Türkiye’nin Büyük Firmaları Yahudi ve Masonlar Tarafından Yönetiliyor

Türkiye’de bir güçlü firmamız çıkacak ama buna Yahudi ve Mason sermayesinin izin vermeyediğini biliyor musunuz? Örneğin; yıllardır Türkiye’nin her zaman en büyük firmaları olan firmalar (koçlar, tosunlar, öküzler, doğanlar vs. gibi isimler içerebilen firmalar) Türkiye’nin hemen her sektörünün en büyüklerinden oldular ama neredeyse hiç üretici olmadılar. Çoğunlukla ya üretilmiş parçayı ithal edip montajcı oldular yada direk ürünü ithal edip sattılar. Bir üretim gerçekleştireni de ya maddi yoldan yada ellerinde bulundukları basın yoluyla sindirip büyümesine ve duyulmasına engel oldular.

Peki Anadolunun yiğit, vatan sever, Mümin evlatlarına bunları yapanlar kendi güçlerini nasıl koruyabiliyorlar?

Ülkemizde kurulan ve büyüyen firmaların arka planını araştırsanız arkasında büyük oranda Yahudi sermayesi çıkar. Örneğin KOÇ grubunun küçük bir firma iken Türkiye’nin en büyüğü haline gelmesi, Doğan Grubunun Medya sektörüne ambargo koyması, Anadolu Grubunun vs. birçok firmanın arkasını araştırsanız ülkemizin karanlık düşmanlarını çok rahat görebilirsiniz. Koç Grubunun kuruluşunda İspanya Saferad yahudilerinden Monik Burla (Benardete)’nin olduğunu birçok yerde okuyabilirsiniz. Doğan Grubunun arkasında ise Koç Grubunun olduğunu okumanıza bile gerek yok neredeyse.

Ülkemizdeki firmalar genellikle sessiz bir şekilde birilerinin elinden diğerine geçip geçip duruyor ama yeni sahiplerinin politikası nedense hiç değişmiyor. Önceleri araba satıcısı olan Doğan Grubun birden bire medya devi olması enteresan değil mi? 1990’lara kadar kurucusu olan Simavi ailesine ait olan büyük medya organları sessiz sedasız Doğan Grubunun elinde toplandı. Kimse bugün satılsa milyarlarca TL eden bu firmaları bu insanlar nasıl satın alabiliyor diye araştırma yapmıyor pek.

Doğan Grubu sessiz sedasız Milliyeti, Hürriyeti satın almış, Kanal D’yi kurmuştu. 2000’li yıllardan sonra hiç ses çıkarmadan Milliyet gazetesi başka bir grubun eline geçti. Sebebini ise o dönemde Aydın Doğan bir konuda hatta yaptığı için arkasındaki onun bağını tutan güçlerin ona ceza kestiğini fısıltı gazetesinden duymuştum.

Petrol Ofis’i Bedavaya Başka Birine Peşkeş Çekiliyor

Petrol Ofisi daha önceden Devlet firmasıyken 2000 yılında özelleştirildiğinde ve bir müddet sonra firmanın %86,7 hissesi Doğan grubu eline geçti. 2006 yılında 1 Milyar Dolara Avusturyalı bir firma %34 hissesini aldı. Doğan Grubunun elinde %54 civarında hisse kaldı. 4 yıl sonra Doğan Grubunun elinde kalan hisseleride 1 milyar Avroya alıp şirketin tamı eline geçti Avusturyalı Firmanın. Yıl 2017 yılına geldiğin de şimdi Avusturyalı firma %100 hissesini 1.36 Milyar Avroya Hollandalı başka firmaya satış anlaşması yapmış.

2015 yılını Türkiye’nin en büyük 3. Firması olarak kapatan Petrol Ofisi 2015 yılını 30.921.180.000 TL yani 10.6 Milyar Dolar Ciro ile kapatmış.
Yıllık cirosu yaklaşık günümüzde yaklaşık 8 Milyar Dolar olan olan firma 1,368 milyar avroya satılması manidar. Para kazanamayan bir çok amerikan firmasının bile satış değeri 10larca milyar dolar, örneğin her sene zarar eden Twitter bugün satılsa 20 milyar avrodan daha fazla para ediyor. Ya da henüz para kazanmamış 2016 yılını yarım milyar dolar zararla kapatan ve para kazanacağı henüz belli olmayan Snapchat, 2017 yılında 17 milyar dolar değerleme ile borsaya girdiği gün değerini 25 milyar dolara çıkarttı.

Ülkemizdeki Firmaların Asıl Sahipleri Yahudiler mi?

Yani kısaca ülkemizdeki bazı firmaların sahipleri aslında başında bulunan aileler değil, onlar sadece birer kuklalar. Başlarında durup hayatlarının keyfini çıkarıp, para yiyip ülkemizi karıştırıyorlar, misyonunu tamamlayanlar yada hata yapanlar ise devrini kapatıyor. Birçok büyük firmalar Yahudi/Mason desteği ile kurulup bir aileye sadece yönetmesi için veriliyor, daha sonra o aile misyonunu tamamlayınca hemen o aileden alınıp yeni yetiştirdikleri yada onların sözünü dinleyip dediklerini harfiyen yerine getirecek yeni bir kukla patron bulup çok cüzi rakamlara devrediliyor.

 

“Türkiye’nin Büyük Firmaları Yahudi ve Masonlar Tarafından Yönetiliyor” için 6 cevap

  1. -Şahsi düşüncelerimdir-

    keşke bir kaç firma böyle olsa fakat maalesef bir çok *marka* olan yerli firmalar yabancıların eline geçiyor. Geniş çaplı bir araştırma konusu bu. Bir kaç örnek vermek istiyorum.

    1) Su firmaları; bakınız Erikli Su tam kabuğunu yırtmış “marka” olmuştu ki Nestle tarafından satın alındı aynı şekilde Sırma Su tam güzel bir çıkış yakalamıştı Fransızlara satıldığını birinci ağızdan öğrendimki gizli bir şey değil zaten.

    2) Doğtaş mobilya büyüklük açısından İstikbal ile yarışacak durumda değil ama mağazalarını gezdiğinizde yükselen bir marka olduğunu görebilirsiniz, oda 3-4 sene önce %51 hissesi amerikalılara satıldı.

    3)Deniliyorki kendi çabanız ile bir yere kadar büyüyebiliyorsunuz daha fazlası için yahudiler ile iş birliğine mecbur kılınıyorsunuz. Bakınız Ülker dünya pazarına açılamadı çünkü bazı şeylerden taviz vermek yahudiler ile ortak olmanız gerekiyordu ta ki Sabri Ülker vefat edene kadar. Ardından koskoca United Bisküvi ülkere verildi, amerikalıların asırlık kahvaltı klasiği Kellog’s Ülkere satıldı, yaudiler böyle büyük firmaları hiç müslümanlara satarlar mı aklınıza yatıyor mu? Kriz falan işin bahanesi edilerek ortaklık sağlandı. Son çıkan reklam krizi de işin tuzu biberi oldu.

    4) Krizde olan SAAB otomotiv firmasını almak istediğimizde gereken tüm koşulları oluşturup mühendisler ile bile anlaşma sağlandığı halde herşey tamamken GM engelledi. (kaynak Alphan Manas bloğu)

    5) Yerli araba demişken; 3-4 sene önce RTE yerli araba sözleri ettiğinde Ford’un yurtdışındaki bilmem ne müdürü çıkıp -yerli araba olursa Türkiye planlarımızı gözden geçiririz açıklaması yapmıştı, koç grubuda – e biz zaten yerli araba üretiyoruz ne gerek var(!) açıklaması yapıyor yersen. Tank-gemi gibi savaş sanayi ihalelerinden milyarları cebe indirirken ne gerek var yurt dışından alalım demiyorlar. Tamamen kendi çıkarlarına çalışıyorlar.

    • Diline sağlık dostum, güzel noktalara değinmişsin. Ayrıca Erikli ve Sırma su halen içimi acıtır. En sevdiğim su markalarıydı. Şimdi hem yabancılara peşkeş çekildi, hem de kalitesi çamur tadı veren nestle sularına döndü. Şimdilik, Pınar, Hamidiye ve Saka su ile idare ediyoruz.

  2. İsa hacim cok güzel yyazıyon nerden baksan 1 yıldr takip ediym belkide daha fazşa yani siten sıkkullanılanlarda ekli öyle diim yani diyecem şuu devam et gardaşım 🙂

    • Eyvallah, teşekkür ederim. Aslında bu tür araştırma haberleri için artık kendime bir haber blog sitesi açtım, haberr.com isimli, genellikle pek sık olmasa da kategorisi bu tür işlere giren haberleri orada yazmaya çalışıyorum yada başkalarının yazığını gördüklerimi alıp orada paylaşıyorum. Burada da yine zaman zaman paylaşıyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.