Ülkemiz İnsanı İçin de Çok Hain mi var Yoksa Mal mı var?

Bugün Donanımhaber sitesinde günlük teknoloji haberlerini okuyorum. Haberlerden birisi Casper’ın da Türkiye’de telefon üretimine başlayacağı ile ilgiliydi. Aklı başın da olan bir insan başlığı okuduğun da telefonu baştan sona kendisi üretmeyeceğini, en azından bir iki noktasını kendisi üretip geri kalan parçaları Çin, Taiwan vs. yerlerden temin edip montajını Türkiye’de yapmayı hedeflediğini fazlasıyla anlar, anlaması lazım. Ama ne zaman bu tür bir haber okuyup sonra yorumlara baksam çıldıracak gibi oluyorum. İnsanların pervasızlığı, vurdum duymazlığı, işi alaya almaları beni çileden çıkarıyor. Bu yüzden bu bahsettiğim haberi de okuyunca yine çileden çıktım ve bu çileden çıkaran yorumculara cevap olarak bir yorum yazmaya karar verdim. Onlara yazdığım yorumu da buradan paylaşmak istedim ki, okuyucularım da İnşallah Ülkemiz de yapılan en ufak çivi üretimi yapan yer dahi olsa duyarlı olmaları için. – – – – – – – – – – Donanımhaber’deki “Casper, akıllı telefonlarını Türkiye’de üretecek” isimli yazıya yazdığım yorum. Dünya da bütün telefonlarımın her parçasını A’dan Z’ye ben üretiyorum diyen kaç kişi var lan!!!!! Az adam olun da bu ülkeye emek vermeye, kısmi üretim de olsa onları burada yapmasını, onun dışında da Çin de montaj ücreti ödeyeceğine kendi milletimizi çalıştırıp onlara ödemesine destek olun. Eğer bir ülkede bir firma bütün parçalarını kendi üretmek

Yerli Arabayı Üreten Firma İlk Çalışmalara Başladı

Yerli otomobil için Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı, Vestel, Turkcell, BMC, Karsan ve Anadolu Grubu tarafından görevlendirilen isimler, İstanbul da özel bir ofiste çalışmalarına başlamış. Haydi Bismillah diyelim, İnşallah bu sefer muvaffak olurlar, devrim arabası gibi yarıda kalmaz. Bak daha dün yaptığımız ihalar sadece bir süreliğine hava da küçük mesafelerde uçuyordu, daha sonra füze atabilenini yaptık, daha sonra yüzde yüz yerli motorunu yaptık, en son olarakta mesafe sınırı tanımayan uzaydan uydu ile kontrol edilebilenini yaptık. Araba işine de girelim İnşallah onda da zamanla en iyiye doğru ulşacağız, hiç moral bozmaya gerek yok. Bugün dünyanın en iyi araba markaları olan ülkeler bu işe dün başlamadılar, hemen hepsinin 100 yıldan fazla geçmişi var. Zamanla bu kaliteye ulaştılar. Biz de zamanla ulaşacağız İnşallah. Hiçbirşey yapmamaktan iyidir.

Askerlikte Çürük Alan Boy Kilo Oranları Nedir?

Her Türkiye vatandaşı askerlik görevini yapmakla mükelleftir. Askerlik aslında dışarıdan çok sıkıntılı gibi görünse de hatta o an askerlik yapan birisi için çok sıkıcı görünse de askerlik görevini yaptıktan sonra iyi ki bu görevi yapmışım diyeceksiniz. Aslında gerçekten askerlik gibi askerlik yapsak çok keyif verici bir hizmet. Ama genellikle bazı memur zihniyetindeki komutanlarımız dan kaynaklanan sorunlardan dolayı askerlik size çok sıkıcı gelebilir. Fakat orada yaşadığınız deneyimler, kurduğunuz dostluklar, başınıza gelen acı ve tatlı deneyimler askerlik bittikten sonra çok güzel anılar olarak aklınız da kalır. Askerlik yapmanıza engel bazı sağlık sorunlarınız olabilir, Allah kimseye öncelikle böyle sağlık sorunları vermesin, Amin. Bu sağlık sorunlarından bir tanesi de Boy / Kilo endeksi, oranıdır. Eğer boyunuzdan fazla yada az kiloya sahipseniz askerlik eğitiminizde size çok sıkıntı çıkaracağından bu kişilerin askerlik yapılmasına izin verilmez. Aynı zaman da 150cm boyundan kısa olanlar ve 210cm boyundan uzun olanlar askerlikten muaf olduğu gibi boyuna göre kilosu fazla yada az olanlarda askerlikten muaf olur. Askerlikte Boy Kilo Oranları Nedir? Aşağıdaki tabloda yer alan boy ve kilo oranlarını inceleyerek askerliğe elverişli olup olmadığınızı öğrenebilirsiniz. Tablo da görüldüğü üzere örnekler verecek olursak 1. sıradaki 150cm boyunda olan bir erkek vatandaş için standart kilo oranı 55 KG’dir. Bu boya sahip birisi eğer

Telefon fiyatları 2016’da zamlandı

2015’in Kasım ayı sonlarında Nokia’nın Lumia 1520 modeli hakkında ne düşündüğünüzü sormuştum. Bu telefonu almak istiyordum ve 2015 Aralık ayının ilk haftasında ürünü satın aldım. Telefonun kalitesi tasarımı acayip hoşuma gitmişti, adeta aşık olmuştum ona. Windows Phone’da gerçekten kendini çok geliştirmiş. PC’de yaşadığım deneyimi büyük oranda yaşattı bana. Uygulamaları zayıf ama Windows 10 ile birlikte muhakkak bu durum değişecektir. Çünkü Windows 10 kurulu bir PC için yapılan uygulama aynı anda Windows Phone 10 kurulu cep telefonu içinde ek bir işlem yapmadan kuruluyor. Bu ortak platform sayesinde Windows Phone uygulama geliştiricileri yılda 10-15 milyon adet satılan Microsoft Lumialarla yetinmek zorunda kalmayacaklar çünkü 200 Milyon’dan fazla bilgisayar ve 100 Milyona’a yakın Windows 10’lu tabletler ile neredeyse iPhone kadar büyük bir kullanıcı kitlesine ulaşmış bir pazara payına sahip olacak. Bu da bir uygulama geliştiricisinin muhakkak uygulama yazmasını gerektirecek bir durum. Neyse aldığım Nokia Lumia 1520 herşeyiyle iyi demiştik ama tek bir kötü noktası yüzünden o telefondan vazgeçtim ve iade ettim. O da boyutu. 6″lik bir ekrana sahip olması ayrıca ekran çerçevelerinin Phablet telefonlardan çok daha kalın olması sebebiyle telefonun boyutu aşırı büyük. Cebime sığmadı. Sığması için adeta arkasından kastırmak gerekiyor. Bu yüzden Lumia 1520 cebimdeyken oturmak mümkün bile olmuyordu. Haliyle iade ettim. Ardından

isakoc.com 10 yaşında!

İlk kez bir internet sitesi açma fikrini bana 2002 yılında TRT2’de İnternet TV adında yayın yapan program vermişti. Kendime çok geniş çaplı bir portal açmak istiyordum ve ilk ilham aldığım site bir ilkokul öğretmeninin öğrencileri için ders notları yayınladığı planlar.com sitesi olmuştu. Karıştıra karıştıra kısmen öğrendiğim Photoshop 5 ve Frontpage 98 ile kocweb.net adında kendimce çok geniş çaplı bir site açmak istiyordum. Tam 1 yıl boyunca site üzerinde tasarım çalışmaları yaptım. O zamanlar kodlama bilgim neredeyse sıfır. O dönem çok popüler olan html dersleri veren siteler mevcuttu, Allah kendisinden razı olsun (Amin) harmanyeri.net (Bariş Cengiz) sitesi sayesi ve birkaç ***.8m.com uzantılı html kod öğreten sitelerden küçük Java kodları, flash döngüleri yapmayı öğrendim. 1 yıllık kocweb.net uğraşının ardından bir lise öğrencisi için böyle bir siteyi yayınlayabilmenin hem çok maliyetli olacağını hem de yönetimi kodlama bilmediğim için fazla idare edemeyeceğimi gördüğüm için siteyi yayına veremedim. Birde tamamı html sayfalardan oluştuğu için sitenin alt sayfalarında yaptığım her yeni güncelleme için neredeyse tüm sayfalara girip yeni yapılan sayfaların linklerini eklemem gerekiyordu. Bu düzenlemeler kodlama olmadığı için tek tıkla yapılmak yerine saatler aldığı için beni bezdiren olayların başında yer alıp sitenin açılmasını zora sokmuştu. Aradan bir yıl geçtikten sonra İnternet aleminde tasarım ilk olarak abimin

Haber sitelerindeki başlık iğrençliği

Türkiye’miz de haber okumak çok sevilen birşey, birşeydi. Özellikle Facebook’taki haber sayfalarını takip etmeyen yoktur sanırım. Yanlız haber sitleri Facebook ve Twitter’ın önemli kullanıcı kitlesini görüp onlardan faydanmak adına sınırları zorlayacak haber başlıklarına imza atmaya başladılar. Artık insanlar Facebook, Twitter ve Google+’dan haberi değil, haber başlıklarını okuyor. Artık hemen hemen herkes bir foto bir başlık atıp rahatına bakıyor. Bu iş o kadar çığrından çıktı ki, bu başlıklardan daha da iğrenç olan kadın vücudunu kullanarak haber yapma modasını bile geride bırakmış durumda. İnsanların merak dürtüsünden faydalanıp, hiç haber değeri olmayan haberlere cezbedici sürekli merak uyandırıcı başlıklar atıp insanları ya sitelerine girmeye ya da sitedeyseler habere girmeye zorluyorlar. Foto galeri haberleri saymıyorum bile, her sayfada 3-4 kelime ile 30-40 sayfada yarım sayfalık haberi okutanlar bile var. Zaten son sayfaya gelince ilk başında okuduğun metinleri bile unutuyorsun neredeyse. Bu haber sitelerindeki başlıklar da aşağıdakilerden ileri gitmiyor: Onun ne yaptığını gördünüz mü? Artık O da orada O buna karşı çıktı Oradaki olaylara Buradakilere dokunur mu? Öyle bir gol attıki O takım kazandı Sonra bu artık kabak tadı vermeyi bırakıp çürük tadı veren başlığa aldanıp fener cimbomu yendi sanıp tıklayıp detaya girersiniz, bir bakarsınız ki börülce spor, derilce sporu yenmiştir. İnanın facebook’u bırak artık tüm

İlk bilgisayarım bir IBM’di

Benim ilk bilgisayarım baya bi iyiydi, 2000 de 300 milyon liraya almıştım. IBM’min HP ile birlikte kişisel bilgisayarlarda tekel oldukları zamanlardı. İnternet yok gibi, dergilerden ücretsiz İxir internet paketleri topladığım zamanlar. Tabi ücretsiz internet paketi demek ücretsiz anlamına gelmiyor. O zamanlar 56 K modemlerle telefon hattını bilgisayara bağlıyorsun ve sonra kullandığın dakika kadar ev telefonuna kazık gibi fatura geliyor. Hatırlıyorum 1 siteyi ortalama 30 ila 60 saniye arasında açıyordu. Belkide 3ü1 arada kahveler o zaman moda oldu. Çünkü bir kaç site adresi yazıyordun, sonra onlar açılana kadar kahve mi içicen, çaymı içicen gidip işlerini halledip geliyordun. Bilgisayarım IBM Netvista A20 idi. Özellikleri; 17″ monitör, o zamanlar için süper ötesi bir boyut, renkler çok canlı ve titreme yok denecek kadar az. PIII 800 MHZ, ayrıca 256 KB işlemci cache’i var. Yıllar sonra bile bu işlemciye ikinci el piyasasında çok iyi para veriyorlardı. 64 MB Ram 133 mhz hızında 10 GB Harddisk (aldığımda 15 Gb sanıp çok sevinmiştim, ama bilgisayarı açtığımda 10 olduğunu görmek çok üzücü olmuştu, başkaları 4 GB kullanuyordu ama 15 bekleyip 10 bulmak genede üzüntü vericiydi) 40X CD-Rom (bi tane CD-Rewriter’im olmasını çok istemiştim ama tam 4 yıl sonra olacaktı, çünkü çok lüks bir aletti benim için) 56K modem,

Askerlikte cep telefonu kullanma, Askercell

2015 yılı ile birlikte askerlikte birçok değişikliklere gidildi. Birçok yeni kurallar geldi ve bu asker açısından bakıldığında fazlasıyla dezavantajlı bir hale geldi. Herkes anlatır doğuda askerlik yapanların cep telefonu, mp3 çalar, tablet, bilgisayar vs. gibi elektronik cihazları kullanmakta fazla zorluk çekmediğini, komutanların çok fazla sıkmadığını söylerler. Ama batı taraflarında ve en önemli olan Türkiye’deki erbaş askerin yaklaşık 3’te 1’inin askerlik yaptığı Ankara’da bu cihazları kullanmak imkansıza yakındır. Askeriye içerisinde akıllı telefon kullanım oranları ciddi oranda arttığını askerlerden fazla komutanlar bilmekte. Ayrıca askeri düzen de askerin piskolojisi düşünülerek buna göz yuman bir sistem var, daha doğrusu geçen aya kadar vardı. Askerler cep telefonlarını askeriyeye getirdiklerinde bölük astsubayına devreder, onlarda çanta denilen bir sisteme telefonu dahil ederlerdi. Bu çanta hafta içi komutanın gözetiminde kalır, komutan dilediği zaman çanta içerisini ve telefon kayıtlarını inceleyebilirdi. Çanta, hafta sonları olduğunda içindeki telefonlarla birlikte bölük yazısıcısına teslim edilir ve çarşıya çıkacaklara kullanmaları için telefonları çarşıya çıkış esnasında verilirdi. Bu çanta sayesinde nizamiyelerden kayıtlı telefonların dışında ki telefonlar kolayca geçirilerek askerin içeriye telefon sokması kolaylaşırdı. Bu durum üzerine çaresiz kalan askeri düzen yeni bir düzenlemeye giderek Askercell adında bir telefon hattı çıkartıp bunu zorunlu hale getirerek çanta sistemine son verdi. Askercell 5 adet cep ve 2 adet

Askerlik notları #Usta Birliği

Bildiğiniz üzere Kasım 2014’te Balıkesir Çavuş Eğitim okulunda acemi birliğine katılarak askerliğime başlamış ve acemi birliğimi tamamladıktan sonra genel olarak acemi birliğinde yaşadığım deneyimlerimi Askerlik notları #Acemi birliği eğitim süreci isimli yazımda aktarmıştım. Usta birliğim Çankaya / Ankara Kara Harp Okulu’na çıkmıştı. Usta birliğimin Ankara’ya çıkmasının ardından birçok arkadaşım işin zor dedi, harbiden de dedikleri gibi çıktı. Usta birliğimde 2 ay nasıl geçti? Bazı komutanlarımız bile zaman zaman arkadaşlarımıza söylüyor, örneğin birisi beni gönüllü olarak doğuya sürün komutanım diyor, komutanın cevabı ise ben seni doğuya gönderip neden ödüllendireyim oluyor. Usta birliğine katılalı 4-5 gün sonra tam 2 ay olacak. 2 ay içerisinde Ankara’dan sürülmek için yapabildiğimi yaptım ama kâr etmedi, fakat dün bir miktar sonuç aldım ve biraz daha rahat bir kademeye sürüldüm. Kısaca usta birliğine katıldıktan sonra yaşadıklarıma deyineyim; Usta birliğime gitmeden önce arkadaşlarım diyordu ki yazıcı ol, yazıcı ol. Amaa aralarından bir iki tanesi de diyordu ki yazıcılık iyidir ama yerine göre, eğer berbat bir yere denk gelirsen hayatından bezdirir, harbiden dedikleri gibi de oldu. Cuma günü teslim oldum, 23 kişiden oluşan Bakım Takımına katıldım. Bütün eski askerler yanıma geldi, hoş geldin falan filan, işte nerelisin?, mesleğin ne falan filan derken işte bilgisayar sektöründe olduğumu duyunca hemen yeni yazıcı

Askerlik notları #Acemi birliği eğitim süreci

5 Kasım’da askere gidiyorum diye bir yazıyla sizlere veda etmiştim. 6 Kasım’da Baslıkesir Kara Kuveetleri Komutanlığı Piyade Çavuş Eğitim bölüğüne katılarak askerliğe başlamıştım. Yaklaşık 22 gün süren acemi eğitimimi bitirip dinlenmek üzere evime geldim. Bu 22 günde neler yaşadığıma kısaca bir değinmek ve acemi eğitimine gidecek askerlerimize önerilerde bulunmak istiyorum. Askerliğini yapanlar askerliğini yapmayanlara bir sürü şeyler anlatır, yok şöyle olur yok böyle olur diye ama hemen hemen hepsinin gittiğiniz yerde hiç olmadığını görürsünüz. Kısaca her askerlik bölgesinin zamana ve insanlara göre değişen kuralları, eğitimleri, zorlukları var. Bu sebeple anlatılanların büyük kısmına kulak asmayın. Bende anlatılanın çok dışında bir acemilik yaşadım. Diğer Konular, Bunları da Oku : Askerlikte cep telefonu kullanma, Askercell Askerlik notları #Usta Birliği Acemi birliğim K.K.K. BKM.OKL. VE EĞT. MRK. K.LIĞI/BALIKESİR MERKEZ Sevk Tarihi, Katılış Tarihi: Öncelikle sülüste yazan tarih konusunda bir kazık yedim. Sülüste sevk tarihi ve katılacağı tarih şeklinde iki ayrı tarih vardı. Bu şekilde yazmak 94/4 dönemimde ilk defa uygulanmaya başlamış. O yüzden çok kişinin kafası karışmış durumda. Sevk tarihim: 06 Kasım’dı katılış tarihim ise 08 Kasım’dı. Bende eğer 06 Kasım’da gidersem 2 gün erken askerliğimi bitireceğim diye düşünüp gittim. Meğer zaten askerliğim 06 Kasım’da başlamış, 7 Kasım’da da teslim olsam, 8 Kasım’da da