Uykusuzluk rekorum

Yıllık iznimdeyim. O yüzden gündüzlerim uyumakla geceleri PC başında biriktirdiğim bir kaç internet sitesi projesiyle uğraşmakla geçiyor. Dün sabaha kadar yine PC başındaydım. Bir önceki gün akşam üzeri 6’da uyanmıştım. Tabi insan boş boş oturunca 5-6 saatlik uyku fazla bile geliyor. Sabah 9 gibi pcnin başından kalkıp bir iki film izleyeyim dedim. Filmler sardıkça sardı. 4 film bitirdim. Saat ikindinin 5’ine geliyordu. Komşu arkadaşın windowsu çökmüş, arkadaş hatrı format atmak boyun borcu. Format atarken muhabbetsiz ve çaysız olmuyor tabi. Derken saat gece 12’yi buldu, eve geçtim maillerime bakıp yatağa geçicektim, bu kez Mustafa isimli bir diğer arkadaşım geldi, dedi biraz nette işim var, bir kaç saat takılıp gidicem. Tamam dedim ve yaklaşık 30 saatlik uykusuzluktan sonra yastığa kafayı vurdum. Bir ara gözümü açıp saate baktım saat gece 1 gibiydi, başımda ciddi bir ağrı baş göstermiş. Hafiften silkeniyorum, şiddetli bir korkuyla kafamı sağa sol çevirdim, depremmi oluyor diye. Bir baktım bir minibüsün içinde gidiyoruz. Mustafa ve tanımadığım bir adam ön tarafta ben arka taraftaki koltuklardan birindeyim. Mustafa’ya sordum ne oluyor oğlum nereye gidiyoruz, ne zaman bindirdiniz beni bu arabaya.

Ben yattıktan yarım saat sonra Necati isimli Mustafanın bir akrabası komşumuz bunu aramış ağvayım, mangal yapıp sabahlayacağız ve sabahda derede balık tutucaz, ben sana İbrahim abiyi gönderiyorum oda buraya gelicek seni almaya geliyor. Adam gelince bana söylemiş ben gidiyorum sende geliyormusun diye bende evet demişim ve kalkıp onlarla arabaya binmişim. Nasıl bir uykuysa hiç hatırlamıyorum ama neyse mecburen arabadayız. O ilk deprem etkisi uykumu kaçırdı ve gideceğimiz yere vardık. Necati ve 3 arkadaşı daha vardı, toplam 7 kişiyiz ve sabahlamak için yatacağımız yer ise 14 kişilik bir minibüs, geçtik minibüse kimi 3lü koltuğu kimi 2li koltuğu falan filan derken tek bir koltuğa kaldık. Oraya dön buraya ayağını uzat, şunu yap bunu yap, resmen iğneli fıçı uyumak elde değil, sabaha ise 2 saat kadar var, gözlerimden uyku akmaktan fışkırma pozisyonuya geçti ama nafile, uyuyamadım. Sabah olunca boş bırakırlarmı onu getir bunu tut mangala bak o, şu bu derken saat öğlen 2,30 oldu ve halen uyku tatmak mümkün değil. Balıklarımızı tuttuk o arada mangalımızı yaptık, dereye girip yüzdük uykum açılsın diye, patates çuvalı ile balık yakaladım ve şükür saat 2,30da eve dönmek için yoldayız. Eve varmak 1 saati buldu, adeta bir mucizeyi başarmıştım, çünkü artık uyuyabilecektim. Hemen duşa girdim ve sıcak su altında biraz vücudu gevşettikten sonra saat öğlen 4te şükürler olsunki yatabildim. Gün güzel geçti ama uykusuz kaldığım süreye bakacak olursam tam bir kabustu. Tamı tamına 46 saat uyumamıştım. Neredeyse 2 gün. 🙂

“Uykusuzluk rekorum” için bir cevap

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.