Neden Rusya internet yatırımlarında Türkiye’yi 4’e katlıyor

Rusya internet pazarında Avrupa’yı bile geçip Amerika, Çin gibi devletlerle kapışmaya başladı. Keza Rus oyun firmalarıda aynı kapsamda dünyanın önemli ülkelerinden biri olmuş sayılır. Rusya bunu bizim gibi içine kapanmaya çalışan CHP’liler olmadığı için rahat yapıyor. CHP’liler diyorum çünkü yıllardır güddükleri siyaset Türk’ün Türk’den başka dostu yoktur, o yüzden onları bırakıp sadece kendi içizde yaşayalım dışarıdan dost aramayalım siyasetini en çok onlar yapıyor. Şimdi doğruya doğru, Rusya ise kendi içine kapanmak yerine çöküşünden sonra bile gene somürdüğü ülkeleri kontrol altında tutmaktan geri kalmadı. Biz ise Osmanlı yıkıldıktan sonra o kadar içimize kapandık ki bize sığınan Azeri İlim adamlarını gidip Ermenilere teslim edip gözlerimiz önünde katledilmesini sağladık. Rusya’nın kendi nüfusü yaklaşık 140 milyondan fazla, daha önce sömürdükleri Türki devletleri ve ona gönül bağı olan doğu avrupa devletlerinde de Rusça konuşanların sayısı ile birlikte yaklaşık 300 milyon civarı bir nüfusa hitap ediyorlar. Dikkat ediyorum çıkardıkları hemen her projeye hemen Kazakça, Özbekçe, Kırgızca, Ukraynaca, Romence, Lehçe gibi dillerin desteklerini ekliyorlar, bu da gösteriyorki biz niye Suriye ile niye şura ile niye bura ile ilgileniyoruz diye hayıflanmak yerine, bu durumu daha nasıl artırırız çabasında olmamız gerekiyor. Türk firmaları internet projelerinde neler yapması gerekli? Öncelikle yaptığımız internet projelerine muhakkak Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan, Tacikistan, Kazakistan,

Asya’daki Türk Halkların da Rusya, Çin Zulmü, Hindistan Esareti

Rus siyaseti altında yaşayan bağımsız Türk devletlerimiz Türkmenistan (5,450,000), Özbekistan (24.632.583), Azerbaycan (9.494.600), Kırgızistan (5.482.000), Kazakistan (12.918.379), Tacikistan (7.800.000). Rusya içinde bulunan yaklaşık toplam 12.2 milyon (2002) civarında nüfusa sahip özü Türk Tatarlar (5.554.601), Başkırtlar (1.673.389), Çuvaşlar (1.637.094), Kazaklar (653.962), Azeriler (621.840), Saha Yakutlar (443.852), Kumıklar (422.409), Tuvalar (243.442), Karaçaylar (192.182), Özbekler (122.916), Balkarlar (108.426), Kafkas Türkmenleri ve Türkler (95.672), Nogaylar (90.666), Hakaslar (75.622), Altaylar (67.239), Yaka Türkmenleri (33.053), Kırgızlar (31.808), Şorlar (13.975), Gagavuzlar (12.210), Dolganlar (7.261), Kırım Tatarları (4.131), Tofalar (837) haklarımız vardır. Ve Çin boyunduruğu altında olan Doğu Türkistan (Sincan-Uygur Türk Devleti) 9.769.779 kişi (2009) Türk halkı yaşamaktadır. İran boyunduruğu altında Azeriler Afşarlar, Horasanlılar, Kaçarlar gibi kısaca o bölgede 30 milyondan fazla Türk yaşamaktadır. Gene Babürlüler ve diğer Türk devletleri ile yaklaşık 900 yıl yönettiğimiz Pakistan ve Hindistan’da yaşayan Keşmir, Himalaya, Mugal Türkleri’nin nüfusu 22 milyonu bulan kimi kaynaklara göre nüfusları 100 milyona ulaşmaktadır. İngiliz sömürgesi altında bizlere unutturlup gizlenmeye çalışan bu Türk hakları halen Urduca Türkçesi konuşabilmektedirler. Son olarak Avrupa-Amerika ve diğer bölgelerde yaşayan Türkiye göçmeni Türkleride ele alırsak 5,5 milyon civarı Türkde oralarda yaşamaktadır. Kısacası Türkiye’nin dışında dünyada büyük çoğunlukla başkalarının esareti altında yaşayan 223.247.341 civarı Türk yaşamaktadır. Bunlar yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi Rusça ve Rus kültürü,

Bor’la çalışan araba yapsak ya

Bilim ve sanayi bakanı Fikri Işık yaptığı açıklama yerli otomobil üretecek firmayı bulduklarını belirtmiş. Yeni otomobil benzinli piyasada rekabet olmayacağı için elektrik ile çalışan araçlardan olacağını belirtmişler. 100 milyon lira devlet desteği verileceğini belirtmiş. İyi hoş ama elektrikli araçlar bana hiç ilgi çekici gelmiyor. Şarj sürelerinin uzunluğu, gidebildikleri mesafe, motor torku, en başta beni iten kısmı sessiz oluşu. En azından bi motor hırıltısı, titremesi olaydı gene belki derdim ama olmuyor. İnsan bir türlü ısınamıyor bu elektrikli otomobillere. Hem yıllardan beri ODTÜ ve İTÜ otları elektrikli otolarıyla övünüp dururlar ama bu üniversitelerin bilim adına, ilermek adına bir düşünceleri olmadığı için (kendi fikrim) yıllardır piyasaya süremediler o otomobillerini. Yeri gelmişken ODTÜ otlarına bir laf daha çakayım, 2008 yılıydı sanırım, bir gazetenin bir köşesinde küçücük bir yazı okumuştum. ODTÜ’lü araştırmacılar plastik ekrandaki yeşil renk sorununu çözüp gerçek renkleri verir hale getirip patentini aldıklarına dair. Bir süre sonra bir haber daha okumuştum, o da küçücüktü. ODTÜ bu buluşun patentini yabancı bir firmaya sattı diye. Bu teknoloji ile şu anda katlanabilir ekran yapılıyor. Ayrıca daha geçen ay okuduğum bir haberde Harvard üniversitesinin yıllık masrafı 42milyar dolar ve üniversitenin icat ettiği ürünlerden gelen satış ve telif hakkı parası 43milyar dolar diye. Elin adamının üniversitesi kendi masrafını

isimtescil 2013 domain raporu ve Türkiye’nin .tr uzantısı

isimtescil.net 2013’te satılan domainlerin istatistiksel analizini yayınlamış. Bu rapora göre com.tr uzantılı domain satışı 248.276 adet olarak gerçekleşmiş. Diğer net.tr, org.tr vs. ekleriyle tahminimce toplam 500bine varan .tr uzantılı domain satılmış durumda. Ama dünyada ülke uzantılarında bazı ülkeler 10 milyonu geçkinken bizim uzantımız daha 1milyona bile ulaşamamış durumda. Aslında halk olarak domaine düşkünüz ama ülkemizde uygulanan belge ile satılan .tr uzantı politikası yüzünden elimiz kolumu bağlı gibi duruyoruz. Yahu odtü yada kim bakıyorsa şu direk .tr uzantısını bi kullanıma açsada bizde .de, .fr, .ru vs. gibi kendi adresimizi marka etsek. Yahu inan kendi kişisel sitemi isakoc.com yerine isakoc.tr olarak kullanmayı daha çok tercih ederim yani. Ama sanki çok iyi iş çıkarıyorlarmış gibi .com.tr diye ek yapıp duruyorlar bide üstüne belgeyle satıyorlar. Tamam sen gene şirketlere .com.tr ver belge iste ama .tr’den ne istiyorsun arkadaş.

Dünyaca ünlü sitelerin üye sayıları ve Türkiye’nin popüler siteleri

İnternet siteleri artık değerleriyle bir çok fiziksel firmadan çok daha değerli hale geldiler. Bunların bir çoğunu Amerika’da doğup dünyaya yayılan siteler oluştursa da Amerika dışında da doğup dünyaya yayılmayı başaran epeyi büyük sitelerde var. Tabi bu siteler genelde Latin alfalesi yerine kendi alfabesini kullanan ülkelerden çıkıyor orasıda ayrı bir dikkat noktası. Bu yazımı biraz milliyetçi biraz da Kemalizm karşıtı bulabilirsiniz ama benim açımdan bu bir gerçek. Cumhuriyet’in ilk yılllarında övünerek geçtiğimiz Latin alfabesi bizi basit ve az kelimelerle konuşan bir halk yapmasının yanı sıra başkalarının ürettiği hizmetlerede bir nevi bağımlı yaptı. Latin alfabesinden farklı alfabeye sahip ülke halkları kendi ihtiyaçlarını Amerika’n siteleriyle karşılayamadıkları için kendi içlerinde projeler çıkardılar. Kendi sosyal ağlarını kendi ücretsiz mail sitelerini, kendi arama motorlarını, kendi video sitelerini açıp dışa bağımlı olmak yerine onları kendi ülkelerinde bir numara yaptılar. Bu durum milliyetçi gibi görülsede sonuçta kazanan kendi değerleri oldu. Özellikle sosyal siteler (Mail, Arama Motoru, Sosyal Ağ) bir ülke hakkında istihbarat toplamak için bir çok ajanın yapamayacağından daha fazlasını yapmakta. Mesela Çin, bir çok Amerikan sitesini ülkesinde istihbarat toplayıp dış ülkelere aktarması, ülkesinde halkı kıştırtıcı propagandaları körüklemesi gibi sebeplerle yasakladığı sitelere alternatif kendi içinden çıkan projeler şimdi o siteler kadar büyüdü ve dış dünya ya açıldı. Hem

iPhone’un dünya da en pahalı olduğu 3. ülke Türkiye

Yıllardır bir çok ülkede kendi resmi satış sistemi olan Apple Türkiye’ye ancak 1 Kasım 2013 tarihi itibariyle online satış mağazası http://store.apple.com/tr üzerinden yaptığı satışlarla Türkiye piyasasına girmiştir, fiziksel mağaza olarakta 2014 yılının Ocak ayında Zorlu Center’da girişi cam küreden yapılan mağazasıyla hizmete açılmayı planlıyorlarmış, bu cam mağaza dünyada 3. cam girişe sahip Apple mağazası olacakmış. Tabi bu andan itibaren sitede yer alan Apple ürünlerinin fiyatlarını görünce yıllardır başta Türkcell olmak üzere Vodafone ve Avea’nın el ele verip bizleri nasıl kazıkladıklarını görmüş oluyoruz. Çünkü iPhone 5S piyasaya çıkmadan önce Turkcell’in açıkladığı fiyatlar 16GB için sözleşmesiz 2279 TL ve 24 ay sözleşme 16G iPhone 5S ürünü için en düşük faturalı pakette 171 TL x 24 = 4104 TL bunda yaklaşık 39 TL telefon fatura ücreti var bunu düşersek 39 x 24 = 936 – 4104 = 3168 TL taksitli olarak satmaktaydı. Şimdi Apple mağazası açılması ile iPhone 5s 16GB ürünü Türkiye’de 2149 TL ile satışa çıktı, ayrıca kredi kartına taksitle gene aynı fiyattan satılmakta. Bu da yıllardır bu üç firmanın kendi belirledikleri fiyatlarla bizleri nasıl kazıkladıkları ortaya çıkmıştır. Tabi genede fiyatlar yüksek, bunun 2 sebebi var gibi. 1.si gümrük vergisi ve teferruatları, diğeri de bu firmaların koyduğu yüksek fiyatlara rağmen çok iyi

Türkiye’nin illeri ve ilçeleri

Arada bir lazım oluyor, Türkiye’nin tüm ilçelerini saatlerce bir araya toplamak zorunda kalıyorum. Bende tüm il ve ilçeleri son güncel haliyle bir araya topladım. Böylece hem kendime faydalı olur hemde sizlerin işine yarayabilir. Türkiye’nin tüm illeri plakasız Adana, Adıyaman, Afyon, Ağrı, Amasya, Ankara, Antalya, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Hatay, Isparta, İçel (Mersin), İstanbul, İzmir, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Rize, Sakarya, Samsun, Siirt, Sinop, Sivas, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Uşak, Van, Yozgat, Zonguldak, Aksaray, Bayburt, Karaman, Kırıkkale, Batman, Şırnak, Bartın, Ardahan, Iğdır, Yalova, Karabük, Kilis, Osmaniye, Düzce Türkiye’nin tüm illeri plaka kodları 01 Adana, 02 Adıyaman, 03 Afyon, 04 Ağrı, 05 Amasya, 06 Ankara, 07 Antalya, 08 Artvin, 09 Aydın, 10 Balıkesir, 11 Bilecik, 12 Bingöl, 13 Bitlis, 14 Bolu, 15 Burdur, 16 Bursa, 17 Çanakkale, 18 Çankırı, 19 Çorum, 20 Denizli, 21 Diyarbakır, 22 Edirne, 23 Elazığ, 24 Erzincan, 25 Erzurum, 26 Eskişehir, 27 Gaziantep, 28 Giresun, 29 Gümüşhane, 30 Hakkari, 31 Hatay, 32 Isparta, 33 İçel (Mersin), 34 İstanbul, 35 İzmir, 36 Kars, 37 Kastamonu, 38

Başbakana akılsızca yüklenmeler

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 2002-2011. Bir insan 9 yılda ancak bu kadar fazla yaşlanabilir. Devlet yönetmek çocuk oyuncağı değil, ancak lider vasıfları olan birisi devlet yönetebilir. Twitter öyle bir araç ki, insanlara normalde ısrarla sorsan o konu hakkında bahsetmekten çekinir ve gizlerler ama twitter sayesinde gereğinden fazla düşünce eklemeye başlanınca her tür düşüncesini döküyor dışarıya. Misal bugün twitterda #hayaldigercekoldu etiketini inceliyordum, profil resimleri, profil isimleri ve sloganlarına bakıp birde birde yazdıkları mesajlara bakıyorum. O kadar çok zıt kişilerki. Misal fotosu, ya filistin bayrağı, ya islam bayrağı, ya başörtü direnişi gibi şeyler içeriyor yada Atatürk fotoğrafı vs. ama profil isimleri ile o kadar zıt mesajlar yayınlıyorlar ki afedersiniz adeta insanı salak yerine koymaya çalışıyorlar. @bedevi_hamsi isimli şahıs gibi binlercesine rastlayabilirsiniz. Ben 1993’te ilk kez İstanbul BB. başkanı olduğunda daha doğrusu olmaya aday olduğunda tanıdım R. Tayyip Erdoğan’ı. O zamanlar 9 yaşındaydım. Komşumuz Faruk abi Merter ve Çağlayanda işler yapıyordu. Bizse Sultanbeyli’de oturuyorduk. Kendisinin yanında çıraklık etmek için arada bir tatillerde takılıyordum, o zamanların istanbul’unu görmemek için kör olmak gerekiyordu. Sürekli sis, sürekli pis hava, sürekli çöp yığınları, evlerde doğalgaz mı, delimisiniz, evlerde su ve kanalizasyon şebekesi bile yok. Yol ise ayrı bir dert. Otobüsler ilçelere günde bir iki kez uğrardı. Sabah