Microsoft Windows 30 yaşında

İnsanlar yıllardır diyorlar ki Microsoft’un Windows işletim sistemi Apple’ın MacOS işletim sisteminin çakmasıdır. MacOS işletim sistemini bilenler bir nevi haklılar da, çünkü tasarımlarına baktığında ikiside bir birine çok benziyor. Ama insanların aklına şu soru hiç geliyor mu acaba? İkisini de yazan Bill Gates olabilir mi diye? Microsoft MS-DOS işletim sistemini yıllardır IBM için geliştirdi ve bir yazılım firması olarak devam etti. Bu sıralar Apple CEO’su Steve Jobs firmasın da çalışanlarına bir köle muamelesi yaparak, adeta elinde bir kırbaçla çalışanlarını her gün aşağılayarak çoklu pencereli bir işletim sistemi yazdırmaya çalışmaktaydı. Sürekli birşeyler deniyorlar ama bir türlü başaramıyorlardı. Microsoft kurucusu Bill Gates’den yardım istemiş, o da onlar için bu işi yapmayı kabul etmiş. Fakat Bill Gates işi biraz daha farklı düşünerek aynı anda kendisi içinde daha gelişmiş bir işletim sistemi yazmayı düşünmüş. Kendisine bir Japon firması ortak ederek bu geliştirme işini Japon’ya da yapmış, bu durumdan haliyle Steve Jobs haberdar olmamış. İşleri ağırdan alan Bill Gates iki işletim sistemini de aynı zamana denk getirip aynı zamanlarda lansmanın yapılmasını sağlamış. Böylece Apple’a dolayısıyla Steve Jobs’a büyük bir kazık atarak tüm masrafların Apple tarafından karşılanmasına rağmen tüm dünya da konuşulan kendi işletim sistemi değil, Bill Gates’in işletim sistemi Windows konuşulmuş. Bir müddet sonra Steve

İlk bilgisayarım bir IBM’di

Benim ilk bilgisayarım baya bi iyiydi, 2000 de 300 milyon liraya almıştım. IBM’min HP ile birlikte kişisel bilgisayarlarda tekel oldukları zamanlardı. İnternet yok gibi, dergilerden ücretsiz İxir internet paketleri topladığım zamanlar. Tabi ücretsiz internet paketi demek ücretsiz anlamına gelmiyor. O zamanlar 56 K modemlerle telefon hattını bilgisayara bağlıyorsun ve sonra kullandığın dakika kadar ev telefonuna kazık gibi fatura geliyor. Hatırlıyorum 1 siteyi ortalama 30 ila 60 saniye arasında açıyordu. Belkide 3ü1 arada kahveler o zaman moda oldu. Çünkü bir kaç site adresi yazıyordun, sonra onlar açılana kadar kahve mi içicen, çaymı içicen gidip işlerini halledip geliyordun. Bilgisayarım IBM Netvista A20 idi. Özellikleri; 17″ monitör, o zamanlar için süper ötesi bir boyut, renkler çok canlı ve titreme yok denecek kadar az. PIII 800 MHZ, ayrıca 256 KB işlemci cache’i var. Yıllar sonra bile bu işlemciye ikinci el piyasasında çok iyi para veriyorlardı. 64 MB Ram 133 mhz hızında 10 GB Harddisk (aldığımda 15 Gb sanıp çok sevinmiştim, ama bilgisayarı açtığımda 10 olduğunu görmek çok üzücü olmuştu, başkaları 4 GB kullanuyordu ama 15 bekleyip 10 bulmak genede üzüntü vericiydi) 40X CD-Rom (bi tane CD-Rewriter’im olmasını çok istemiştim ama tam 4 yıl sonra olacaktı, çünkü çok lüks bir aletti benim için) 56K modem,

PC Satışlarının Düşüş Sebebi

2015 yilinin ikinci cegreginde PC satislari dunya genelinde %10 Turkiye genelinde ise %41 oraninda dusmus. Insanlar bu durumu genel olarak akilli telefonlara baglasa da, henuz bir pcnin yapabildigini tam olarak bir telefon yapamamakta. Bu nedenle dusus daha farkli bir nedene bagli. Oyun sektorunun oynandigi platformlarin degismesi. PC pazarinin dusmesi oyun pazari ile alakali. Millet eskiden bir oyunun yeni versiyonunu oynamak icin muhakkak pc yenilemesi gerekiyordu ama millet artik oyunlari buyuk oranda ya konsollarda yada cep ile tabletlerde oynuyor bu yuzden pc oyun sektoru donguyu yavaslatiyor. Mesela eskiden oyun oynamak icin son ozelliklerde bir pc toplamistim, Ekran kartim 512 mb, Ram 3 gb, Islemci 4 cekirdek 2.26 idi ve bu pcyi topladigim yil ise 2007 idi ama sonra oyunlari pcden oynamayi azalttim daha sonra ekran kartim yandi bende yerine cok daha eski yillarin urunu 64 mb bir ekran karti taktim ve cihaz hala tas gibi. 1 gblik photoshop dosyalarin da calisiyorum, biraz kasiyor ama aradan gecen neredeyse 9 yila ragmen banamisin demiyor. Kisaca eger bir pcde oyun oynamayacaksaniz, sadece internete girip, film izleyip, muzik dinleyecek ve ofis uygulamasini falan kullanacaksaniz zamanina gore alacaginiz iyi bir bilgisayar sizi rahat 10-12 yil goturur. Görsel kaynak: https://dribbble.com/shots/1896503-Game-development

Almayı düşündüğüm cep telefonu

Cep telefonları bazılarının hayatının tek anlamı olmuş durumda. Her yıl, hatta birkaç ayda bir telefonunu değiştirenler bile var. Ben de ise durum biraz daha değişik, bir tane telefon alırım ve o telefon abi benden sana artık hayır gelmez, ne olur beni bırak diyene kadar kullanırım. Çocukken hep Ericsson  GF768 modeline hastaydım, üzerinden baya bi zaman geçsede gene onu almak isterdim, küçük ve kapaklı oluşu benim hoşuma giderdi. Ama ilk telefonum Nokia 6220 modeliydi. Yaklaşık 2 yıl kullandım, canavar gibiydi ve hala daha kullanmayı düşünürken elim bir iyilik sonucu hayata gözlerini yumdu. Denize yüzmeye gittiğimizde cebimden kuma düşmüş, düştüğü yerde bir teyzemiz (Allah kendisinden razı olsun) görmüş ve torununa söyleyerek beni çağırttı, ama telefon kum olduğu için teyzem iyi niyetiyle telefonu denizde yıkayıp kumlarını temizlemiş. Mecburen yeni bir telefon almam gerekti, bense bu telefondan çok memnundum, o yüzden bir üst modeli olan Nokia 6230i modelini aldım. Bu modelde beni herşeyiyle çok memnun etti, hala taksiciler bundan vazgeçemez, 5 yılda onu kullandım, tuşların boyası bile çıkmamıştı. Bu süreç içerisinde akıllı telefonlar çıkmış, gelişmiş ve piyasanın hakimi olmuşlardı, bende bu modaya uyayım diye telefoncu bir arkadaşımın tavsiyesiyle Samsung Galaxy Wonder aldım. İlk akıllı telefonumuz olduğu için biraz hatalı bir alım olduğunu sonraları anlayabildik.

iPhone, Samsung, HTC vs. telefonlarda bol çekirdekli işlemci safsatası

Bence iPhone’nun verdiği donanım değerleri daha gerçekçi. Çünkü androidli cihazların söylediği 8 çekirdek, 2,5 ghz işlemci 3gb ram dedikleri sistemle masaüstünü karşılaştırıyorum, benim masa üstü 2,66 ghz çift çekirdek farkı var sadece, bu telefonların bu bilgisayarın yaptıklarını yapması mümkün değil. Kısaca o, 8 çekirdek 2,5 ghz işlemci kısmında biraz atmasyon var. Performans ve yaptıklarını kıyaslarsan gerçekten 1,5 ghzden ve çift çekirdekten ileri gitmiyor bana göre. Aynı Google Crome daha 5-6 sene önce çıkmasına rağmen şu anda 37. sürümü yayında olması, buna kıyasla i explorer (kalitesi tartışılır) piyasaya çıkalı 19 sene olmasına rağmen daha 10. sürümde, keza firefoxda aynı durumdaydı 8-9 sene de 3. versiyona anca geçen firefox, chrome’un yaptığı bu versiyon numarasını görünce o da ardı ardına versiyonları patlattı ve 4 sene kadar kısa bir sürede 8 senede zor geldiği versiyondan 32. versiyona geldi. 8 senede yapamadıkları ne vardıda 4 senede yaptılarda bu kadar sürümler ilerledi. Tamamen isimde kalan, ama işlevsellikle pekte birşey değişmeyen şeyler bu sürüm ve ghz oyunları. Kısaca şu anda iPhone’u baz alırsak piyasa da en hızlı telefon işlemcisi gerçek değerde 1,5 ghzdir gibi görünüyor.

3 boyutlu yazıcılar ve yapabildikleri

3D yazıcı teknoloji en çok kalıp teknolojisini rahatlattı. Önceleri atıyorum bir araba jantı üreteceksin. Jantın dengesi tasarımı vs vs. onu en mühekkemel halde yapacak kalıbı defalarca denemeden ve ustalık işinden sonra 500bin TL, 1milyon T belkide daha fazla tutarda maaliyetlere sadece kalıbı üretiliyordu ve bu kalıp sayesinde gerçek üretime geçiliyordu. Bir arada var 10binlerce parça, herbiri için aynı durumu yapmak gerekiyor, buda 100milyonlarca lira demek olabiliyor. İşte bu 3 boyutlu yazıcı sayesinde artık hiçbirşeyi kalıba dökmeden direk bilgisayardan üretime dökebiliyorsun. Yada bir kalıp için defalarca uğraşmak yerine tek seferde istediğin milimetrede istediğin estetikte kalıbı tek seferde dökebiliyorsun. Artık üretimde herşey bu yazıcı ile çok daha hızlı değişecektir. Artık bir teknoloji ürününden diğer ürüne geçiş misal 3 sene değilde 5-6 aya inecektir. 5-6 ay sonra önceki ürün, yeni çıkan ürün sebebiyle artık eski işe yaramaz hale gelecek ve bu üretim ve icat döngüsü çok daha hızlı olacaktır. Aynı sanayi devrimine kadar ağır ilerleyen bazı şeyler sanayi devriminden sonra çok hızlı değişmesi gibi.

Vestel Venüs İle %52 Yerli Akıllı Telefon Başarısı – Helal Olsun!

Vestel 5 farklı model de akıllı telefon üretmiş. En üst özelliklere sahip Venus 5.5V modeli orta segmente hitap eden bir model. En düşük modeli olan Venus 4.5 ise şuan piyasa da çok satılan birçok ünlü telefondan daha iyi özelliklere sahip. Telefonların nasıl özelliklere sahip olduğunu daha kolay anlamanız için en üst model ile en alt modelini piyasa da şuan da çok satılan tanınmış telefonlarla kıyaslamamız olacak. Telefon teknoloji sitelerinde de ele alınıp okuyucuların yorumlarına sunulmuş. Yorumlarda büyük bir kısmı böyle bir girişimi överken arada çıkan bir iki kişi Samsung S5, HTC One M8, iPhone 5S ayarında bir telefon yapılmadı diye telefonu yerden yere vurmuşlar. O arkadaşların unutmamaları gereken bir durum var. Bu firmalar bu sektörde yıllardır var olan firmalar. Bu sebeple bu kadar yüksek özelliklerde üretilen bu telefonların pazarlama ve servis açısından oluşabilecek her türlü soruna karşı deneyimli firmalar. Vestel ise kendi markası altında ilk defa akıllı telefon piyasasına çıkıyor, bu sebeple hem tecrübe kazanmak hem de oluşan sorunlara çözümler üretebilmek için orta ve alt segmentle piyasaya giriş yapması gerçekten akıllıca. Birde bu %52’lik yerli olarak üretilmiş. Şimdilik İşlemci, Ram gibi önemli alanları ithal ediyor ama Kasası, Ekranı, Anakartı olmak üzere bir çok önemli parça Vestel’in Manisa tesislerinde üretiliyor. Vestel

Türk milletini bu kadar mı başkalaştırdılar?

Allah’a çok şükür ki milletimiz bin yıldan fazladır yardım dileyenden yardımını, aman dileyenden merhametini esirgememiştir. Fakat şu cumhuriyet döneminden itibarendir ki bu millet o millet midir, o millet bu millet midir anlayamadım. Son 80 yıldır en başta medya organların da, sonra da kendini komik sanan komedyen tayfalarının arasın da sürekli Türkler ne yaparsa en salağını yapar, Türkler yapmaz çünkü en uyuşuk, en çakal, en uyanıklığa kaçan millet bizimkisidir fikrini çok fena satmışlar. Hani derler ya kırk defa dersen olurmuş diye. İşte orada bir yanlışımız var. Beddua bir gerçektir, hak edene edersen onu ya bu dünya da ya öbür dünya da zora sokarsın, hak etmeyene edersen bu kez sen aynı duruma düşersin. İşte bizlerde son 80 yıla yakın bir zamandır biraz önce bahsettiğim şekilde kendi milletimize beddua etmekten bıkmadık ve o beddua da bir miktar tutmuş gibi. Bugün yine teknoloji haberlerine bakıyordum, Almanya menşeili Türk firması Crytek’in çıkarttığı Crysis oyunu ile alakalı haber var. Biliyorsunuz ki bu firma dünya’da ilk defa Türkçe dublajlı popüler bir oyunu hem de Türk tarafından yapılarak dünya piyasasına sunmuş ve bizi çok gururlandırmıştı. Ben de o dönem de oyunla ilgili Crysis 2 Türkçe isimli bir yazı yazmıştım. İşte bu firma oyunun diğer versiyonların da istediği başarıyı

Instagram’a gelen yeni fotoğraf özellikleri ve diğer eksiklikleri

Instagram yaklaşık 2 gün önce 10 yeni fotoğraf düzenleme özelliği eklemiş. Tabi video özelliğinden faydalanamayan biz android 2.3 versiyonu kullananları bu özelliği gene kullanamayacaklar orası ayrı. Yeni özellikler ilk olarak tabi patron sınıfının başta kullandığı IOS cihazlara gelmiş tabiki hemen akabinde de Anroid 4 üstü kullanıcılara da sunuldu. Gerçi Pixlr gibi bir efsane bu işten zarar görecek ama yapacak birşey yok, herşey kullanıcılar için. Ordan oraya git, zaten güç bela çalışan telefonada ikinci bir uygulamayı yüklemek zorunda kalıp iyice ağırlaştır gibi sorunlarla uğraşmayacağız en azından. Filtreler aşağıdaki gibi Filter Strength Adjust Brightness Contrast Warmth Saturation Highlights Shadows Vignette Sharpen Instagram çıktı profesyönel fotoğrafçılık öldü! mü? Bu yeni eklenen fonksiyonlar her amatör kullanıcının çektiği çoğu zaman basit fotoğraflara çok derin zenginlik ve profesyönellik katacağı bir gerçek. Bir çok profesyönel fotoğrafçı bu durumdan çok şikayetçi haliyle. Diyorlar ki (benim düşüncem bu tabi) bizler çok uğraşıyoruz, çok didiniyoruz ve emek vererek en iyi anları en iyi tonlarla yakalamaya çalışıyoruz, onlarsa iki tuşla dandik fotolar çekip bu programlarla onları profesyönel hale getirip bize hava atıyorlar. Düşündükleri aslında bir miktar doğru. Ama atladıkları bir nokta da var. Ben mesela çevremdekilere nazaran makinalardan çat pat anladığım için kendimi onlara göre fotoğrafçı sanardım. Çektiğim fotoğraflar ise vasatın

İlk bilgisayar tecrübem ve internet cafe maceram

Üzerinden aşağı-yukarı 14,5 sene geçmiş, ama bu hatıramı bir yere yazmak için genede geç kalmış sayılmam. Günümüzde yeni nesil evde olsun, okulda olsun, arkadaşında olsun ya da en azından internet cafede olsun bilgisayarı daha çocuk denecek yaşlarda bırak tecrübe edinmeyi harıl harıl kullanmakta. Bizse ilk bilgisayar tecrübemizi bırak çocuklukla orta okulu taa liseye başlama zamanın da yaşadık. O da yaşamak denirse. Ortaokulu bitirmişim yeni seneye Ticaret Meslek Lisesine muhasebeci olarak girmeye hazırlanıyorum. Ha istediğimizden mi? yoo, o dönem orta okul mezunları arasında en popüler lise orasıydı. Bizde gittik yazıldık ama diploma notu ile alınıyor, mininmum tercih barajı 5/3,50 bizim ise ortalamamız 3,45. Tembelde bir öğrenci değildim ama sarmıyordu o zamanlar okul, ite kaka geçiyorduk sınıfları. İmamhatiplerin kapatılan orta bölümlerinin son öğrencileriydik, bizler bu okuldan iyice soğuyalım diye ne kadar vasat ya da insanı okuldan soğutan öğretmen varsa bizim okullarımıza göndermeye çalışmışlar anlaşılan. Bizde haliyle çocukluk dönemleri bu oyuna geldik ve imamhatipin lisesinden devam etmek yerine başvurduk Ticaret Meslek Lisesine. O günlerde Özkan isimli bir arkadaş ile ilçe merkezinden evimize doğru gidiyorken yolda Muhammed isimli bir arkadaşımıza rastladık. İlçe merkezinde bir internet cafe açılmış oraya gidiyormuş, bizi de çağırdı, meraktan takıldık peşine. İnternet cafe bir binanın bodrum katındaydı, bu sebeple yıllarca

Vestel Veezy Go bilgisayar kazığı

Yıl 99 Kasım civarı ben liseye yeni başlamışım. Bölümümde Meslek Lisesi Bilgisayar Programcılığı. Ama bilgisayar biliyor musun desen Ali Poyrazoğlu’nun Arkadaşım Şeytan isimli 1988 yapımlı filminde bir kere monitörlerini gördüğümü hatırlıyorum o zamanlar, filmde bir odaya giriyorlardı, masaların üzerinde monitörler vardı, orada yeni şeytan bunlar diye tanıtıyordu bilgisayarları, onun dışında Turist Ömer Uzay Yolundaki kompiter gibi biliyorum. Neyse girdik liseye ama o zamanlar süper 3lü koalisyon başta, e haliyle biz halkın derdi ne olabilirki başka. Bilgisayar programcılığına yazılmışız ama okulda bilgisayar yok. Bilgisayar öğreniyorum isimli bir siyah kaplı bir kitabımız var. Yani bilgisayar programcılığı okuyoruz ve bilgisayar dersi alıyoruz ama ortada bilgisayar namına birşey yok. Ah ulan Ecevit-Bahçeli-Mesut koalisyonu, ahhhh. Allah bir daha öyle günler göstermesin bizlere (Amin). Dersimiz bilgisayarın iç parçalarına geldi. Ama onların resmi yok kitap da. Hoca, anakartı anlatıyor, slotları anlatıyor, diyor içinde anakart diye birşey var, işte içinde siyah (ISA slot) ve beyaz (PCI slot) böyle yan yan giden slotlar var vs. vs. ben ise ne olduğunu bilmediğim için kafamda starwarsdaki uzay mekiklerine benzer cisimler gibi hayal ediyorum. Daha önce hiç görmediğim birşeyi ne kadar kafanda hayal edebilirsen artık. Okul bir kaç ay geçti, o zamanlar TV’ler de yeni bir reklam dönmeye başladı. İlk Veezy Go

Call State Offhook nedir?

Telefonum Samsung Wonder, işletim sistemim Android 2.26. Dikkat ettiğim kadarıyla 2 gündür arama yaparken aramadan hemen önce bu uyarıyı veriyor sonra koşullu çağrı yönlendirmesi diyip aramaya başlıyor. Forumlara baktım ama konu hakkında bir cevap verende olmamış. Translatorlerede çevirttim onlarda da net bir sonuç vermiyorlar. Mesela Google Translate: “Call state offhook” şeklindeki cümleyi “Devlet OffHook Çağrı” şeklinde çeviriyor, “Call state off hook” şeklinde ayrık olarak çevirtince “Ahizedeydi devlet çağrı” şeklinde çeviriyor ve düzgün kelime önerisi olarak tekrar “Call state offhook” cümlesini öneriyor. Diğer çevirilerde ise Bing Translate: “Devlet offhook ara”, Yandex Çeviri ise: “Çağrı devlet offhook” olarak çeviriyor. Hepside state kelimesine vurgu yapıyor. Ne olabilir diye düşündüğüme aklıma ilk gelen Operatör değiştirmiş kişileri aradığımızda yönlendirme uyarısıdır diye düşündüm ama operatörünü değiştirmemiş bir arkadaşımı aradığımda da aynı uyarıyı verdi. Ben şuana kadar kesin bir cevap bulamadım, sizlerden bu konu hakkında fikri olan varsa onları da buraya yazmanızı bekliyorum.   Güncelleme: Sizlerden gelen mesajlar doğrultusun da Call State Offhook uyarısının Ezan Vakti  Pro programı kurulu olan telefonlarda olduğunu bilgisini almıştık. Durumu programı yzan MobileXsoft‘a bildirdim, kendileride kısa sürede dönüş yaparak aşağıdaki bilgiyi verdiler. MobileXsoft: Call state offhook demek cihaz arama durumu cihaz açık, yani konuşma pozisyonunda demek. Biz programda konuşma esnasında uyarıların sesini